Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dünyanın karşı karşıya olduğu en acil sorunların birbiriyle bağlantılı olduğunu belirterek bu alanlarda daha hızlı ve güçlü adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Kurum, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde yürütülen COP31 sürecinin başkanlığını da üstleniyor. Bakan, Ulanbator’da düzenlenen Birleşmiş Milletler çölleşmeyle mücadele konferansına gönderdiği video mesajında değerlendirmelerde bulundu.
İklim, biyoçeşitlilik ve arazi bozulması
İklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve arazi bozulmasının birbirinden ayrı sorunlar olmadığını ifade eden Kurum, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınlarına dikkat çekti.
Kurum, 1 milyondan fazla türün yok olma tehdidiyle karşı karşıya bulunduğunu ve dünya topraklarının yüzde 40’a kadarının bozulduğunu belirtti. Bu göstergelerin daha hızlı ve güçlü adımlar atılması gerektiğine işaret ettiğini söyledi.
Antalya’daki COP31 hazırlığı
Türkiye’nin çölleşme ve arazi bozulmasıyla mücadele çalışmalarına değinen Kurum, COP31 başkanlığının önceliklerini de açıkladı. COP31 toplantısı, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek.
Kurum, 2015’te Ankara’nın Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin COP12 toplantısına ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Türkiye’nin, 2030’a kadar arazi bozulmasının dengelendiği bir dünya hedefinin sürece dahil edilmesine katkı sunduğunu belirtti.
Türkiye’nin daha sonra Ankara Girişimi’ni başlattığını aktaran Kurum, bu girişimin gelişmekte olan ülkelerin kendi hedeflerini belirlemesine ve uygulamasına destek verdiğini söyledi. Kurum, 100’den fazla ülkenin bu hedeflere ulaştığını ifade etti.
Başkanlığın üç ilkesi
Kurum, 1992’de Rio de Janeiro’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya Zirvesi’nden doğan temel çevre anlaşmaları arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı. Türkiye’nin bu alanda Rio Sinerji Protokolü’nü imzalayarak önemli bir adım attığını belirtti.
COP31 başkanlığının diyalog, uzlaşı ve eylem olmak üzere üç temel ilkeye dayandığını açıklayan Kurum, ülkelerin diyalog yoluyla aynı masa etrafında buluşturulacağını söyledi. Uzlaşıyla ortak iradenin güçlendirileceğini, eylem yoluyla da bu iradenin somut sonuçlara dönüştürüleceğini belirtti.
Kurum, iklim sürecinin siyasi liderliği, çok taraflı müzakereleri ve uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir çalışma olarak ele alındığını ifade ederek artık sözlerden çok eyleme ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
COP31 Eylem Gündemi
COP31 Eylem Gündemi’nde temiz enerjiye geçiş, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, iklim dirençli şehirler, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım, yeşil sanayileşme ile Rio sözleşmeleri arasındaki sinerji öncelikli alanlar olarak belirlendi.
Kurum ayrıca COP31’in 2035 uygulama hedeflerine değindi. Türkiye’nin, İklim Uygulama Köprüsü aracılığıyla iklim finansmanının sahadaki projelere daha hızlı ve etkili biçimde ulaşmasına katkı sağlamayı hedeflediğini söyledi.