Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından bildiri yayımlandı.
Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere milli birlik ve beraberlik ile ülkenin bekasına yönelik tehditlere karşı yurt içinde ve dışında yürütülen faaliyetler hakkında Kurula bilgi sunuldu. Toplantıda ayrıca son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler değerlendirildi.
Terörsüz Türkiye hedefi
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda kaydedilen ilerlemelerin ele alındığı bildirildi. Ülkenin ve bölgenin güvenlik, istikrar ve refahını güvence altına almayı amaçlayan çalışmaların sonraki aşamalarına ilişkin istişarelerde bulunulduğu kaydedildi.
15 Temmuz darbe girişimine karşı gösterilen milli direnişin 10. Yıl dönümü vesilesiyle FETÖ ile mücadelede gelinen durumun da değerlendirildiği belirtildi. FETÖ'nün tamamen etkisiz hale getirilmesine yönelik tedbirlerin sürdürüleceği ifade edildi.
Bölgesel ve küresel gelişmeler
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ittifakın geleceği açısından kritik bir eşik olduğu bildirildi. Türkiye'nin geliştirdiği ileri imkan ve kabiliyetleri müttefikleriyle paylaşma konusundaki yapıcı tutumunun teyit edildiği kaydedildi.
İran ile ABD arasında yeniden yaşanan çatışmaların bölge ülkelerine ve küresel ticaret güzergahlarına sıçrama riskine dikkat çekildi. Bildiride tüm taraflara güç kullanmaktan kaçınma ve kalıcı barış için müzakerelere dönme çağrısı yapıldı.
Rusya-Ukrayna savaşındaki stratejik sıkışmanın, Karadeniz ve Hazar Denizi başta olmak üzere çevre bölgelerin çatışma sahasına dönüştürülmesiyle aşılamayacağı vurgulandı. Savaşan taraflar, bölgedeki gerilimi düşürmeye ve barışın sağlanması için somut adımlar atmaya davet edildi.
Suriye, Irak ve Gazze başlıkları
Suriye ve Irak ile geliştirilen çok boyutlu işbirliğinin bölgenin güvenliği, huzuru ve refahı açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. Türkiye'nin bölgesel dayanışmayı güçlendirmeye yönelik süreçlere katkı sunmayı sürdüreceği ifade edildi.
Gazze Barış Planı çerçevesinde son günlerde ilerleme kaydedilmesine rağmen ateşkes ihlallerinin sürdüğü bildirildi. İsrail yönetiminin Filistin topraklarındaki yerleşimci şiddetini artırdığı ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara yönelik kışkırtıcı eylemlerini sürdürdüğü değerlendirilerek, uluslararası toplumdan açık ve tavizsiz tutum sergilemesi istendi.