AB Komisyonu sözcüsü Gill, İsrail yerleşimleriyle ticaret konusunda komisyonun üye ülkelere farklı politika seçenekleri sunduğunu, ancak ülkelerin bunlardan biri üzerinde henüz anlaşamadığını açıkladı.
Gill, İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve barışın yanı sıra iki devletli çözümün hayata geçirilmesinin önünde engel oluşturduğunu söyledi. Komisyon sözcüsü, AB'nin bu konudaki tutumunun açık olduğunu vurguladı.
Komisyonun sunduğu seçenekler
Gill, komisyonun haziranda üye ülkelere ayrıntılı bir seçenekler belgesi sunduğunu belirtti. Belgede, yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticarete tam veya kısmi yasak getirilmesi, ihracat lisansı şartlarının sıkılaştırılması ve gümrük tarifelerinin uygulanması seçenekleri yer aldı.
Üye ülkelerin bu seçeneklerden herhangi biri üzerinde uzlaşmadığını belirten Gill, karar üzerinde anlaşma sağlanmasının ve konunun komisyona iletilmesinin ülkelerin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Görüşmelerin üye ülkeler arasında sürdüğünü kaydetti.
Kallas ticaret yasağı çağrısı yaptı
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimleriyle ticaretin durdurulması gerektiğini söyledi.
Kallas, böyle bir karar için 27 AB üyesinin oy birliğinin zorunlu olmadığını, nitelikli çoğunluk desteğinin yeterli olduğunu belirtti. AB ülkelerinin dışişleri bakanları arasında İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunduğunu ifade etti.
Kallas, Rusya'nın Kırım'ı ilhakına karşı izlenen tutuma atıf yaparak, benzer şekilde yerleşimlerin yasa dışı olduğu ve tanınmayacağı yönünde ilkeli bir tutum sergilenmesi gerektiğini değerlendirdi.
12 ülke ticaret yasağı kararı aldı
Fransa, Danimarka, Finlandiya, İrlanda, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç, Norveç, İzlanda, Kanada ve İngiltere, 8 Eylül'de işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayacaklarını duyurdu.
AB ise bu yerleşimlerden gelen ürünlere genel bir ithalat yasağı uygulamıyor. Bu ürünler, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ticari ayrıcalıklardan yararlanamıyor.
AB düzeyinde ticaret yasağı kararı alınabilmesi için üye ülkelerin oy birliği gerekmiyor. Kararın Konsey'de nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi yeterli oluyor.