Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik ile savunma iş birliğinin ortak tarihten güç aldığını belirterek Türk Silahlı Kuvvetlerinin birçok bölgede güvenlik, barış ve istikrara önemli katkı sunduğunu söyledi.
Güler, Türkiye-Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı’nın (TADİV) Ankara’nın Çankaya ilçesindeki binasında düzenlenen Kafkas İslam Ordusu’nun 108. Kuruluş yıl dönümü ve Bakü’nün kurtuluşu anma programına katıldı. Program kapsamında TADİV binası önündeki Kafkas İslam Ordusu Anıtı’nın açılışını yaptı.
Kafkas İslam Ordusu Anıtı açıldı
Anıtın açılışında konuşan Güler, tarihi öneme sahip eserin Kafkas İslam Ordusu’nun 108 yıl önce ortaya koyduğu kardeşlik, fedakârlık ve dayanışmayı hatırlattığını söyledi. Güler, anıtın Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak tarihinin gelecek nesillere aktarılmasına ve iki ülke arasındaki birlikteliğin kalıcı sembollerinden biri olmasına katkı sunacağını ifade etti.
Açılışın ardından Kur’an-ı Kerim okundu; mehteran gösterisi ile Kafkas halk dansları sunuldu. Daha sonra TADİV’in Şuşa Konferans Salonu’nda anma töreni düzenlendi.
Bakü’nün kurtuluşunun tarihsel anlamı
Güler, 15 Eylül 1918’in yalnızca Bakü’nün kurtarılmasıyla sınırlı bir askeri operasyonun tarihi olmadığını belirtti. Birinci Dünya Savaşı’nın son döneminde Kafkasya’daki güç dengelerinin değiştiğini anlatan Güler, 28 Mayıs 1918’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan’ın, karşı karşıya kaldığı tehditler nedeniyle 4 Haziran’da Osmanlı Devleti ile imzaladığı dostluk anlaşması çerçevesinde destek istediğini söyledi.
Osmanlı Devleti’nin bu çağrıya karşılık vererek Nuri Paşa komutasında Kafkas İslam Ordusu’nu kurduğunu belirten Güler, 14 Eylül gecesi başlayan son taarruzun ardından Bakü’nün 15 Eylül 1918’de işgalden kurtarıldığını ve Azerbaycan’ın milli devletine teslim edildiğini kaydetti. Güler, bu gelişmenin hükümetin Gence’den Bakü’ye taşınmasının önünü açtığını, mücadelenin Bakü ile sınırlı kalmayarak birkaç gün sonra Karabağ yönüne genişlediğini aktardı.
Güler, Kafkas İslam Ordusu’nun mücadelesinin Azerbaycan’ın egemenliğini güçlendiren ve ülkenin toprak bütünlüğüne katkı sağlayan tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Operasyonun en önemli yönlerinden birinin Türk askerleri ile Azerbaycanlıların ortak bir cephede yan yana mücadele etmesi olduğunu belirten Güler, Kafkas İslam Ordusu’nun 1132 şehidi ile aynı mücadelede hayatını kaybeden Azerbaycanlıları rahmet ve minnetle andı.
"Türkiye’nin gücü Azerbaycan’ın gücüdür"
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin yalnızca sözlerle ifade edilen bir yakınlık olmadığını vurgulayan Güler, bu bağın ortak mücadele, fedakârlık ve dayanışmayla güçlendiğini söyledi. Güler, iki ülke arasındaki ortak geçmişin bugünkü ilişkiler için anlam taşıdığını ve gelecekteki birlikteliğin en sağlam temellerinden birini oluşturduğunu belirtti.

Güler, Azerbaycan ordusunun yaklaşık 30 yıl işgal altında kalan Karabağ’ın özgürlüğü için 44 gün süren mücadelede kararlılık ve disiplin gösterdiğini söyledi. Bu sonucun yalnızca askeri mücadelenin değil, uzun yıllar boyunca haklarından vazgeçmeyen Azerbaycan halkının sabır, irade ve kararlılığının da sonucu olduğunu ifade etti.
Türk ve Azerbaycan orduları arasındaki iş birliği
Küresel ve bölgesel risklerin giderek arttığını belirten Güler, uluslararası sistemin kırılganlaştığı, kriz ve çatışmaların çoğaldığı bir dönemde stratejik konuma sahip ülkelerin her alanda güçlü olmasının ve caydırıcılık kapasitesini artırmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korumanın yanı sıra dünyanın birçok bölgesinde güvenlik, barış ve istikrara katkı sunduğunu belirten Güler, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin derin, çok yönlü ve güçlü olduğunu ifade etti. Güler, iki ülkenin stratejik ortaklığının savunma ve güvenlik başta olmak üzere farklı alanlarda geliştiğini kaydetti.
Güler, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasında personel eğitimi, ortak ve çok uluslu tatbikatlar, askeri tecrübe paylaşımı, mayın temizleme çalışmaları, savunma sanayisi projeleri ile teknoloji ve kapasite geliştirme alanlarında faaliyet yürütüldüğünü söyledi. Türk ve Azerbaycan orduları arasındaki operasyonel uyum, koordinasyon ve karşılıklı güvenin güçlenmesinin iki ülkenin savunma kapasitesinin yanı sıra Kafkasya’nın güvenliği açısından da stratejik önem taşıdığını belirtti.
Kafkasya’da barış ve iş birliği çağrısı
Güler, Azerbaycan ile Ermenistan arasında geçen yıl Washington’da ortaya konan iradeyi ve son dönemde kalıcı barış yönünde atılan olumlu adımları memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Türkiye’nin, sürecin bölgesel istikrarı güçlendirecek ve bölge halklarının barış ile refahına katkı sağlayacak şekilde sonuçlanmasını desteklediğini belirtti.
Kafkasya’nın çatışma yerine güven, iş birliği, kalkınma ve refaha ihtiyaç duyduğunu ifade eden Güler, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dayanışmanın bölgedeki yeni dönemin önemli güvencelerinden biri olduğunu söyledi.
İş birliği farklı alanlarda geliştirilecek
Güler, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin savunma, diplomasi, ekonomi, enerji, ulaştırma, teknoloji ve diğer alanlarda daha güçlü bir birlikteliğe dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin Azerbaycan’la iş birliğini geliştirmeyi sürdüreceğini ve Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğini söyledi.
Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ü, Haydar Aliyev’i, Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa’yı ve mücadelede yer alan tüm kahramanları anan Güler’in konuşması sırasında Türk askerleri için hazırlanan komandolar konulu bir klip gösterildi. Programa TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, TBMM Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya da katıldı.