Uluslararası Kriz Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. İsmail Şahin, Fransa'nın Güney Kıbrıs'taki askeri varlığını analiz etti. Şahin, Paris'in bu stratejisinin, geleneksel etki alanları olan Sahel ve Levant bölgelerinde yaşadığı güç erozyonunun bir sonucu olduğunu değerlendirdi.
Stratejik gerileme ve yeni konumlanma
Fransa'nın Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki askeri varlığını kaybetmesi ve Suriye'deki nüfuzunun azalması, Paris'i yeni bir stratejik alan arayışına itti. Prof. Dr. Şahin, bu kayıpları dengelemek için Fransa'nın Doğu Akdeniz'i ikinci bir savunma hattı olarak kurgulamaya başladığını ifade etti.
Güney Kıbrıs'ın üç ana işlevi
Şahin'e göre Fransa, Ada'daki askeri varlığını üç ana eksen üzerinden güçlendiriyor:
- Suriye ve Lübnan'daki kırılgan güvenlik ortamında hızlı müdahale kapasitesini korumak.
- Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının güvenliğini sağlamak ve Türkiye'nin politikalarına karşı denge oluşturmak.
- Afrika'daki gerileyen nüfuzunu telafi etmek için Güney Kıbrıs'ı ileri bir lojistik ve istihbarat merkezi olarak kullanmak.
Türkiye faktörü ve enerji denklemi
Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynakları Fransa için hayati önem taşıyor. Ancak Şahin, bölgedeki enerji denklemindeki tıkanıklığın temel nedeninin Türkiye'nin yalnızlaştırılmaya çalışılması olduğunu savundu. Türkiye'nin 'kazan-kazan' odaklı modelinin, Fransa'nın merkeziyetçi yaklaşımını geride bıraktığını öne sürdü.
NATO dışı bir zemin ve AB odaklı politika
Fransa'nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile imzaladığı Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA), Paris'in buradaki varlığını NATO yerine Avrupa Birliği savunma mimarisi üzerinden yürüttüğünün somut örneği olarak gösteriliyor. Anlaşma, AB Antlaşması'nın karşılıklı yardım şartına dayandırılıyor.
Bölgesel istikrar için kapsayıcılık çağrısı
Prof. Dr. İsmail Şahin, Türkiye'nin dışlandığı bir Doğu Akdeniz güvenlik mimarisinin sürdürülebilir olmayacağı uyarısında bulundu. Fransa'nın Yunanistan ve GKRY ile geliştirdiği ilişkilerin, Türkiye'yi dengelemeye yönelik bir eksene dönüşme riski taşıdığını belirtti. Şahin, bölgesel istikrarın sağlanması için Türkiye'nin de dahil olduğu kapsayıcı ve çok taraflı mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Analize göre, Doğu Akdeniz'deki rekabet, Fransa'nın Avrupa liderliği arayışı ile Türkiye'nin NATO içindeki merkezi konumu arasında şekillenen çok katmanlı bir güç mücadelesine dönüşüyor.