BRICS’in 12-13 Eylül’de Yeni Delhi’de düzenlenen 18. Liderler Zirvesi, üyeler arasındaki jeopolitik ayrışmalara rağmen diyaloğu sürdürme çabasına sahne oldu. Zirvede İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışma, Rusya-Ukrayna savaşı, Çin-Hindistan ilişkileri ve Körfez’deki stratejik farklılıklar gibi başlıklar öne çıktı.
Uzlaşma, üyeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmadı
Çin Dışişleri Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi ve Policy Center for the New South’ta kıdemli araştırmacı Marcus Vinicius de Freitas’ın değerlendirmesine göre, zirvenin en dikkat çekici sonucu, farklı stratejik önceliklere sahip üyelerin ortak bir bildiri üzerinde uzlaşabilmesi oldu.
De Freitas, BRICS’in NATO veya Avrupa Birliği gibi ortak bir güvenlik doktreni, siyasi sistem ya da uluslararası düzen anlayışı etrafında şekillenmediğini belirtti. Ona göre grubun uyumu, üyelerin aynı görüşleri paylaşmasından çok farklılıklarına rağmen koordinasyon sağlayabilmesinden kaynaklanıyor.
Yeni Delhi bildirisinde liderler, Orta Doğu’da gerilimin tırmanmasından duydukları endişeyi dile getirdi. Bildiride itidal çağrısı yapılırken diyalog ve diplomasinin önemi vurgulandı; ancak metin, üyeler arasındaki temel görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadı.
Ekonomik işbirliği gündemin merkezinde yer aldı
Zirvede ekonomik işbirliği ve küresel yönetişim alanlarında daha somut başlıklar ele alındı. BRICS üyeleri, gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü’ndeki temsil gücünü artıracak reformlara destek verdi.
Liderler ayrıca tek taraflı gümrük vergilerine ve zorlayıcı ekonomik önlemlere karşı çıktı. Çok taraflı ticaret sisteminin desteklenmesi, sınır ötesi ödemelerin geliştirilmesi, yerel para birimleriyle finansman ve ulusal ödeme sistemleri arasındaki birlikte işlerliğin artırılması da gündeme geldi.
Yeni Kalkınma Bankası, kalkınma finansmanını harekete geçirecek araçlardan biri olarak öne çıktı. Ticaret, yatırım ve ödeme bağlantılarını kolaylaştırmaya yönelik adımların işlem maliyetlerini düşürmesi ve üye ülkelerin ekonomik seçeneklerini çeşitlendirmesi hedeflendi.
Ortak para birimi konusunda karar alınmadı
Zirvede ortak BRICS para birimi kurulmasına ilişkin bir karar alınmadı. Bunun yerine yerel para birimleriyle mutabakat, sınır ötesi ödeme sistemlerinin birlikte işlerliği ve rezervlerin çeşitlendirilmesi ayrı başlıklar olarak ele alındı.
De Freitas, Yeni Kalkınma Bankası’nın güçlendirilmesi ve ilave finansal seçenekler oluşturulmasının, üyelerin henüz benimsemeye hazır olmadığı alternatif bir para birimini duyurmaktan daha önemli olabileceğini değerlendirdi.
Çeşitlilik hem sınırlılık hem de güç olarak değerlendirildi
BRICS üyeleri, bir yandan mevcut uluslararası kurumlarda daha fazla nüfuz talep ederken diğer yandan bu kurumların dışında yeni araçlar geliştirmeye çalışıyor. Bu yaklaşım, mevcut düzeni reforme etme hedefiyle alternatif mekanizmalar oluşturma çabasını birlikte yürütüyor.
Çin ile Hindistan arasındaki stratejik rekabet ve çözülmemiş anlaşmazlıklar, iki ülkenin BRICS içindeki varlığını sürdürmesine engel olmadı. BRICS, taraflar arasındaki sorunları ortadan kaldırmasa da anlaşmazlıkların yönetilmesi için ek bir siyasi diyalog zemini sunuyor.
De Freitas’a göre grubun çeşitliliği müzakereleri yavaşlatıyor, temkinli bir dil kullanımını teşvik ediyor ve iddialı jeopolitik uzlaşmaları sınırlandırıyor. Buna karşın aynı çeşitlilik, BRICS’in Küresel Güney’deki farklı öncelikleri aynı platformda buluşturmasını sağlıyor.
Yeni Delhi Zirvesi, BRICS’in çok kutupluluğun çelişkilerini ortadan kaldırmaktan çok bu çelişkileri yönetmeye çalıştığını gösterdi. De Freitas, grubun ortak amaçları koruyarak farklılıkları yönetme becerisini geliştirmesinin, oluşmakta olan uluslararası düzen açısından belirleyici olacağını belirtti.