Hemen herkesin zaman zaman yaşadığı mide ekşimesi ve reflü hissi, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkıyor. Araştırmalara göre her 5 Amerikalıdan 1'i bu belirtileri haftada en az iki kez deneyimliyor.
Amerikan Gastroenteroloji Derneği sözcüsü ve gastroenterolog Dr. Nis Bertha Toriz, reçeteli ya da reçetesiz ilaçların reflü ve yanma şikayetlerine yardımcı olabildiğini ancak kişilerin tedavilere verdiği yanıtların farklılaştığını söylüyor. Dernek, tanı ve tedavinin bireyin kilosu, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve hatta gevşeme yöntemleri göz önüne alınarak kişiye özel planlanmasını öneriyor.
Reflü ve mide yanmasını tetikleyen unsurlar kişiden kişiye değişmekle birlikte en yaygın tetikleyiciler arasında kahve, çikolata, nane, turunçgiller, sarımsak, gazlı içecekler, baharatlı ve yağlı yiyecekler ile alkol sayılıyor. Fast food ve kızartmalar da bazı kişilerde reflüye yol açan etkenler arasında yer alıyor.
Çoğu çalışma kaçınılması gereken besinlere odaklanırken, bazı gıdaların da durumu iyileştirmeye katkı sunabileceği belirtiliyor. İşte uzmanların altını çizdiği dört besin grubu:
Liften zengin besinler
Araştırmalar, diyetiyle yüksek miktarda lif alan kişilerde reflü görülme oranının daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Tam tahıllar, baklagiller, yulaf ve kahverengi pirinç gibi gıdalar bu grubun öne çıkan örnekleri. Yetişkin bir bireyin günde 25 ila 34 gram lif alması tavsiye ediliyor.
Beslenme Bilimleri Akademisi sözcüsü ve klinik diyetisyen Amy Braganini, lifin faydasını iki şekilde açıklıyor: Lifin tokluk hissi vererek kilo alımını önlemeye yardımcı olması ve bağırsaktaki yararlı bakterileri beslemesi. Braganini, karın bölgesindeki fazla kilonun alt yemek borusu sfinkterine baskı yaparak reflü riskini artırdığını vurguluyor.
Dr. Nis Bertha Toriz ise lif tüketimi ile reflü semptomlarının düzelmesi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtmekle birlikte, lif açısından zengin bir diyetin sağlıklı bir seçenek olduğunu ve sonuçlarını görmek için denenebileceğini ifade ediyor.
Alkali besinler
Son dönemde "alkali" olarak nitelendirilen gıdaları daha fazla tüketmenin mide asidini dengeleyerek reflüyü azaltmaya yardımcı olup olmayacağı merak konusu. Dr. Toriz, bu konuda ön araştırmaların sebzeler, patates, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler, tohumlar ve turunçgil olmayan meyveler gibi gıdalardan fayda sağlanabileceğine işaret ettiğini söylüyor. Turunçgiller daha yüksek asit içerdiği için önerilmiyor.
Amy Braganini de kavun, karnabahar ve rezene gibi seçeneklerin iyi alternatifler olduğunu ekliyor. Bu besinlerin doğrudan reflüye karşı etkisini kanıtlayan araştırmaların henüz güçlü olmadığını kabul eden Braganini, buna rağmen pek çok açıdan faydalı oldukları için denenmelerinde bir sakınca bulunmadığını dile getiriyor.
Süt ve yoğurt
Braganini, süt ve süt ürünlerinin reflü sırasında ağız ve boğazda yatıştırıcı bir etki oluşturduğunu belirtiyor. Yoğurtta bulunan probiyotiklerin de reflüyü sakinleştirmeye yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Dr. Toriz ise bazı kişilerde yüksek yağlı yiyeceklerin reflüyü tetikleyebileceği uyarısıyla, az yağlı veya yağsız ürünlerin tercih edilmesini tavsiye ediyor. Tam yağlı sütün rahatsızlığa yol açtığını fark edenlerin daha hafif alternatiflere yönelebileceğini, laktoz hassasiyeti ya da alerjisi olanların ise laktozsuz ürünleri kullanabileceğini ekliyor.
Su yönünden zengin gıdalar
Bol su içmek mide yanmasıyla başa çıkmada önemli bir destek sağlıyor. Dr. Toriz, suyun midedeki asidi nötrleştirmediğini ancak asidin yemek borusundan uzaklaştırılmasına katkıda bulunduğunu açıklıyor.
Salatalık, marul ve karpuz gibi su oranı yüksek besinler de aynı mekanizmayla fayda sunuyor. Amy Braganini, bu tür gıdaların düşük kalorili olmaları sayesinde hem tokluk hissi vererek sağlıklı bir kilonun korunmasına destek olduğunu hem de reflü riskini azalttığını belirtiyor.
Ne zaman doktora başvurmalı?
Uzmanlar, özellikle aşağıdaki belirtilerin eşlik ettiği durumlarda tıbbi yardım alınması gerektiğini vurguluyor:
- Yemeğin göğüs bölgesinde takılı kalması hissi
- Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
- İnatçı kusma
- Kanlı kusma
- Kırmızı veya siyah renkte dışkı
Şikayetler konusunda erken dönemde aile hekimine danışmanın etkili tedaviye daha çabuk ulaşmayı sağlayacağı, çünkü yalnızca diyet değişikliklerinin her zaman yeterli olmayabileceği hatırlatılıyor. Hekime belirtilerin ve reflüyü tetikleyen durumların aktarılması doğru tanı ve ilaç düzenlemesi için önem taşıyor; gerek görüldüğünde ileri tetkikler istenebiliyor. Diyetisyen desteğinin de faydalı besinleri artırıp reflüye yol açabilecek gıdaları sınırlandırmada yardımcı olabileceği belirtiliyor.