İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin Müslüman devletlerle, özellikle komşu ülkelerle siyasi ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmek istediğini söyledi.
Arakçi, 40. Uluslararası İslami Birlik Konferansı kapsamında konuklarla yaptığı görüşmede, tüm İslam ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmak istediklerini belirtti. İranlı bakan, ekonomik ilişkilerin de bütün Müslüman ülkelerle genişletilmesini hedeflediklerini ifade etti.
Mısır ve Lübnan'la ilişkiler
Mısır konusunda Tahran ile Kahire arasında anlaşmazlık için bir zemin bulunmadığını söyleyen Arakçi, İran'ın Mısır'la iyi ilişkiler kurmak istediğini kaydetti. Mısır'daki yetkililerin ilişkileri yeniden kurmaya karar vermesi ve buna hazır olması halinde İran'ın da hazır olacağını belirtti.
Arakçi, Lübnan'daki tüm siyasi grup ve oluşumlarla iyi ilişkiler kurmak istediklerini, ayrıca Lübnan hükümetiyle bağları geliştirmeye hazır olduklarını söyledi. Bununla birlikte bazı Lübnan hükümeti politikalarını onaylamadıklarını belirten Arakçi, Lübnan Dışişleri Bakanlığının daha rasyonel bir yaklaşım sergilemesini umduğunu dile getirdi.
Afrika ülkeleriyle ilişkilerin genişletilmesi çağrısı
İran Dışişleri Bakanı, ülkesinin Afrika devletleriyle geleneksel olarak iyi ilişkilerini de geliştirmesi gerektiğini savundu. İran'ın İslam dünyasına yaklaşımının birlik temeline dayandığını söyleyen Arakçi, Müslüman dünyayla ilişkileri genişletmek istediklerini ve komşu ülkelere özel önem verdiklerini ifade etti.
Bölgesel askeri gerilim
Bölgedeki askeri gerilime de değinen Arakçi, İran'ın ABD'nin saldırılarına karşılık olarak çevre ülkelerdeki ABD mevzilerini hedef aldığını söyledi. Tahran'ın hiçbir Müslüman ülkeye veya komşusuna saldırmadığını belirten Arakçi, ABD'nin İran'a saldırması halinde bölge ülkelerindeki ABD üsleri ve hedeflerinin vurulacağı konusunda bu devletleri önceden bilgilendirdiklerini aktardı.
Arakçi, savaş sırasında bölgedeki herhangi bir Amerikan hedefinin, ABD üssünün, tesisinin veya askerlerin toplandığı noktaların İran güçlerince vurulacağını söyledi. ABD ve İsrail'in saldırılarını "gayrimeşru saldırı", İran'ın karşılığını ise "meşru savunma" olarak nitelendirdi.
Mutabakatın uygulanmasında sorun yaşandı
Tahran ile Washington arasındaki gerilim, İran'a yönelik saldırılarla savaşın başladığı şubat sonundan bu yana yüksek seyrediyor. İran, Washington'la aynı çizgideki Arap ülkelerinde bulunan ABD askeri mevzilerini ve varlıklarını hedef alarak karşılık verdi.
İran ve ABD, Pakistan ile Katar'ın arabuluculuğunda, çatışmaları sona erdirmeyi ve müzakerelerin önünü açmayı amaçlayan 14 maddelik mutabakat zaptını 18 Haziran'da İslamabad'da imzaladı. Ancak anlaşmanın uygulanması daha sonra zorluklarla karşılaştı; Tahran, Washington'ı taahhütlerini yerine getirmemekle suçladı. ABD'nin temmuz ayında İran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatması üzerine İran da yeni misilleme saldırıları düzenledi.