Altın, geleneksel olarak enflasyon, savaş ve siyasi belirsizliklere karşı en önemli güvenli limanlardan biri olarak görülse de yılbaşından bu yana yüzde 6 değer kaybetti. Bloomberg'in haberine göre, bu düşüşte ABD ile İran arasındaki savaş korkularının azalması ve Kevin Warsh'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na gelmesiyle para politikasının sıkılaşacağı beklentileri etkili oldu.
Ancak analiz, fiziksel varlıklara olan yatırımcı ilgisinin sona ermediğini vurguluyor. ABD'nin 2022'den bu yana gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 7'si seviyesinde seyreden bütçe açığı ve 40 trilyon dolara yaklaşan kamu borcu, enflasyonist baskıların uzun süre daha yüksek kalabileceğine işaret ediyor.
Enflasyon beklentileri ve değerli taşlar
Bloomberg'in görüşlerine yer verdiği analistler, merkez bankaları sıkı para politikalarını sürdürse bile enflasyonun yüzde 3,5 ile 4 aralığında kalmaya devam edeceğini öngörüyor. Yeni bir enflasyon şokunun, değerini koruyan varlıklara talebi yeniden güçlü şekilde artırabileceği uyarısı yapılıyor.
Bu ortamda gözler, alternatif bir yatırım sınıfı olarak değerli taşlara çevriliyor. Rapora göre, 1970'lerdeki küresel enflasyon dalgası sırasında yakut, zümrüt ve safir gibi taşlar olağanüstü kazançlar sağlarken, bazı yatırım amaçlı elmasların fiyatı birkaç kat artmıştı.
Laboratuvar elmasları rekabeti
Ancak mevcut piyasa, 1970'lerdeki patlamadan farklı dinamikler taşıyor. Laboratuvar ortamında üretilen elmasların artan rekabeti, doğal elmasların yatırım cazibesini azaltıyor. Buna karşılık zümrüt, zirkon, tanzanit, peridot ve morganit gibi taşların uzun vadede değerini koruma potansiyelinin daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Öte yandan, yapay zeka ve enerji altyapısına yönelik küresel yatırım dalgası, bakır ve uranyumdan nadir toprak elementlerine kadar birçok emtianın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Bu durum, fiziksel varlıkları destekleyen genel ortamı güçlendiriyor.
Tarihsel uyarı
Bloomberg, değerli taşlara yatırımın makroekonomik döngülere sıkı sıkıya bağlı olduğu konusunda da uyarıyor. 1980'lerin başında enflasyonun gerilemesiyle elmas fiyatlarının yüzde 70'ten fazla düştüğü hatırlatılarak, bu varlıkların performansının tamamen fiyat seviyelerine ve küresel para politikalarına bağlı olduğu vurgulanıyor.
Sonuç olarak, altındaki son düşüşün fiziksel varlıkların cazibesinin bittiği anlamına gelmediği, yalnızca piyasalardaki geçici bir duyarlılık değişimini yansıttığı ifade ediliyor. Enflasyonu besleyen yapısal faktörler, bütçe açıkları ve yatırım harcamalarındaki artış sürdükçe, değerli taşlar ve kıymetli metaller, portföylerini çeşitlendirmek ve korunmak isteyen yatırımcılar için seçenek olmaya devam edecek.