Fransa’da okullardaki koşullara tepki olarak eylül ayında liselerde başlayan öğrenci hareketi, cumartesi günü hayat pahalılığına karşı ülke çapında düzenlenen gösterilerle birleşti. Sarı Yelekliler ve sendikaların da destek verdiği eylemler Paris, Limoges, Lyon, Marsilya, Bordeaux ve Lille başta olmak üzere birçok kentte polisle çatışmaya, kundaklamaya ve yağmaya dönüştü.
Fransa’nın en büyük sendikası CGT, gösterilere yaklaşık 800 bin kişinin katıldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı ise katılımcı sayısını 550 bin olarak verdi. Bakanlığın akşam saatlerinde açıkladığı bilgiye göre ülke genelinde yaklaşık 400 kişi gözaltına alındı.
Limoges’ta 143 yıllık belediye binası yandı
Günün en ağır tablosu Limoges’ta yaşandı. Görgü tanıklarının anlattığına göre maskeli göstericiler önce belediye binasının önündeki bir polis aracını ateşe verdi, ardından camları kırarak binaya girdi ve yangın çıkardı. Alevler kısa sürede tarihi binanın çatısını sardı.
Limoges’un bağlı olduğu Haute-Vienne’in Valisi Maurice Barate, batı kanadı dışında çatının alt katların üzerine çöktüğünü ve dış cephenin üçte ikisinin yok olduğunu söyledi. Barate, 143 yıllık binanın büyük ölçüde kaybedildiğini belirterek yangını “miras açısından bir felaket” ve “holiganların kasıtlı eylemi” olarak nitelendirdi. Kent merkezinde bazı mağazalar da yağmalandı.
Paris’te Elysee Sarayı yakınında çatışma
Başkent Paris’te göstericilerle polis arasında Elysee Sarayı’nın yakınında çatışmalar çıktı. Cumhurbaşkanlığı ofislerine yaklaşık 400 metre uzaklıktaki Cambacérès Sokağı taşlarla doldu, bir otomobil ters çevrildi. Le Parisien muhabiri yaşananları “kent gerillası” sahneleri olarak tanımladı. Kentin farklı noktalarında göstericiler polis araçlarını hedef aldı.
Göstericiler, Paris’in 10. bölgesinin belediye binasına da zorla girdi. Binada meme kanserine dikkat çekmek için düzenlenen “Pembe Ekim” etkinliğinde bulunan yaklaşık 100 kişi bir süre içeride mahsur kaldı. Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire vandallığı kınadı, göstericilerin “büyük çoğunluğunun” barışçıl şekilde yürüdüğünü vurguladı ve “Bütün sokaklar harap edildi” dedi.
Akşam saatlerinde bir grup gösterici, Paris’teki yaldızlı Jeanne d’Arc heykeline tırmandı. Meydanda toplanan kalabalık, heykelin üzerine çıkan göstericileri cep telefonlarıyla görüntüledi.
Bazı göstericiler ise Fransız Devrimi sırasında giyotinle idam edilen Kral 16. Louis’ye gönderme yaparak Macron’a seslendi. Kalabalık, “Kralın kafasını keselim. Macron, yeniden başlayacağız” diye slogan attı.
Marsilya’da Fnac mağazası yağmalandı
Marsilya’da onlarca mağaza yağmalandı, bir spor ayakkabı mağazasında yangın çıktı. Kentte görüntülenen bir videoda, Fnac mağazasına giren kalabalığın telefon, oyun konsolu ve kulaklık gibi ürünleri kucaklayarak dışarı taşıdığı görüldü.
Yağma yalnızca elektronik mağazalarıyla sınırlı kalmadı. Başka bir görüntüde, kapüşonlu ve yüzleri maskeli kalabalığın bir Louis Vuitton mağazasının kapısını zorlayarak içeri girdiği görüldü.
Lyon’da bir turizm ofisi ateşe verildi. Bordeaux’da Gironde Valisi’nin resmî konutu basıldı ve polisin özel müdahale birimi RAID bölgeye sevk edildi. Lille’de göstericiler belediye binasına zorla girdi. Saint-Étienne’de ise bir göstericinin, polisin kalabalığı dağıtmak için kullandığı bir el bombası nedeniyle elini kaybettiği bildirildi.
Birçok kentte göstericilerle polis arasında saatlerce arbede yaşandı. Polis, taş ve şişe atan gruplara biber gazıyla karşılık verdi; sokaklar enkaz ve dumanla doldu.
Gösteriler sırasında itfaiye ekipleri de hedef alındı. Bir görüntüde, itfaiyecilere saldıran bir kişinin bu kez diğer göstericiler tarafından yere düşürülerek darbedildiği görüldü.
Macron: “Cumhuriyetimizde şiddete yer yok”
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron akşam yaptığı açıklamada, “Kırıp dökenler, valilikleri ve ticari işletmeleri hedef alan saldırılar düzenleyenler, belediyelerimizi yağmalayanlar yargılanacak ve cezalandırılacak” dedi. Macron, “Kaos tohumları ekenlere, kurumlarımızı yıkmaktan başka bir şey istemeyenlere karşı hep birlikte kenetleneceğiz. Cumhuriyetimizde şiddete yer yok” ifadelerini kullandı.

Başbakan Sébastien Lecornu ise şiddeti “aşırı sol grupların” birçok kentte organize ettiğini öne sürdü ve polisin “son derece yoğun bir şiddetle” karşı karşıya kaldığını söyledi. Lecornu, yaşananların cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bir “ısınma turu” olarak kullanılmasına karşı uyardı ve “Yıldırılmayacağız” dedi.
Hareket eylülde liselerde başladı
Protestolar, eylül ortasında öğretmenlerin kaynak ve personel eksikliğine karşı yaptığı grevin ardından Paris’in banliyösü Créteil’deki bir lisede başladı. Öğrenciler öğretmen açığına, 32 ila 35 kişilik kalabalık sınıflara, bakımsız okul binalarına, yaz sıcaklarında 40 dereceyi bulan dersliklere ve üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup’un yarattığı baskıya tepki gösteriyor. Sendikalar sorunun kaynağı olarak bütçe kesintilerini ve okul kapanmalarını gösteriyor.
Okul girişlerini kapatan eylemler kısa sürede ülke geneline yayıldı, ekim başında üniversite öğrencileri de harekete katıldı. Adalet Bakanlığı verilerine göre 6 Ekim itibarıyla 5 binden fazla kişi gözaltına alındı ve bunların yüzde 87’si reşit değildi. Lens’te 15 yaşındaki bir çocuğun polis bombası nedeniyle elini kaybetmesinin ardından hükümet şok bombası kullanımını askıya aldı. Lecornu, bakanlarından ekim sonuna kadar ilk çözüm önerilerini hazırlamalarını istemişti.
Fransa’daki hareket sınır ötesine de yansıdı. Cumartesi günü İtalya’nın Milano kentinde polis göstericilere biber gazıyla müdahale etti, Belçika’nın başkenti Brüksel’de de çatışmalar yaşandı. BM daha önce Fransa’daki şiddetten duyduğu endişeyi dile getirmişti.