Ünlü şair ve tiyatrocu İbrahim Sadri, kariyerindeki 40 yıllık birikimi "İbrahim Sadri Sineması" adlı tek kişilik tiyatral gösteriyle Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde sanatseverlerle buluşturdu.
Yaklaşık 32 yıl aradan sonra böyle bir performansla sahneye çıkmanın kendisini genç hissettirdiğini belirten Sadri, "İzleyicinin de özlemi olduğunu fark ettim. Bu da beni çok mutlu etti. " dedi. Sadri, gösteride ağırlıklı olarak yakın geçmişin hikâyelerini ve anılarını sahneye taşıdığını söyledi.
Şiir, öykü, menkıbe ve şakalar bir arada
Gösterinin tiyatral bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Sadri, "Bir tiyatro oyunundan ziyade içinde şiir, duygusal öyküler, menkıbeler ve biraz şakaların da olduğu, hayat gibi biraz karman çorman gözüken bir gösteri. Gördüğümüz ilgi ileriye dönük daha iyi yerlere gelebileceğini gösteriyor. " diye konuştu.
Tiyatronun kendisi için farklı bir yerde olduğunu aktaran Sadri, profesyonel olarak 1985'te başladığı tiyatroya televizyon programları ve şiir dinletilerinde de hep tiyatral bir hava katmaya çalıştığını ifade etti. "Tiyatro bir kere bulaştığın zaman bırakamayacağın bir alışkanlık. Bu kadar yıl sonra yeniden bu işi yapabiliyor olmak ayrı bir mutluluk kaynağı. " sözlerini kullandı.
Ulvi Alacakaptan'dan övgü
Sadri ile birlikte "İnsanlar ve Soytarılar" gibi önemli projelerde yer alan tiyatro sanatçısı Ulvi Alacakaptan, gösteriyi çok beğendiğini söyledi. Alacakaptan, "Dini menkıbeler de geçmişten hikâyeler de var. Şimdiki zamanın hoyrat günlerine karşı, seyirciyi sıkmadan çok güzel yapmış. " değerlendirmesinde bulundu.
Alacakaptan, Sadri'nin şiir okuma tarzının artık usta tiyatrocu Müşfik Kenter'i andırdığını belirterek, "Şiirleri okuması harika. Bu sene onunla 'İnsanlar ve Soytarılar'ı yapmamızın da 41. Senesi. " dedi. Kendisinin geçmişte Sadri'nin melodik okumasını eleştirdiğini de hatırlatan Alacakaptan, şimdi bu üslubu takdir ettiğini dile getirdi.
İzleyiciyle interaktif bir nostalji yolculuğu
Seyirciyle interaktif iletişimin sağlandığı gösteri, 1970, 1980 ve 1990'lı yıllara göndermelerle dolu. Hikâyeler, anılar, fotoğraflar, şiirler ve şarkıların harmanlandığı performansta yazlık sinemalardan İstanbul trafiğine, iftar davetlerinden seyyar satıcıların maceralarına kadar geniş bir eski dönem panoraması sunuluyor.
Teknik yönetmenliğini Furkan Eren'in üstlendiği gösteride edebiyat ve sanat dünyasının önemli isimleri de anılıyor. İbrahim Sadri'nin kendi üslubuyla yorumladığı şiir ve şarkıların yer aldığı performans, yıl boyunca farklı şehirlerde sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.