Serdar Ceylan Sanat Akademisi, sıfır atık yaklaşımından hareketle çocukları atık malzemelerden enstrüman üretmeye ve ritim performansı sergilemeye davet ediyor. Yarışma, özellikle taşrada yaşayan ve enstrümanlara erişimi sınırlı çocukların kendi imkanlarıyla müzik yapabileceklerini göstermeyi amaçlıyor.
90 saniyelik performanslarla katılım
Yarışmaya öğretmenler, öğrenciler, okul grupları ve bireysel katılımcılar başvurabilecek. Katılımcıların atık malzemelerden hazırladıkları enstrümanlarla gerçekleştirecekleri en fazla 90 saniyelik ritim performanslarının videosunu göndermesi gerekiyor.
Başvuru koşulları ile videoların gönderileceği kanallara ve gönderim yöntemine ilişkin bilgiler Serdar Ceylan Sanat Akademisinin dijital kanallarından duyurulacak.
Üç performans CSO Ada Ankara'da sahne alacak
Yarışmada en başarılı üç performansı sergileyen katılımcılar, akademinin CSO Ada Ankara'daki konserlerinde sahneye çıkacak. Birinci olan okulda piyano, bateri ve gitar gibi enstrümanların bulunduğu bir müzik sınıfı oluşturulacak. Bireysel katılımcılar için de ödüller verilecek.
Serdar Ceylan, projenin kendi geçmişlerinde yaşadıkları imkansızlıklardan doğduğunu söyledi. Ellerindeki malzemeleri değerlendirmeyi öğrendiklerini belirten Ceylan, çöp kovaları, bidonlar ve yoğurt kovaları gibi malzemelerden müzik enstrümanları yaptıklarını anlattı.
Ceylan, projenin temel hedefinin çocuklarda "Ben de yapabilirim" düşüncesini oluşturmak olduğunu belirtti.
Hazırladıkları enstrümanlarla küçük performanslar gerçekleştirerek bir orkestra oluşturduklarını belirten Ceylan, projeyi Türkiye geneline yaymak ve imkanları kısıtlı okullara ulaşmak istediklerini ifade etti. Ceylan, enstrüman alamayan çocukların bidondan bateri veya borulardan piyano benzeri araçlar yaparak müziğe adım atabileceğini görmesini önemsediklerini söyledi.
Ceylan, atıklardan hazırlanan enstrümanların müzikal açıdan kullanılabildiğini de belirtti. Cam şişelerden yapılan ksilofonlarda doğru notaların elde edildiğini, bidonlardan üretilen baterilerle çocukların performans sergilediğini anlattı. Enstrümanların tasarımını akademinin öğretmenlerinden Veli Doğan ile birlikte yaptıklarını kaydetti.
Yoğurt kovaları, metal borular ve cam şişeler kullanıldı
Projede enstrümanların üretimini üstlenen müzisyen ve emekli asker Veli Doğan, sıfır atık ve geri dönüşüm çalışmalarına duyduğu ilginin projeye katılmasında etkili olduğunu söyledi. Doğan, vurmalı çalgılar için atık yoğurt kovaları ve varilleri, farklı enstrümanlar için ise metal borular ile cam şişeleri kullandıklarını belirtti.
Üretilen enstrümanların öğrenciler tarafından çalınmasının kendileri için gurur verici olduğunu ifade eden Doğan, ritim ve müzik duygusunu mümkün olduğunca çok çocuğa ulaştırmak istediklerini söyledi. Doğan, projenin müziği sevdirmesinin yanı sıra geri dönüşüm ve sıfır atık çalışmalarına da katkı sağlayacağını dile getirdi.
Çocuklar atık enstrümanları denedi
Projede hazırlanan enstrümanları deneyen 12 yaşındaki Kayra Gökalp, yaklaşık dört yıldır bateri çaldığını belirtti. Gökalp, atıklardan yapılan müzik aletlerinin müziği daha ulaşılabilir hale getirdiğini ve müzikle insanlar arasındaki engeli kaldırdığını söyledi.
Gökalp, Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Sıfır Atık Projesi çalışmalarından ilham aldıklarını ve atıkları azaltma, yeniden kullanma ve onlara yeni bir değer kazandırma yaklaşımını müzikle bir araya getirdiklerini ifade etti. Gelecek dönemde atık malzemelerden yapılan enstrümanlarla 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nde konser vermek istediğini dile getirdi.
Bateri Çocuk Orkestrası üyesi Mustafa Baybars Kılınçarslan da günlük hayatta çöpe atılan malzemelerin enstrümana dönüştürülmesinden etkilendiğini anlattı. Kılınçarslan, yoğurt kaplarının farklı sesler çıkaran ve müzikte kullanılabilen araçlara dönüştürülebileceğini belirterek, özellikle bateri gibi maliyetli enstrümanlara erişimi olmayan kişiler için projenin önemli olduğunu söyledi.