Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerdeki Müslüman Diasporası Birinci Forumu'nda konuştu. Salı günü gerçekleştirilen forum, "Köklerden Yeni Yollara" temasıyla toplandı.
Yılmaz, İsrail hükümetinin politikalarına karşı çıkan Yahudiler de dahil olmak üzere herkesi zor durumda ve zan altında bırakan tarafın Netanyahu hükümeti olduğunu söyledi.
Müslüman topluluklar için dayanışma çağrısı
Yılmaz, Müslüman diasporalarla ilgili yaklaşımın kardeşlik ve dayanışma temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın, toplulukların kimliklerini korurken yaşadıkları toplumlara katkı sunmalarını sağlaması gerektiğini ifade etti.
Dünyadaki Müslümanların sayısının 2 milyarı aştığını söyleyen Yılmaz, bu nüfusun yarıdan fazlasının 25 yaşın altında olduğunu kaydetti. İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin 60 milyondan fazla vatandaşının farklı kıtalara yayılan geniş bir diaspora ağı oluşturduğunu belirtti.
Gazze ve Filistin vurgusu
Gazze'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Yılmaz, Netanyahu hükümetinin soykırım suçlamasıyla uluslararası mahkemelerde yargılandığını söyledi. Birleşmiş Milletlerin kararlarını uygulayamamasının, uluslararası hukukun zayıflatılmasının ve suç işleyenlerin korunmasının küresel sistemin adalet üretme kapasitesindeki zayıflığı gösterdiğini ifade etti.
Türkiye'nin Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı ve uluslararası platformlarda Filistin davasını savunmayı sürdüreceğini belirten Yılmaz, Müslüman diasporalarına Gazze'nin sesini kamuoyuna ve karar vericilere ulaştırma çağrısı yaptı. Filistinlilerle dayanışmanın daha etkili ve açık bir eyleme dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
İslamofobiye karşı ortak tutum çağrısı
Yılmaz, camilere ve Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılarla nefret söylemleri ve ayrımcı uygulamaların, İslam karşıtlığının bireysel önyargıların ötesine geçerek siyaset, medya ve kamusal yaşamı etkileyen yapısal bir tehdide dönüştüğünü gösterdiğini belirtti.
İfade özgürlüğünün nefret söylemi yayma veya kutsallara hakaret etme özgürlüğü anlamına gelmediğini vurgulayan Yılmaz, İsrail hükümetinin uygulamalarına yönelik eleştirileri susturmak için "antisemitizm" suçlamasının kullanılmasına karşı çıktı. Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk medeniyetinin geçmişte antisemitik olmadığını, gelecekte de olmayacağını söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleriyle Müslüman diaspora kurumları arasında sürekli iletişim kurulması gerektiğini belirten Yılmaz, İslamofobiye yönelik dağınık tepkilerin ortak bir tutuma dönüştürülmesini ve Müslümanların hak mücadelesinin güçlendirilmesini istedi.
Yılmaz, forumda kabul edilmesi planlanan "Müslüman Diasporalar Bildirisi"nin toplulukların haklarını korumak, İslamofobiyle mücadele etmek ve ekonomik ve sosyal imkanlarını geliştirmek için bir yol haritası oluşturmasını umduğunu dile getirdi.
Ersoy: Gazze ortak vicdan için sınav
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiğini söylediği soykırımın, dünyanın gözü önünde ortak insanlık vicdanı ve adalet duygusu için büyük bir sınav oluşturduğunu belirtti.
Ersoy, Gazze'nin İslam ülkeleri ve diasporaları için birbirlerini daha yakından tanıma ve kültür, dil, üretim ve tüketim başta olmak üzere farklı alanlarda ortak hareket etme kapasitesini güçlendirme konusunda önemli bir hatırlatma olması gerektiğini söyledi.
Müslüman diasporaların dünyaya Filistin mücadelesini anlatmada merkezi bir rol üstlendiğini belirten Ersoy, Filistin'e destek veren tutumları takdir ettiğini ifade etti. Dünyanın farklı bölgelerine yayılan milyonlarca Müslümanın kültürel ve tarihsel köklerini korurken yaşadıkları toplumların değerleriyle de etkileşim kurduğunu kaydetti.
Ersoy, Müslüman diasporaların ortak değerler ve kültürel bağlar etrafında birleşmesinin onları küresel ölçekte etkili bir yumuşak güce dönüştürebileceğini söyledi. Diasporaların ekonomi, bilim, sanat, girişimcilik ve kamu hizmetlerine katkı sunduğunu belirtti.