Türkiye genelinde zorunlu deprem sigortası bulunan konutların oranı yüzde 58 seviyesinde bulunuyor. DASK verilerine göre poliçe düzenlenen toplam konut sayısı 11 milyon 700 bin 223'e ulaştı.
Marmara Bölgesi ilk sırada
Sigortalılık oranı bölgelere göre değişiklik gösteriyor. Marmara Bölgesi yüzde 65 ile ilk sırada yer alırken bu bölgeyi yüzde 64 ile Doğu Anadolu, yüzde 63 ile Güneydoğu Anadolu, yüzde 59 ile Ege ve Akdeniz ile yüzde 51 ile İç Anadolu izliyor.
Karadeniz Bölgesi ise yüzde 45 ile en düşük zorunlu deprem sigortalılık oranına sahip bölge oldu. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, oranların deprem bilinci ve sarsıntıların sıklığıyla bağlantılı olduğunu belirtti.
25 yılı aşkın sürede 1397 hasar yapıcı deprem
Marmara Depremi'nin ardından 2000 yılında kurulan DASK, zorunlu deprem sigortasının uygulanması ve yönetilmesinden sorumlu kamu kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. DASK poliçesi, konutları depremin yanı sıra doğrudan neden olduğu yangın, infilak, yer kayması ve tsunami gibi afetlere karşı teminat altına alıyor.
DASK'ın faaliyete başladığı 2000 yılından bu yana Türkiye genelinde 1397 hasar yapıcı deprem meydana geldi. Bu depremlerle ilgili toplam 867 bin 275 ihbar alındı.
En fazla deprem 175 sarsıntıyla 2020'de yaşandı. 2021'de 123 deprem kaydedilirken en fazla ihbar 653 bin 81 ile 2023'te alındı; 2020, 76 bin 431 ihbarla ikinci sırada yer aldı.
Kahramanmaraş depremlerinde 39 milyar lira ödeme
Demirkan, DASK'ın faaliyet dönemindeki en büyük depremlerin 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler olduğunu söyledi. Bu depremlerde DASK'ın 9 ay içinde 540 bin hasar dosyasını işleme aldığını ve 39 milyar lira hasar ödemesi yaptığını belirtti.
Demirkan, Kahramanmaraş depremlerindeki toplam finansal zararın 104 milyar dolar olduğunu, bunun yaklaşık 5,5 milyar dolarlık bölümünün sigorta sektörü tarafından karşılandığını ifade etti. DASK'ın kapasitesi çerçevesindeki ödemenin ise 1,6 milyar dolar olduğunu kaydetti.
Hedef yüzde 100 sigortalılık
Mevcut yüzde 58'lik oranı yeterli bulmadıklarını belirten Demirkan, hedeflerinin yüzde 100 sigortalılık olduğunu açıkladı. Sigortalılık oranının artırılmasıyla olası büyük bir deprem sonrasında yurt dışı piyasalardan Türkiye'ye daha fazla finansman sağlanabileceğini ve büyüyen sigorta havuzunun daha geniş bir güvence sunabileceğini söyledi.
Demirkan, depremlerin daha seyrek yaşandığı Konya ve Karadeniz gibi bölgelerde poliçe yaptırma eğiliminin düşük olduğunu veya poliçelerin sonraki yıl yenilenmediğini dile getirdi. DASK'ın sel, dolu ve yangın gibi her yıl yaşanan doğal afetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören Zorunlu Afet Sigortası Kanunu'nun önemine işaret etti.
DASK'ta yapay zeka çalışmaları
DASK, deprem bilincini artırmak ve poliçe sayısını yükseltmek amacıyla acenteler, sigorta şirketleri, bölge ofisleri ve DASK tırı aracılığıyla çalışmalar yürütüyor. Kurum, gelecek beş yıla ilişkin projeksiyonunu da hazırladı.
Demirkan, yapay zekanın üretim ve hasar süreçlerine entegre edilmesi için pilot projelerin sürdüğünü belirtti. Bu çalışmalarla olası depremlerde hasar ödemelerinin daha hızlı, etkili ve doğru yapılması; sigorta ürünlerine erişimin de kolaylaştırılması hedefleniyor.
Poliçelerin düzenli yenilenmesi çağrısı
Demirkan, DASK'ın olası bir Marmara depremini karşılayabilecek kapasitede olduğunu söyledi. Poliçelerde teminat tutarının her ay enflasyon oranında artırıldığını belirten Demirkan, sigortası bulunmayan vatandaşlara poliçe yaptırmaları ve mevcut poliçelerini ara vermeden yenilemeleri çağrısında bulundu.
Demirkan ayrıca Türkiye'de aktif fay sayısına ilişkin yeni değerlendirmelere dikkat çekerek deprem riskinin her zaman bulunduğunu ifade etti. Hasar meydana geldikten sonra sigorta yaptırmanın mümkün olmadığını belirten Demirkan, poliçelerin düzenli ve sürekli yenilenmesi gerektiğini vurguladı.