AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, salı günü Ankara’da düzenlenen parti toplantısının ardından yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun azalan desteği nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtlığını seçim kampanyasında kullanmaya çalıştığını söyledi. Çelik, İsrail’den Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamaların değer taşımadığını savundu.
Gazze’de ateşkesin ikinci aşaması
Çelik, İsrail yönetiminin Gazze’de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçişi engellemeye çalıştığını öne sürdü. Hamas’ın ikinci aşamaya geçişi kabul ettiğini belirten Çelik, İsrail’in yeterli insani yardımın Gazze’ye ulaşmasını da engellediğini söyledi.
İsrail’in saldırıları nedeniyle Filistinlilerin hayatını kaybetmeye devam ettiğini belirten Çelik, Batı Şeria’da da yeni adımlar atıldığını ifade etti. İsrail’in yerleşim olarak tanımladığı bölgeler için "yağma ve işgal bölgeleri" ifadesini kullanan Çelik, Filistinlilerin topraklarına el koyan kişilerin "yerleşimci" olarak adlandırılmasını doğru bulmadığını söyledi.
Türkiye’nin Batı Şeria’daki Filistin topraklarına yönelik girişimlere karşı elinden geleni yaptığını belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda yoğun diplomatik girişim yürüttüğünü kaydetti. Çelik, Netanyahu’nun siyasi zemini zayıfladıkça seçim kampanyasını Erdoğan karşıtlığı üzerine kurmaya çalıştığını söyledi.
Mekke ortak savunma anlaşması
Çelik, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Mekke ortak savunma anlaşmasının, Meclis onayı ve anayasal süreçler çerçevesinde Türkiye tarafından uygulanacağını belirtti. Anlaşma hakkında provokasyon ve yanlış bilgilendirme yapıldığını savunan Çelik, bazı kesimlerin bunun NATO’nun alternatifi olup olmadığını sorguladığını aktardı.
Anlaşmanın NATO’nun alternatifi olmadığını vurgulayan Çelik, Mekke ortak savunma anlaşmasını uluslararası güvenlik yapısını tamamlayan bir mekanizma olarak niteledi. Çelik, anlaşmanın Doğu Akdeniz’den Kızıldeniz ve Körfez’e uzanan bölgede caydırıcılığı güçlendirme, barış ve istikrarı destekleme hedefi taşıdığını söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos’ta Mekke ortak savunma anlaşmasını imzalamıştı. Anlaşma, üç ülkenin güvenliğini ortak caydırıcılık ve savunma yoluyla güçlendirmeyi amaçlıyor.
Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar
Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları da değerlendiren Çelik, Türkiye’nin bu saldırıları kesin biçimde kınadığını söyledi. Mekke-i Mükerreme’yi hedef alan saldırıların hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirten Çelik, Riyad, Doğu Bölgesi, Necran, Abha ve Hamis Muşait’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının Suudi Arabistan’ın yanı sıra bölgesel güvenliği de tehdit ettiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı’ndaki istikrarsızlığın Bab el Mendeb Boğazı hakkında yürütülen tartışmalarla eş zamanlı sürmesinin bölgesel güvenliğin ötesinde dünya barışı açısından da ağır sonuçlar doğurabilecek bir senaryoya yol açabileceği uyarısında bulunan Çelik, Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanması ve bölge ülkelerini hedef alan saldırıların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
Çelik’in açıklamasında, Husilerin temmuzdan bu yana Suudi Arabistan’a yönelik askeri faaliyetlerini artırdığı ve Yemen’de Husiler ile hükümet güçleri arasındaki çatışmaların sürdüğü belirtildi. Ekim ayındaki saldırıların Riyad, Abha, Cizan, Necran ve Dammam’daki havalimanlarının yanı sıra petrol tesisleri ve askeri noktaları da hedef aldığı aktarıldı.
Suudi Arabistan, Mart 2015’ten bu yana Yemen hükümetini destekleyen askeri koalisyona liderlik ediyor. Husiler ise Eylül 2014’ten bu yana başkent Sana’nın ve ülkenin çeşitli bölgelerinin kontrolünü elinde tutuyor.