Uluslararası piyasalarda altın fiyatları, ABD dolarındaki güçlenme ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasını sıkılaştıracağı yönündeki beklentilerin etkisiyle 4000 dolar seviyesinin altına geriledi.
Wall Street Journal'ın haberine göre, doların değer kazanması altını ABD dışındaki alıcılar için daha maliyetli hale getirirken, getirisi olmayan bir varlığı elde tutmanın alternatif maliyetini artıran faiz artırımı ihtimali uzun vadeli yatırımcıların satış dalgası başlatmasına yol açtı.
Cuma günü itibarıyla spot altın yüzde 0,9 düşüşle 3991 dolardan işlem görüyor ve geçen Kasım ayından bu yana en düşük seviyelerine yakın seyrediyor. Sarı metal, 29 Ocak'ta gördüğü 5594,82 dolarlık zirveden yaklaşık yüzde 29 gerilemiş durumda.
Enflasyon ve dolar baskısı sürüyor
ANZ bankası analistlerine göre, yüksek enflasyonun devam edeceği endişeleri para politikası beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Fed'in şahin tutumu ise altının önceki yükseliş dalgasında faydalandığı portföy çeşitlendirme işlemlerini zayıflattı.
Saxo Bank Kıdemli Emtia Stratejisti Ole Hansen, 4000 dolar seviyesinin kırılmasının moralleri bozduğunu ve Ocak zirvesinden gelen düzeltmeyi derinleştirdiğini belirtti. Hansen, güçlü dolar ve altın destekli borsa yatırım fonlarından para çıkışının piyasadaki başlıca baskı unsurları olduğunu söyledi.
Saxo Bank verilerine göre altın yıl başından bu yana toplam getiri bazında yüzde 8,4 düşerken, 12 aylık dönemde hâlâ yüzde 18,5 yükselişte. Bu, mevcut satış dalgasının geçen yılki kazançları silmediğini ancak uzun süren yükselişin ardından pozisyonların kırılganlığını ortaya koyduğunu gösteriyor.
Geleneksel faktörlerle ilişki yeniden kuruluyor
Wall Street Journal, Fed'in son toplantısının altının geleneksel dinamiklerle ilişkisini yeniden düzenlediğini yazdı. Jeopolitik risklerdeki artışın artık tek başına altını desteklemeye yetmediği, piyasaların Fed'in mesajını fiyat istikrarına daha fazla öncelik vermeye hazır olduğu şeklinde okuduğu belirtildi.
Bloomberg ise Fed'in faizleri değiştirmemesine rağmen bu yıl içinde artırıma gidebileceğinin sinyalini verdiğini, 9 yetkilinin 2026'da en az bir faiz artışı öngördüğünü aktardı.
Merkez bankaları alıma devam ediyor
Dünya Altın Konseyi'nin anketine göre, merkez bankaları son dört yılda yıllık ortalama 1000 ton altın biriktirdi. Bu rakam önceki on yıldaki yaklaşık 500 tonluk ortalamanın iki katı. Ankete katılanların yüzde 89'u önümüzdeki 12 ayda küresel merkez bankası rezervlerinde artış bekliyor.
Katılımcıların yüzde 45'i kendi kurumlarının altın varlıklarını artıracağını öngörürken, yüzde 74'ü doların küresel rezervlerdeki payının 5 yıl içinde orta veya büyük ölçüde azalacağını düşünüyor.
Çin'de bireysel ticarete kısıtlama
Bloomberg'in haberine göre, Çin'in en büyük bankalarından ICBC ve Guangzhou Bankası, bireysel müşterilerin kıymetli metal ticaretine aracılık eden hizmetleri kapatmaya başladı. ICBC, 24 Temmuz'dan sonra Şanghay Altın Borsası'ndaki bireysel aracılık hizmetlerini durduracağını açıkladı.
Guangdong Güney Altın Piyasası Akademisi'nden araştırmacı Song Jiangchen, bu adımın büyük bir etkisi olmayacağını çünkü bankaların hâlihazırda yeni bireysel pozisyon açılışlarını kısıtlamış olduğunu söyledi. Bankalar kararları risk yönetimiyle gerekçelendirdi.
Büyük bankaların tahminleri
JP Morgan 9 Haziran'da merkez bankası talebinin altını 2026 sonunda 6000 dolar civarına taşıyabileceğini, 2027'de 6300 doların mümkün olabileceğini belirtti. Goldman Sachs ise 2026 sonu tahminini 5400 dolardan 4900 dolara düşürdü.
UBS de 2026 sonu için öngörüsünü 5900 dolardan 5500 dolara çekerken, uzun vadede merkez bankası talebi ve rezerv çeşitlendirmenin desteğiyle olumlu görünümünü korudu. Morgan Stanley ise Mayıs ayında yayımladığı notta, altının 5200 dolara giden yolunun artık daha zor olduğunu yazdı.
Saxo Bank, alıcıların güven kazanması için altın destekli borsa yatırım fonlarındaki satışların durulması ve doların ivme kaybetmesi gerektiğini vurguladı. Banka, kıymetli metallerin şu an için temel faktörlerden çok pozisyonlanma ve teknik unsurlarla yönlendiğini bildirdi.