Edirne’de düzenlenen Beyin Sağlığı ve Alzheimer’dan Korunma panelinde uzmanlar, hastalıktan korunmada yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğuna dikkat çekti. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve sosyal yaşamın beyin sağlığını desteklediği vurgulandı.
Panelde konuşan Tatlıdede, obezite, diyabet ve insülin direncinin Alzheimer açısından önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Tatlıdede, yalnızlık hissinin de ciddi bir etken olduğunu belirterek bunun Alzheimer riskini yaklaşık yüzde 40 artırdığını ifade etti.
Yaşam tarzı beyni koruyor
Tatlıdede, iyi yaşlanmanın büyük ölçüde bireylerin günlük tercihlerine bağlı olduğunu anlattı. Sosyalleşmenin, yeni beceriler edinmenin ve zihni aktif tutmanın koruyucu etkileri olduğunu dile getirdi.
Dayanıklılık egzersizleri, koordinasyon çalışmaları, yeni bir dil öğrenmek, dans etmek ya da bir enstrüman çalmak gibi faaliyetlerin de beyni güçlendirdiğini aktardı. İlgilenilen alanlarda gelişmenin, seyahat etmenin, müzik dinlemenin ve teknolojiyi kullanmanın zihinsel faaliyetleri desteklediği belirtildi.
Fiziksel aktivite ve zihinsel işlev ilişkisi
Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burcu Ersöz Hüseyinsinoğlu, sağlıklı kas yapısının sağlıklı zihinsel işleve doğrudan bağlı olduğunu söyledi. Düzenli fiziksel aktivitenin hem hastaneye başvuru hem de ilaç kullanım ihtiyacını azaltabildiğini ifade etti.
Hüseyinsinoğlu, aktif yaşam tarzının birçok sistemik hastalığın yanında Alzheimer tipi demans riskini de düşürebildiğini kaydetti. Böylece fiziksel hareketin yalnızca beden sağlığı için değil, beyin sağlığı için de önemli olduğu mesajı öne çıktı.
Yaşlı nüfus artıyor, risk de yükseliyor
Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Zeynep Tüfekçioğlu Korkmaz ise Türkiye’de yaşlı nüfusun arttığını ve bunun Alzheimer vakalarında yükseliş beklentisini beraberinde getirdiğini söyledi. Korkmaz, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerindeki kişilerden oluştuğunu belirtti.
Korkmaz, yaşın Alzheimer için en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu, ancak bunun her yaşlı bireyin hastalığa yakalanacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Hastalığın görülme riskinin yaşla birlikte artmasına karşın, yaşam biçiminin koruyucu rol oynayabildiği mesajı panelin ana başlıkları arasında yer aldı.
Korkmaz ayrıca, Alzheimer hastalığının erken evresinde kullanılan bazı ilaçların yakın dönemde Türkiye’de de kullanıma sunulmasının beklendiğini söyledi. Damar yoluyla uygulanan bu tedavilerin hastalığın ilerlemesini yaklaşık yüzde 30 oranında yavaşlattığını ifade etti.