Adalet Bakanı Gürlek, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu’nu Adalet Bakanlığında kabul etti.
Görüşmede Gürlek, Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının faili meçhul dosyaları ayrıntılı biçimde incelediğini söyledi. Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği olayın başlangıçta helikopter kazası olarak değerlendirildiğini belirten Gürlek, incelemeler sonucunda olayın örgütsel bir eylem olduğu yönünde bağlantılar bulunduğunu öne sürdü.
Dosyada 21 tutuklu bulunduğunu söyledi
Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde olayla ilgili özel bir ekip kurulduğunu ve ilk operasyonun gerçekleştirildiğini açıkladı. Dosyada 21 tutuklu bulunduğunu, bu kişilerin ağırlıklı olarak askerlerden oluştuğunu belirten Gürlek, operasyonların devam edeceğini söyledi.
Adalet Bakanı Gürlek, olayın ilk incelemesini yapan kaza kırım ekibi ile bölgeye ilk ulaşan askeri ekibin de araştırıldığını aktardı. HTS kayıtları ile olay tarihindeki uçuş radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini ifade eden Gürlek, bu kayıtların olayın niteliğinin aydınlatılması açısından incelendiğini kaydetti.
Örgütsel bağlantı iddiası
Gürlek, helikopter pilotunun ve pilotun eşinin FETÖ ile bağlantılı olduğuna ilişkin tespitler bulunduğunu söyledi. Pilotun olay günü örgütün mahrem imamlarıyla, daha önce de Adil Öksüz ile telefon görüşmeleri ve toplantılar yaptığını öne süren Gürlek, pilotun eşine ait parmak izinin Öksüz’ün evinde bulunduğunu iddia etti.
Olay yerine ilk ulaşan iki askeri personel ile helikopterin kara kutusunu söken ekibin, 15 Temmuz 2016’da Cumhurbaşkanı’nın Marmaris’teki konutuna yönelik eyleme giden ekip olduğunu da belirten Gürlek, bu unsurların olayın örgütsel bir organizasyon olduğu yönündeki değerlendirmeyi güçlendirdiğini söyledi.
Gürlek ayrıca, helikopterin üzerinden geçen uçağın pilotunun olaydan önce Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile görüştüğünü öne sürdü. Öksüz’ün helikopter kazasından önce Amerika Birleşik Devletleri’ne gittiğini ve kazadan önce Türkiye’ye döndüğünün tespit edildiğini belirten Gürlek, bu bilgilerin de soruşturma kapsamında incelendiğini aktardı.
"Sorumluluğu bulunan herkes araştırılacak"
Gürlek, soruşturmanın belirli bir kesimle sınırlandırılmayacağını ve olayda sorumluluğu bulunan herkesin araştırılacağını söyledi. Devletin bir cinayet iddiasını aydınlatmakla yükümlü olduğunu belirten Gürlek, dosyanın en karanlık noktasına kadar gidileceğini ve kamu vicdanının tatmin edilmesi için çalışılacağını ifade etti.
Gülefer Yazıcıoğlu, olayın yıllar sonra ciddi biçimde ele alınmasının aileyi mutlu ettiğini söyledi. Yazıcıoğlu, geçmişte yaşananlara dönmek istemediğini belirterek bu kez soruşturmanın sonuçlanmasını ve ailenin huzura kavuşmasını umduğunu dile getirdi.
Fatih Furkan Yazıcıoğlu ise babası hayatını kaybettiğinde 14 yaşında olduğunu, olayın ömrünün yarısına yayıldığını söyledi. Adalet ve hak arayışlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini belirten Yazıcıoğlu, Bakan Gürlek ile emeği geçenlere teşekkür etti ve diğer şehit ailelerinin selamlarını iletti.