McLaren, Monaco Grand Prix’sinde Formula 1 tarihindeki 1000. Yarışına çıkarak yalnızca Ferrari’den sonra bu eşiğe ulaşan ikinci takım oldu. Bu özel kilometre taşı, takımın modern başarısının ötesinde Yeni Zelanda’ya uzanan köklerini yeniden gündeme taşıdı.
Takımın kurucusu Bruce McLaren’ın kızı Amanda McLaren, Yeni Zelanda’daki evinden yaptığı değerlendirmede, babasının hikâyesini yeni nesil taraftarlara aktarmayı önemsedigini söyledi. Amanda, özellikle genç izleyicilerin McLaren adının kaynağını ve Bruce McLaren’ın Yeni Zelandalı olduğunu çoğu zaman bilmediğini anlattı.
McLaren’ın başlangıcı Auckland’dan Monaco’ya uzanıyor
Bruce McLaren Motor Racing, 1963’te Auckland doğumlu Bruce McLaren tarafından kuruldu. Takım, ilk yıllarında alt kategorilerde yarıştıktan sonra Formula 1’deki ilk startını 1966 Monaco Grand Prix’sinde aldı.
O yarışta Bruce McLaren ve yine Yeni Zelandalı olan Chris Amon, beyaz M2B ile piste çıktı. Ancak ilk Formula 1 yarışı takım için istediği gibi geçmedi; Bruce McLaren yağ sızıntısı nedeniyle dokuz tur sonra yarış dışı kaldı, Amon ise yarış başlamadan çekildi.
Buna rağmen bu çıkış, McLaren’ın Formula 1 tarihindeki uzun serüveninin başlangıcı oldu. Takım o tarihten bu yana padokun değişmez isimlerinden biri haline gelirken, 203 Grand Prix galibiyeti, 561 podyum, 177 pol pozisyonu, 13 pilotlar şampiyonluğu ve 10 takımlar şampiyonluğu kazandı.
Monaco, aile için ayrı bir anlam taşıyor
Bruce McLaren, 1970’teki ölümüne kadar takım adına yarışmayı sürdürdü. Onun son yarışı da ironik biçimde yine Monaco Grand Prix’si olmuştu.
Amanda McLaren, 1000. Yarışın da Monaco’da kutlanmasının bu nedenle çok anlamlı olduğunu söyledi. Sezonun başında planlanan Miami kutlamasının, Bahreyn ve Suudi Arabistan etaplarının iptali sonrası takvimin değişmesiyle Monaco’ya kaydığını da hatırlattı.
Amanda, Orta Doğu’da yaşananların üzücü olduğunu belirtirken, bu takvim değişikliği sayesinde 1000. Yarışın McLaren’ın ilk Formula 1 yarışına ev sahipliği yapan Monaco’ya denk gelmesinin dikkat çekici olduğunu ifade etti. Ona göre bunun üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen aynı pistte böyle bir dönüm noktasına ulaşılması özel bir tesadüf oldu.
Aile bağı ve padok hafızası
Amanda McLaren, babasını dört yaşındayken kaybettiğini, ancak annesi Patty McLaren’ın takım yönetimindeki rolü sayesinde Formula 1 dünyasıyla bağının sürdüğünü anlattı. Patty McLaren, 1970’lerin sonlarına kadar şirkette yönetici olarak görev yaptı.
Çocukluğunda James Hunt, Emerson Fittipaldi ve Graham Hill gibi dönemin ünlü isimleriyle iç içe büyüdüğünü söyleyen Amanda, uzun süre bunun farkında olmadığını da dile getirdi. Okul çağında çevresindeki soruların artmasıyla babasının ve ailesinin Formula 1’deki yerini daha iyi kavradığını anlattı.
Takımın sonrasında Ron Dennis döneminde büyük bir dönüşüm geçirdiğini, modern yapıya yönelirken köklerinden bir ölçüde uzaklaştığını da hatırlatan Amanda’nın sözleri, McLaren’ın bugün yalnızca bir yarış takımı değil, aynı zamanda güçlü bir aile mirası taşıdığını bir kez daha öne çıkardı.