ABD elektrik üretiminde önemli bir eşik aşıldı. Güneş enerjisi, kayıtlara geçen ilk kez kömürden daha fazla elektrik sağladı ve ülkenin enerji dönüşümünde yeni bir dönüm noktası oluşturdu.
Ember adlı enerji düşünce kuruluşunun hükümet verilerine dayanan analizine göre güneş, Mayıs ayında ülkenin elektriğinin yüzde 12,8’ini karşıladı. Kömürün payı ise yüzde 12,2’de kaldı.
Beş yıl önce güneşin payı bugünkü seviyesinin yarısından azdı. Aynı dönemde kömür yaklaşık yüzde 20 seviyesindeydi. Bu fark, birkaç yıl içinde enerji karışımında ne kadar hızlı bir değişim yaşandığını gösterdi.
Gaz ve nükleer hâlâ önde
Elektrik üretiminde ilk iki sırada hâlâ doğal gaz ve nükleer santraller yer alıyor. Buna karşın güneş enerjisinin üçüncü büyük ve en hızlı büyüyen kaynaklardan biri hâline geldiği belirtiliyor.
Ember’de üst düzey veri analisti Nicolas Fulghum, güneşin ABD elektrik sisteminde kısa sürede büyük bir yol aldığını söyledi. Fulghum, Texas’tan California’ya kadar birçok piyasanın artan elektrik ihtiyacını karşılamak için güneşe yöneldiğini ifade etti.
Politik baskı yenilenebilirleri yavaşlatmadı
Bu dönüşüm, yenilenebilir enerjiye karşı siyasi baskıların arttığı bir dönemde gerçekleşti. Geçen yaz Kongre, eski Başkan Joe Biden döneminin iklim yasasının büyük bölümünü geri alan düzenlemeyi kabul etti.
Başkan Donald Trump da yenilenebilir enerji yatırımlarını zorlaştırmaya yönelik adımlar attı. Hatta bir petrol şirketine deniz üstü rüzgâr projelerini durdurması için en az 1 milyar dolar teklif ettiği bildirildi.
Aynı ay içinde Trump yönetimi kömür sektörüne yönelik 700 milyon dolarlık bir finansman paketi açıkladı.
Trump, bu adımı enerji fiyatlarını ve yaşam maliyetini düşürmeye dönük tarihi bir hamle olarak niteledi. Kampanya döneminde de kömür yanlısı söylemini öne çıkarmıştı.
Kömürün payı dalgalansa da düşüş sürüyor
Analiz, kömür üretiminin Mayıs ayında Nisan’a kıyasla hafif yükseldiğini gösterdi. Nisan’da kömürün payı tüm zamanların en düşük seviyesine inmişti.
Yaz aylarında soğutma ihtiyacının artmasıyla kömürün elektrik sistemindeki payı yeniden yükselebilir. Ancak son yıllardaki genel eğilim, sektörün uzun vadeli düşüşünü değiştirmiyor.
Çevre örgütlerinden Lena Moffitt, kömür sektörünü kurtarmak için ayrılan 700 milyon doları batmış bir gemiye can simidi atmaya benzetti. Ulusal Madencilik Derneği Başkanı ve CEO’su Rich Nolan ise kömür üretiminin, dalgalı enerji fiyatları ve yapay zekâ kaynaklı arz baskılarına karşı tüketiciyi koruduğunu savundu.
Güneş enerjisinde büyüme beklentisi korunuyor
Sektör uzmanları, kurulumlar 2025’te 2024’e göre azalsa da güneş enerjisinin büyüme eğilimini sürdüreceğini düşünüyor. Güneş enerjisi, yine de yeni kurulan elektrik kapasitesinin yarısından fazlasını oluşturdu.
Çevre politikası savunucuları, önümüzdeki dönemde şebekeye daha fazla yenilenebilir kaynağın bağlanacağını bekliyor. Bu eğilimin hem tüketicilerin faturalarına hem de sağlık ve çevreye olumlu yansıyacağı görüşü öne çıkıyor.