ABD ile İran arasında yeniden alevlenen çatışmalar, küresel enerji piyasalarının en kritik darboğazlarından Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse sıfırladı. Lloyd's List Intelligence'ın verilerine göre, Salı gününden bu yana ABD koordineli rotayı kullanan hiçbir büyük gemi bölgeden geçiş yapmadı.
Denizcilik veri şirketi, "Lloyd's List Intelligence verileri, 10. 000 dwt'nin üzerindeki gemilerin 7 Temmuz'dan beri AIS sinyali ile sözde Güney Karayolu'ndan geçmediğini gösteriyor; en az iki geminin ise sistem kapalı şekilde geçtiği tahmin ediliyor" açıklamasını yaptı.
Günlük geçişler 130'dan 5'e düştü
Deniz istihbarat platformu Windward, Perşembe sabahı itibarıyla boğazdan yalnızca 5 geminin izlenebildiğini, oysa çatışmalar başlamadan önce günlük ortalama 130 geminin geçtiğini bildirdi. İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) da, mevcut trafik seviyesinin denizcilik şirketlerinin "temkinli duruşunu" yansıttığını ve "yükselen tehdit ortamına" işaret ettiğini duyurdu.
"İran bölgedeki tüm deniz taşımacılığını riske atıyor"
Yokosuka Asya Pasifik Araştırmaları Konseyi İcra Direktörü John Bradford, Al Jazeera'ya yaptığı değerlendirmede, "İran'ın Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi'ndeki gemileri vurma kapasitesi, bölgedeki tüm deniz taşımacılığını riske atıyor" dedi ve kriz uzadıkça taşımacılığın diğer liman ve rotalara kayabileceği uyarısında bulundu.
Karşılıklı saldırılar ve çelişkili açıklamalar
İran, Perşembe günü ülkenin güneyinde çok sayıda patlama meydana geldiğini bildirdi. Ancak ABD'li bir yetkili Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, bu saldırıların arkasında ABD güçlerinin olmadığını söyledi; patlamaları henüz hiçbir ülke veya grup üstlenmedi. Buna karşılık İranlı yetkililer ve medya, Washington'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere düzenlenen saldırılara misilleme olarak başlattığı operasyonlara yanıt vermek amacıyla Tahran güçlerinin Bahreyn, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Irak'taki ABD askeri varlıklarına saldırdığını öne sürdü.
Petrol fiyatları şimdilik sakin, ancak yükseliş bekleniyor
Bölgedeki çalkantıya rağmen petrol fiyatları Cuma günü büyük ölçüde sabit kaldı. Brent ham petrolünün varil fiyatı, GMT 02. 30 itibarıyla 76,37 dolardan işlem gördü; geçen haftaya kıyasla 4 doların üzerinde artış kaydetti. TD Securities Emtia Stratejisi Küresel Başkanı Bart Melek, fiyatlardaki göreli istikrarın piyasanın Orta Doğu'da durumun sakinleşeceğine olan güvenini yansıttığını, ancak önümüzdeki haftalarda rezervlerin azalmasıyla yukarı yönlü baskının artacağını belirtti. Melek, "Bu doğrultuda yaz aylarına doğru Brent'in 10-15 dolar yükseleceğini öngörüyoruz" dedi.
Sparta Commodities Kıdemli Petrol Analisti June Goh ise en büyük fiyat baskısını ham petrolden ziyade rafine ürünlerin, özellikle de dizelin gördüğünü ifade etti. Goh, "Dizel, hem Orta Doğu rafinerilerindeki arz kaybından hem de Rus rafinerilerinin sürekli insansız hava aracı saldırılarına uğramasından etkileniyor ve fiyatlar mevsim normallerinin çok üzerine çıkmış durumda" diye konuştu.
Asya piyasaları yükselişte
ABD borsalarındaki yüzde 0,8'lik artışın ardından Asya hisse senedi piyasaları Cuma günü pozitif açılış yaptı. Tokyo Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Seul Kospi endeksi yüzde 3,6 ve Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 1,4 değer kazandı.