BBVA Research tarafından hazırlanan Türkiye savunma sanayisinin potansiyeline ilişkin raporda, savunmayla bağlantılı sektörlerin Türkiye ekonomisindeki ağırlığının üretim ve ihracat kapasitesindeki artışla birlikte güçlendiği belirtildi.
Rapora göre Türkiye savunma sektörünün ihracatı 2025'te 10 milyar dolara ulaştı. Savunmayla bağlantılı alanlarda yaklaşık 176 bin 700 kişi çalışırken füze ve roket mühimmatı üretimindeki yerlilik oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı.
Avrupa'da üretim ve stok yenileme açığı
Raporda, jeopolitik gerilimler, askeri harcamalardaki yükseliş ve savaş teknolojilerindeki dönüşüm nedeniyle savunma ürünlerine yönelik küresel talebin daha yapısal bir niteliğe büründüğü ifade edildi.
Avrupa'nın savunma sanayisi için güçlü bir altyapıya sahip olduğu, ancak üretim hacmi ve hızı ile stokların yenilenmesi konusunda önemli darboğazlarla karşılaştığı kaydedildi. Avrupa'daki başlıca kapasite açıkları arasında entegre hava ve füze savunması, insansız hava araçları ve bunlara karşı sistemler, gezinen mühimmatlar, uzun menzilli ateş gücü ve mühimmat stokları sıralandı.
Türkiye ile Avrupa arasında ortak üretim seçeneği
Raporda, Türkiye ile Avrupa'nın savunma alanındaki kapasite entegrasyonunun tek başına Avrupa pazarına erişim anlamına gelmediği vurgulandı. Avrupa Birliği'nin tedarik kurallarının, özellikle yerli içerik ve tasarım haklarına ilişkin şartlarının birlik dışındaki tedarikçiler için sınırlamalar getirdiği belirtildi.
Bu nedenle Türkiye'nin Avrupa savunma sanayisine daha fazla entegre olmasının en gerçekçi yolları arasında ortak üretim, yerel montaj, ortak girişimler, tedarik zincirlerine entegrasyon ve tarafların kabul edeceği teknoloji transferi modelleri gösterildi.
İhracat pazarları çeşitleniyor
Rapora göre Türkiye savunma sanayisinin fırsatları Avrupa ile sınırlı değil. İhracat pazarlarının Afrika, Asya ve Körfez ülkelerine doğru çeşitlendiği ifade edildi.
Türkiye'nin gelecek dönemdeki rekabet gücünün yalnızca mevcut platformların üretimini artırmasına bağlı olmayacağı belirtildi. Yapay zeka, otonom sistemler, siber güvenlik ve uzay gibi ileri teknoloji alanlarındaki ilerlemenin de sektörün rekabetçiliği açısından belirleyici olacağı kaydedildi.
Avrupa için tamamlayıcı ortak değerlendirmesi
Raporda, Avrupa'nın geniş ölçekte ve hızlı biçimde kullanılabilir, sahada görev yapabilecek savunma kapasitesine ihtiyaç duyduğu belirtildi. Türkiye'nin rekabetçi platformları, esnek üretim gücü ve modern savaşın hızla gelişen alanlarındaki deneyimiyle Avrupa'nın savunma ihtiyaçları açısından tamamlayıcı bir ortak olabileceği değerlendirildi.
Türkiye ile Avrupa arasındaki mevcut kısıtlamaların etkili biçimde yönetilmesi halinde savunma işbirliğinin gelecek 10 yılda öne çıkan sanayi ve jeopolitik fırsatlardan biri haline gelebileceği öngörüldü.