Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, S&P Global tarafından düzenlenen Küresel Gelişmekte Olan Piyasalar Konferansı'na uzaktan bağlantıyla katılarak küresel ekonomi, jeopolitik gelişmeler ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fon piyasalarındaki son gelişmelere değinen Şimşek, sorunlu portföy yönetim şirketleri ile ilgili fonların karantinaya alındığını söyledi. Şimşek, "Çok hızlı hareket ettik. Sorunlu portföy yönetim şirketlerini ve ilgili fonları karantinaya aldık. Bahse konu fonların tasfiyesi ve çözümlenmesi süreci başladı. Burada amacımız, bulaşıcılığın sistemin geri kalanına yayılmasını durdurmaktı ve bunda büyük ölçüde başarılı olduğumuzu düşünüyoruz" dedi.
Şimşek, alınan önlemlerle sorunun finansal sistemin geri kalanına yayılmasının büyük ölçüde önlendiğini ifade etti. Fon piyasalarında sınırlı bir etki oluştuğunu belirten Şimşek, sistemik bir problem bulunmadığını kaydetti.
Küresel ekonomi ve ticaret rotaları
Son yılların en karmaşık jeopolitik ortamlarından birinin yaşandığını belirten Şimşek, ticaretteki parçalanmanın temel senaryo haline geldiğini söyledi. Tedarik zincirlerinin güvenlik ekseninde yeniden kurulduğunu ifade eden Şimşek, enerji ithalatına bağımlı Türkiye için jeopolitik kırılmaların önem taşıdığını dile getirdi.
Türkiye'nin şoklara karşı tamponlar oluşturduğunu ve güçlü politikaları sürdürdüğünü belirten Şimşek, orta vadede ülkenin bulunduğu coğrafyanın avantaja dönüştürülmesi için adımlar atılacağını söyledi.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı da değerlendiren Şimşek, anlaşmanın iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönem başlattığını belirtti. Bölgenin yeni ve güvenilir enerji ve ticaret rotalarına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye ile Suudi Arabistan'ın Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini Avrupa ve Çin'e Türkiye'nin mevcut altyapısı üzerinden bağlayabilecek konumda olduğunu söyledi.
Şimşek, Türkiye'nin Orta Koridor'un bir parçası olduğunu belirterek, Körfez'deki enerji üretiminin yeni ticaret rotaları ve boru hatlarıyla Avrupa piyasalarına ulaştırılabileceğini kaydetti. Anlaşmanın savunma alanının yanı sıra bölge ülkeleri için serbest ticaret anlaşmalarının hayata geçirilmesinde de rol oynayabileceğini ifade etti.
Büyüme ve enflasyon beklentileri
Türkiye ekonomisinin bu yıl yaklaşık yüzde 3 büyümesinin beklendiğini belirten Şimşek, cari açığın milli gelire oranının öngörülerin biraz üzerinde kalabileceğini söyledi. Bu gelişmelerin yönetilebilir seviyede olduğunu ifade eden Şimşek, bütçe performansının hedeflere göre güçlü seyrettiğini kaydetti.
Yüksek enerji fiyatlarının enerji ithalatçısı ülkeler için zorluk oluşturduğunu belirten Şimşek, bu durumun ekonomik programın yönünü değiştirmeyeceğini söyledi. Programın şokları absorbe edecek şekilde tasarlandığını ifade eden Şimşek, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını kanıtladığını belirtti.
Şimşek, gelecek 12-18 aylık dönemde enflasyonu etkileyecek unsurlar arasında zayıflayan talebin bulunduğunu söyledi. Temel mal enflasyonunun yüzde 16'nın altında olduğunu belirten Şimşek, düşük talebin firmaların fiyatlama gücünü sınırladığını ifade etti.

Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine de değinen Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaş yaşanmasaydı enflasyonun yaklaşık 7 puan daha düşük olabileceğini söyledi. Petrol ve diğer emtia fiyatlarının gerilemesi halinde dezenflasyon sürecinin desteklenebileceğini belirtti.
Hizmet enflasyonunda atalet ve katılıkla mücadelede mesafe alındığını belirten Şimşek, kira ve eğitim enflasyonunda kayda değer ilerleme bulunduğunu söyledi. Ulaştırma hizmetlerinde ise savaş kaynaklı bir istisna yaşandığını ifade etti.
Ekonomik program ve seçim süreci
Erken seçim tartışmalarını da değerlendiren Şimşek, bu yöndeki spekülasyonların temelsiz olduğunu söyledi. Seçimlere giden süreçte ekonomik programda yön değişikliği olmayacağını belirten Şimşek, hayat pahalılığıyla mücadelenin siyasi başarı açısından kilit önemde olduğunu ifade etti.
Şimşek, enflasyonun düşürülmesinin gelir dağılımını iyileştirmenin anahtarı olduğunu belirterek popülist sapmalara yer verilmeyeceğini söyledi. Seçim öncesi dönemde sosyal konut arzının artırılması, aktif iş gücü piyasası politikalarının uygulanması, KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesine odaklanılacağını açıkladı.
Bu dört politikanın kapsamlı bir seçim ekonomisi anlamına gelmediğini belirten Şimşek, söz konusu politikaların 2027 bütçesinde zaten öngörüldüğünü ifade etti.
Şimşek ayrıca ayrı bir açıklamasında, sorunlu fonlara ilişkin çalışmaların kurumlar arasında koordinasyonla sürdürüldüğünü ve yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede, en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımların atıldığını belirtti. Adalet Bakanlığının yatırımcıların haklarını korumak ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için hukuki süreci kararlılıkla yürüttüğünü söyleyen Şimşek, cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,6, brüt dış borcun yüzde 32, kamu borcunun ise yüzde 22 seviyesinde olduğunu hatırlattı.