Britanya'da, İsrail ordusunda görev yapan Britanya vatandaşlarının takibi için özel bir veri tabanı kurulması çağrısı siyaset ve kamuoyunda sert tartışma başlattı. Güvenlik ve adalet vurgusuyla hazırlanan girişim, karşıtları tarafından ise kimlik ve vatandaşlık temelli bir ayrımcılık örneği olarak eleştirildi.
İddialara göre hazırlanan mektup, İçişleri Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'na yöneltildi ve özellikle 7 Ekim'den sonra İsrail ordusunda görev yapan ya da yedek çağrısı alan çifte vatandaşlara yönelik daha sıkı güvenlik taraması talep etti.
Mektupta, bu kişiler arasında kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek isimler bulunabileceği savunuldu. Ayrıca yaklaşık 2 bin Britanya-İsrail çifte vatandaşının izlenmesi için ayrı bir kayıt sistemi oluşturulması istendi.
Kimler imza attı?
Çağrıya imza atanlar arasında Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski'nin yanı sıra bazı milletvekilleri ve kamuoyu önünde bilinen isimler yer aldı. Eski İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, Diane Abbott ve John McDonnell da imzacılar arasında gösterildi.
Hazırlanan metin, aralarında insan hakları kuruluşlarının da bulunduğu bazı çevrelerin İsrail ordusunu savaş suçlarıyla suçladığını hatırlatarak, Britanya hükümetinin bu konuda daha sert adımlar atması gerektiğini savundu.
Havalimanlarında daha sıkı tarama talebi
Girişimde yalnızca veri tabanı değil, sınır ve havalimanı uygulamalarının da sertleştirilmesi istendi. Mektuba göre, İsrail pasaportu taşıyan ya da Ben Gurion Havalimanı'ndan gelen yolcuların girişte ayrıntılı güvenlik kontrolünden geçirilmesi talep edildi.
Metinde, Gazze'deki saldırılarda yer almış olabilecek kişilerin bugün Britanya'da yaşam sürdüğü ve sağlık, polis ya da okul gibi kamu kurumlarında çalışıyor olabileceği ileri sürüldü. Bu ifade, destekleyenler tarafından hesap verebilirlik çağrısı olarak görülürken, eleştirenler tarafından toplu suçlama dili olarak değerlendirildi.
Yahudi kuruluşlardan sert tepki
Britanya'daki Yahudi kuruluşları ise girişimi açık biçimde kınadı. Temsil organlarından biri, mektubun İsraillileri hedef gösterdiğini ve Britanya'daki Yahudiler için korku iklimi oluşturduğunu savundu.
Kuruluş temsilcisi, insanları yalnızca pasaportları nedeniyle potansiyel suçlu gibi göstermenin kabul edilemez olduğunu söyledi. Tepki metinlerinde, bunun ayrımcılığın alışılmadık ama açık bir biçimi olduğu vurgulandı.
Polanski üzerindeki baskı artıyor
Zack Polanski'nin Yahudi kökenli olması da tartışmayı ayrı bir boyuta taşıdı. Polanski, partisi içinde antisemitizmle ilgili eleştirilerin arttığı bir dönemde gündeme gelirken, Muhafazakâr Parti lideri Kevin Hollinrake ondan imzasını geri çekmesini istedi.
Hollinrake, Britanya'da antisemitizm tartışmalarının yükseldiği bir dönemde bu tür bir girişimin toplumsal kutuplaşmayı büyüteceğini savundu. Buna karşılık Yeşiller Partisi sözcüsü, İsrail ordusunun savaş suçlarıyla suçlandığını ve Britanya hükümetinin bu iddialarla bağlantılı vatandaşlara karşı sert önlem alması gerektiğini söyleyerek geri adım atmadı.
Çağrı, Britanya'da Filistin, İsrail ve vatandaşlık hakları ekseninde süren tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bir yanda güvenlik ve hesap verebilirlik vurgusu öne çıkarken, diğer yanda toplu fişleme ve ayrımcılık eleştirileri güç kazandı.