Doğu ve batı arasında 'kültürel' ayrım
Akdeniz'in derinliklerinde yaşayan ispermeçet balinaları, birbirleriyle iletişim kurmak için kullandıkları 'koda' adı verilen ses dizilimlerinde iki farklı lehçe sergiliyor. "Proceedings of the Royal Society B" dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, Batı Akdeniz'de İspanya açıklarındaki Balear Adaları çevresinde yaşayan balinalar ile Doğu Akdeniz'de Yunanistan yakınlarındaki Helen Çukuru'nda yaşayan balinaların ses kalıpları birbirinden net şekilde ayrılıyor.
Bristol Üniversitesi'nde doktora sonrası araştırmacı olarak görev yapan ve çalışmanın başyazarı olan Taylor Hersch, Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada, "Daha önceki çalışmalar Akdeniz'deki ispermeçet balinalarında üç yakın klik ve ardından bir duraklamayı takip eden dördüncü klikten oluşan '3+1' koda tipinin baskın olduğunu öne sürüyordu" dedi. Hersch, "Ancak yeni çalışma bu tablonun gerçektekinden daha basit olduğunu; aynı kalıbın her yerde aynı şekilde icra edilmediğini gösterdi" diye ekledi.
Bilim insanları 5 binin üzerinde ses kaydını analiz etti
Araştırma kapsamında, 2003-2021 yılları arasında 112 günde kaydedilen 5 bin 291 koda sesi analiz edildi. Batıdaki balinaların '3+1' desenini daha yavaş bir tempoda çıkardığı ve buna '2+1' tipi kodaların eşlik ettiği belirlendi. Doğudaki balinalar ise '3++1' olarak adlandırılan çok daha hızlı bir versiyon ve aralıkları giderek artan sekiz klikten oluşan kendine özgü başka bir koda tipi kullanıyor.
Araştırma ekibi, bu farklılığın önemli olduğunu, çünkü Akdeniz'deki ispermeçet balinalarının sanıldığı gibi tek bir ses topluluğu olmadığını gösterdiğini vurguluyor. Küçük ve izole bir nüfus olmasına rağmen, bu grubun kendi içinde de doğu ve batı arasında kültürel bir çeşitlilik oluşmaya başladığı veya çoktan belirginleştiği anlaşılıyor.
Sadece doğudakiler batının 'dilini' konuşuyor
Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri ise ses alışverişinin yönüne ilişkin. Doğudaki bazı grupların zaman zaman batıdaki yavaş kodaları kullandığı, ancak batıdaki grupların doğunun hızlı kodalarını neredeyse hiç kullanmadığı gözlemlendi. Bu asimetrik durum, araştırmacıları batıdaki daha yavaş lehçenin daha eski olabileceği ve doğudaki hızlı lehçenin, ispermeçet balinalarının Cebelitarık Boğazı üzerinden Akdeniz'e yayılmasının ardından daha sonra ortaya çıktığı hipotezine yöneltti.
Hayvan davranışı uzmanları, bu durumu kuşlardaki veya izole insan topluluklarındaki lehçe oluşumlarına benzetiyor. İzolasyon bazen çeşitliliği azaltsa da, aynı zamanda genlerden bağımsız olarak sosyal öğrenme yoluyla aktarılan yeni kalıpların ortaya çıkmasına kapı aralayabiliyor.
Araştırma, Akdeniz’in merkezinden yeterli ses kaydı alınamaması nedeniyle bazı sınırlamalar taşıyor. İtalya, Sicilya ve Tunus arasında uzanan sığ suların iki havzayı nasıl bir bariyer işlevi gördüğü ve arada kalan bölgede başka ses kalıplarının olup olmadığı sorusu şimdilik yanıtsız kalıyor. Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) Kırmızı Listesi'nde nesli tehlike altında olarak sınıflandırılan ve sayılarının birkaç bini geçmediği düşünülen bu izole popülasyonun korunması için ses haritasının tamamlanması büyük önem taşıyor.