Çin, yabancı yaptırımlara ve ihracat kontrollerine karşı misilleme araçlarını genişleterek çok uluslu şirketleri Pekin, Washington ve Brüksel arasındaki karşılıklı cezalandırıcı önlemlerin ortasında bıraktı.
Mart ayından bu yana Pekin, tedarik zinciri güvenliğini tehdit ettiği değerlendirilen veya "uygunsuz sınır ötesi yargı yetkisi" kapsamında yaptırım uygulayan yabancı kuruluşlara misilleme yapma yetkisini genişleten iki yeni düzenlemeyi yürürlüğe koydu.
Yeni Düzenlemeler
Mart ayında kabul edilen 834 sayılı Devlet Konseyi Kararnamesi, Çin'in sanayi veya tedarik zincirlerini "bozan, baltalayan veya ayrımcılık yapan" şirketlere ceza öngörüyor. Nisan ayında kabul edilen 835 sayılı Kararname ise "uygunsuz sınır ötesi yargı yetkisi" kapsamında önlem uygulayan firmalara para cezası, vize iptali, mal varlığının dondurulması, yatırım kısıtlamaları ve Çin'den mal ithalat veya ihracatına sınırlama gibi yaptırımlar getiriyor.
Henüz taslak halinde olan üçüncü bir yasa ise, Çinli savcıların "ülkenin ulusal çıkarlarına veya toplumsal kamu yararına zarar veren yasa dışı eylemlerde bulunan" yabancı kuruluşlar ve bireyler aleyhine dava açmasına imkan tanıyacak. Haziran ayında duyurulan bu adım, Çin'in kamu yararı davaları yasasını güçlendirme çabasının bir parçası.
Uzmanlar Ne Diyor?
Uluslararası hukuk firması White & Case'in Hong Kong ortağı James Hsiao, Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, şirketlerin birbiriyle çelişen kurallara nasıl uyum sağlayacakları konusunda endişeli olduğunu söyledi. Hsiao, "Bazı şirketler, özellikle potansiyel olarak çatışan yasal yükümlülüklerle karşı karşıya kaldıklarında, bu önlemlerin sıradan ticari işlemleri etkileyebileceğine dair endişelerini dile getirdi" dedi.
Hsiao, bir şirketin ABD veya AB yaptırım kuralları gereği bir karşı tarafla ilişkilerini kısıtlaması gerekirken, aynı zamanda bu eylemin Çin'in karşı önlemleri kapsamında risk oluşturup oluşturmayacağını da değerlendirmek zorunda kalabileceğini belirtti.
Yale Jackson Küresel İlişkiler Okulu'ndan kıdemli araştırmacı Hanscom Smith, genişletilen düzenlemelerin gelecekte olacakların bir işareti olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Smith, Al Jazeera'ya yaptığı değerlendirmede, "Çin gibi 'hukukla yönetilen' bir sistemde düzenlemeler bir tür sinyal verme aracıdır ve mutlaka tek tip uygulanmayacaktır" ifadelerini kullandı. Smith, yeni önlemlerin Çin'de iş yapan yabancı şirketler için düzenleyici karmaşıklığı artırdığını da sözlerine ekledi.
Pekin merkezli danışmanlık firması Trivium China'nın direktörü Even Pay ise Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, "2020'den önce Pekin'in yerleşik yaptırım listeleri veya engelleme yasaları yoktu; bu da ellerindeki tek misilleme önleminin sert ifadeli açıklamalar ve çeşitli ticaret aksaklıkları olduğu anlamına geliyordu" dedi. Pay, karşı yaptırım önlemlerinin çok daha doğrudan bir kısasa kısas yanıtına imkan tanıdığını ve Pekin'in bunu tercih ettiğini belirtti. Trivium China, Mart ayında yayımladığı araştırma notunda yabancı şirketlerin "Amerikan kayası ile Çin sert zemini arasında" sıkışacağını ifade etti.
ABD ve AB'nin Baskıları
ABD, Çin'in yapay zekada kullanılan üst düzey yarı iletkenler de dahil olmak üzere ileri teknolojilere erişimini engellemeye çalışırken, Amerikan şirketlerinin Çin ordusuyla bağlantılı kuruluşlarla iş yapmasını kısıtladı. AB ise Çinli kuruluşları Sincan'da insan hakları ihlalleri ve Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına destek vermekle suçlayarak yaptırım uyguladı. Birlik ayrıca Çinli şirketlere haksız ticaret uygulamaları nedeniyle çok sayıda soruşturma başlattı.
Pekin'den İlk Adımlar
Mayıs ayında Pekin, İran petrolü satın aldıkları gerekçesiyle ABD yaptırımlarına maruz kalan Çinli "çaydanlık" petrol rafinerilerine yönelik yaptırımlara uyma yasağı getirmek için 2021 tarihli "engelleme yasasını" ilk kez devreye soktu. Aynı ay Adalet Bakanlığı, Avrupa'da yan kuruluşları bulunan Çinli güvenlik ekipmanı şirketi Nuctech hakkındaki AB soruşturmasının "uygunsuz sınır ötesi yargı yetkisi" kapsamına girdiğine karar vermek için 835 sayılı Kararname'ye başvurdu. Bakanlık sözcüsü, bu karar doğrultusunda hiçbir kuruluş veya bireyin AB soruşturmasına yardımcı olamayacağını açıkladı.
Çin'in Washington Büyükelçiliği ve Brüksel Misyonu, Al Jazeera'nın yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. Ticaret Bakanlığı daha önce yaptırım karşıtı yasaların Çin'in "ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını" koruduğunu ve "Çin vatandaşlarının, tüzel kişilerinin ve diğer kuruluşlarının meşru hak ve çıkarlarını" güvence altına aldığını belirtmişti.