• BIST10011.722
    -%2,89
  • DOLAR49,45
    +%0,05
  • EURO55,62
    +%0,37
  • GRAM ALTIN6.655,75
    +%0,45
  • FAİZ%37,00
    -1,00
  • BİTCOİN81.365
    -%0,17
  • 17 Ekim 202611°
  • BIST10011.722
    -%2,89
  • DOLAR49,45
    +%0,05
  • EURO55,62
    +%0,37
  • GRAM ALTIN6.655,75
    +%0,45
  • FAİZ%37,00
    -1,00
  • BİTCOİN81.365
    -%0,17
  • 17 Ekim 202611°
Daha Fazla Gör

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır CNN Türk'e konuştu: Ay aracı 2027'de fırlatılacak, Türkiye Ay'a giden ilk Müslüman ülke olacak

Yayınlanma: 04.10.2026 Röportaj Yapan: CNN Türk
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır CNN Türk'e konuştu: Ay aracı 2027'de fırlatılacak, Türkiye Ay'a giden ilk Müslüman ülke olacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 28 Eylül'de CNN Türk'te Türkiye'nin uzay yolculuğunu anlattı; yüzde 87 yerli Ay aracının 2027'nin ilk aylarında fırlatılacağını, İMECE ve Türksat 6A'yı, Somali'deki uzay limanını, Antalya'daki Uluslararası Uzay Kongresi'ni ve yapay zekâ hedeflerini değerlendirdi.

Türkiye'nin uzay yolculuğu

Türkiye'nin uzay serüveni nasıl başladı, bugüne nasıl gelindi?

Son dönemde Türkiye gerçekten ileri teknoloji başlıklarında savunma sanayi, havacılık ve uzay teknolojileri gibi alanlarda muazzam bir gelişme kaydediyor. Tabii bu gelişmenin arka planında 2000 yılların başından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kurulan güçlü altyapı var. Aslında uzay çalışmaları Türkiye için bundan yaklaşık 40 yıl öncesinde hayalleri kurulan işler.

1980'li yılların ortasında merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal Türkiye'nin gelecekte uyduları olacağı öngörüsüyle bu uyduların yörünge haklarını teminat altına almaya dönük uluslararası anlaşmalar yapmakta ve eş zamanlı olarak da bu uyduların gelecekte Türk mühendisler tarafından geliştirilmesine yönelik hazırlıkları talimatlandırmaktaydı. 1980'lerin ortasında ilk araştırma altyapısı bu alanda Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde kurulmuştu.

Fakat maalesef Türkiye o dönemi, özellikle 1990'lı yılları siyasi ve iktisadi istikrarsızlıklarla harcadı, heba etti. O dönem dünyada bilgisayar devriminin, internet devriminin gerçekleştiği dönem. Fakat 2000 yıllardan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın gerçekten bu alanı önceliklendiren iradesi sayesinde Türkiye pek çok alanda olduğu gibi uzay teknolojilerinde de yeni bir yolculuk başlattı ve BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK ve İMECE uydularıyla görüntüleme uydularında Türkiye kendi imkan ve kabiliyetlerini geliştirdi.

Uydu üretiminde Türkiye bugün nerede?

O görüntüleme uyduları sürecinde Türkiye hem altyapılarını inşa etti, yani bir uyduyu geliştirebilecek, üretebilecek, tüm yeryüzü testlerini kendi imkanlarıyla tamamlayabilecek bir altyapı inşası gerçekleşmiş oldu. Hem de bu uyduların bileşenleri konusunda da yerlilik oranı her projede bir öncekinden daha ileri seviyeye çıktı.

Yani biz İmece uydumuzdan bahsettiğimizde 600 kilometrede görev yapan yaklaşık 600 kilogramlık ve metre altı çözünürlükle görüntü almayı sağlayan bir uydudan bahsediyoruz. Bu uydunun en kritik bileşeni aslında elektrooptik kamerasıdır. Onu da yerli ve milli olarak geliştirdik, ürettik ve İmece sonrasında bir başka dost ülkeye de ihracat gerçekleştirdik.

Tabii eş zamanlı olarak haberleşme uydularında da bir atılım gerçekleştirdik. Türksat 6A ile birlikte Türkiye kendi haberleşme uydusunu üreten 11 ülkeden biri haline geldi. Bu defa 4.250 kilogramlık bir üründen bahsediyoruz. 36 bin kilometre yer sabit yörüngede görev yapan bir haberleşme uydusundan söz ediyoruz. Türkiye'nin de bugüne kadar üretmiş olduğu en yüksek değere sahip teknolojik üründen bahsediyoruz. Dolayısıyla Türksat 6A da yine çok yüksek bir yerlilik oranıyla, yüzde 80'in üzerinde bir yerlilik oranıyla geliştirildi, üretildi.

Ay misyonu: “2027'nin ilk aylarında”

Milli Uzay Programı'nın en çok merak edilen hedefi Ay misyonu. Son durum ne?

TÜBİTAK Uzay ve paydaşları bu alanda Türkiye'nin kendi imkan ve kabiliyetleriyle geliştirdiği, ürettiği bir ay uzay aracını Ay'a eriştirmek için çok gayretli bir çalışmayı tamamladılar. Uzay aracının üretimi tamamlandı. Geçtiğimiz hafta uzay aracının tüm test çalışmalarının tamamlanması için de TUSAŞ bünyesindeki Uydu Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'ne sevk edildi. Artık son aşamadayız.

2027 yılının ilk aylarında fırlatma hedefliyoruz. Tabii bu fırlatma penceresi biraz uzun bir pencere olarak başlıyor ve tarih yaklaştıkça bu pencere daralıyor.

Araç ne kadar yerli ve bu görev Türkiye'yi nereye taşıyacak?

Yüzde 87 yerlilik oranıyla bu ay aracı üretilmiş oldu. Tüm yazılımları yerli. Yani yazılımın yüzde yüzü yerli. Donanımlarında pek çok kritik bileşeni yerli olarak geliştirildi. Isıl bileşenler, kontrol bileşenleri, kontrol sistemleri, yapısallar.

Tabii bunu başardığında Türkiye Ay'a uzay aracı gönderebilen dokuz ülkeden biri haline gelecek. Bu bizim için önemli bir hedef. İlk Müslüman ülke olacağız Ay'a kendi uzay aracımızı göndererek, üreterek.

Türkiye büyük bir iddia ortaya koyuyor. Mesele sadece dokuz ülke arasına girmek değil. Tabii bu bir gururdur. Dünyada iki elin parmağını geçmeyecek sayıda ülke arasında yer alabilmek tabii ki Türkiye için bir gurur. Yüksek teknolojiye kabiliyet gösterimidir.

Araç Ay'da neler yapacak?

Yeryüzünden fırlatılan aracımız Ay transfer yörüngesine girecek ve Ay'ın etrafında dönecek. Bu görevin 3 ay ile 1,5 yıl arasında sürmesini bekliyoruz. Bu sürede güneş rüzgârlarının Ay'a etkisini ve Ay'daki su kütlelerini inceleyecek.

Bu ateşlemede kendi hibrit motorlarımızı kullanacağız; bu teknoloji derin uzayda ilk kez kullanılacak. Uzay aracımızın kontrolünü de yerli olarak gerçekleştireceğiz. Türkiye'nin Ay'a erişmesi, derin uzay hedefini gerçekleştirmesi büyük bir adım.

Ülkeler neden yeniden Ay'a yöneliyor?

1959'da Sovyetler Ay'a ilk uzay aracını göndermeyi başarmıştı; o dönem ABD ile Sovyetler arasında büyük bütçelerle yürüyen bir uzay yarışı vardı. Son yıllarda insanlık yeniden Ay'a ve uzaya ilgi göstermeye başladı. Roketler geri getirilip tekrar uzaya gönderilebiliyor, binlerce uydu fırlatılıyor; neredeyse her gün bir fırlatma yapılıyor.

2009'da Ay yüzeyinde su buzulları keşfedildi. Bu buzlardan roket yakıtı üretilebilirse Ay bir istasyon olarak kullanılabilir. Böylece bir Ay ekonomisi ortaya çıkıyor ve pek çok ülke Ay'a yönelmiş durumda. Türkiye Uzay Ajansı kurulduğunda bu hedefleri koymuştuk, bunları bir bir gerçekleştiriyoruz.

Dünyada büyüyen uzay pazarından daha fazla pay almak istiyoruz. Bu alana geçen yıl 600 milyar dolar ayrıldı ve bu rakamın 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Somali'deki uzay limanı ve Antalya'daki kongre

Somali'deki uzay limanı projesi neden önemli?

Somali'deki uzay limanımız bizim için önemli. Türkiye'nin coğrafi yapısı bu fırlatmalara uygun olmadığı için limanı Somali'de kurduk. Her gün bir fırlatmanın yapıldığı bir dünyada burayı kendimiz kullanmanın yanı sıra başka ülkelere de hizmet verebileceğiz. Somali'nin fiziki konumu sayesinde daha uygun maliyetle fırlatma yapılabilecek; önümüzdeki on yıllarda uzay limanlarının önde gelenlerinden biri hâline gelecek.

Türkiye 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapıyor. Ne bekliyorsunuz?

77. Uluslararası Uzay Kongresi 5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya'da yapılacak. 10 bine yakın uzay profesyoneli bir araya gelecek, 100 ülkeden katılım bekliyoruz. Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler attığımız adımları yakından görecek, yeni nesil uzay girişimlerimiz dünya sahnesine çıkacak. Kongreden bir gün önce de bakanlar düzeyinde bir toplantı yapılacak.

Yapay zekâ ve gençler

Yapay zekâ alanında hedefler neler?

İnsan kaynağını yetiştirmemiz önemli. İki yılda 5 milyon vatandaşımıza yapay zekâ eğitimi vereceğiz ve kamu destekli yapay zekâ programlarını yaygınlaştıracağız.

Liselerde, ortaokullarda, hatta ilkokullarda yarışmalar düzenleniyor; yapay zekâ projelerini yarıştıran gençlerimizi görüyoruz, onlara destek ve ödül veriyoruz. Gençlerimiz sadece Türkiye'de değil dünyada da yarışmalara katılıyor ve büyük başarılar elde ediyor. Türkiye artık kabuğunu kırdı. İnsansız hava araçlarında kazanılan başarı aslında bir kırılmaydı ve gençlerimize ilham oldu. Milli gelirimizi 50 bin dolar seviyelerine çıkarmanın yolu bilimden ve teknolojiden geçiyor.

Tüm sosyal platformlarda paylaş