Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. İkili, iki ülke arasındaki ilişkileri stratejik düzeye taşıma kararı aldıklarını ve ekonomiden savunmaya birçok alanda iş birliğini artıracak adımları duyurdu.
Venezuela’daki Deprem İçin Taziye ve Yardım
Bakan Fidan, Venezuela’da meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, her türlü yardımın yapılması talimatını verdiğini aktaran Fidan, ilgili birimlerin gerekli hazırlıkları tamamlayarak Venezuela’ya hareket ettiğini söyledi.
Türkiye-Kanada İlişkilerinde Yeni Dönem
Fidan, Kanadalı mevkidaşının mart ayında Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlatarak iki ülke arasında dinamik ilişkiler sürdüğünü ancak NATO üyesi olmalarına rağmen mevcut potansiyelin tam olarak kullanılamadığını dile getirdi. "Bugün iki büyük ülke olarak potansiyelimizi daha ileri taşıma konusunda kararlıyız" diyen Fidan, dört ana eksende yürütülen iş birliğinin artık daha yapısal bir karakter kazandığını kaydetti.
Bakan, bu kapsamda, ilişkileri stratejik düzeye çıkarma kararı aldıklarını ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. İki hafta sonra yapılacak NATO zirvesi kapsamında Kanada Başbakanı Mark Carney'in yanı sıra Anand ve Savunma Bakanı David McGinty’nin Ankara’yı ziyaret edeceğini duyurdu. Fidan, yakın zamanda Carney’nin Türkiye’yi ziyaret etme ihtimalinin de bulunduğunu sözlerine ekledi.
Serbest Ticaret Anlaşması Görüşmeleri Başladı
Stratejik hedef doğrultusunda, Bakan Fidan, ilgili bakanlıklar arasında Türkiye-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması’na yönelik ön görüşmelerin başladığını belirtti. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle ikili ticaret hacminin daha da artacağını öngördüklerini söyleyen Fidan, süreci en kısa sürede ilerletmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Nükleer Enerji ve Küçük Modüler Reaktörler
Enerji alanında stratejik bir bakış açısıyla hareket ettiklerini belirten Fidan, Anand ile birlikte Toronto’daki Darlington Nükleer Santrali’ni ziyaret ettiklerini ve bu ziyarette Kanada’nın atom enerjisi üretimindeki potansiyelini bir kez daha gözlemlediklerini aktardı. Türkiye’nin nükleer enerji geliştirme çabasında olduğunu ve uluslararası ortaklarla yoğun görüşmeler yürüttüğünü anımsatan Bakan, "Darlington’da hem geleneksel bir nükleer santrali hem de temelleri atılmakta olan küçük modüler reaktör (SMR) projesini yerinde görmemiz ziyaretimizi daha pratik hale getirdi" diye konuştu.
Fidan, Kanada’nın SMR alanında attığı somut adımların Türkiye üzerinde büyük etki bıraktığını ve Türkiye’nin Kanada teknolojisinden nasıl yararlanabileceğine ilişkin görüşmeler yaptıklarını ifade etti. "Türkiye ile Kanada arasındaki iş birliğinin çok olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum" diyen Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bu alandaki iş birliklerine büyük önem verdiğinin altını çizdi.
Savunma Sanayii, Kritik Mineraller ve LNG
Bakan Fidan, iki ülke arasında kritik mineraller ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alanlarında da büyük potansiyel bulunduğuna dikkat çekerek, "Savunma sanayii iş birliğimizi daha da geliştirip derinleştirme hedefindeyiz" dedi. Her iki tarafa da fayda sağlayacak çok sayıda proje üzerinde çalışıldığını ve bunların hayata geçirilmesi için gerekli siyasi iradenin ve kararlılığın mevcut olduğunu sözlerine ekledi.
Küresel ve bölgesel meselelere giderek daha benzer yaklaştıklarına işaret eden Fidan, diplomatik yöntem ve diyaloğa dayalı uluslararası sorun çözme çabalarını sürdürdüklerini belirtti.
ABD-İran Ateşkesi ve Hürmüz Boğazı
Bakan Fidan, ABD ile İran arasında ateşkesi öngören mutabakat muhtırasının imzalanmasından büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ateşkesin Lübnan’a genişletilmesini olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini söyleyen Fidan, tarafların yapıcı tutumlarını sürdürerek kalan konularda da en kısa zamanda uzlaşmaya varmasını umduklarını dile getirdi.
Hürmüz Boğazı’ndan engelsiz ve serbest geçişin sürekli biçimde test edilmesinin şu aşamada kritik önem taşıdığını vurgulayan Bakan, "Türkiye, ABD-İran müzakere sürecine aktif katkı sunmaya devam edecektir. Bu süreçte İsrail’in müzakereleri sabote etmesine izin verilmemeli. Dünya kamuoyu bu konuda son derece dikkatli olmalıdır. Taraflar bu meselede dikkatli ve sağduyulu hareket etmelidir" diye konuştu.
Gazze ve Batı Şeria’daki Durum
Gazze’nin hâlen son derece hassas ve istikrarsız bir dönemden geçtiğini belirten Dışişleri Bakanı Fidan, "Bakışlarımızı Gazze’den ayırmıyoruz. Uluslararası toplumun bütün çabalarına rağmen İsrail yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Başbakan Netanyahu yönetiminin insani yardımın ulaştırılmasını engellemesi durumu daha da ağırlaştırıyor" dedi.
Ateşkes koşullarına rağmen İsrail’in askeri varlığını ısrarla genişlettiğini ve sivil nüfusun yaşam alanlarını daha da daralttığını kaydeden Fidan, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’da artan yerleşimci terörünün kalıcı barış zeminini ciddi biçimde baltaladığını ifade etti. Kanadalı mevkidaşıyla yaptığı görüşmede, Filistin meselesinin iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı bir şekilde sonuçlandırılmasına yönelik duruşlarını bir kez daha teyit ettiklerini ve bu konuda uluslararası toplumun sorumluluk sahibi üyeleriyle iş birliğini sürdüreceklerini duyurdu.
"Rusya-Ukrayna Müzakerelerine Ev Sahipliğine Hazırız"
Küresel güvenliği ve istikrarı tehdit eden bir diğer sorunun Rusya-Ukrayna savaşı olduğunu belirten Fidan, bu konuyu Kanadalı mevkidaşıyla da ele aldıklarını söyledi. Ankara’nın, savaşın en kısa sürede diyalog yoluyla ve uluslararası hukuk temelinde sona ermesini arzuladığını vurgulayan Bakan, mevcut durumda diplomatik süreçte tıkanıklık yaşandığını, çatışmaların hız kazandığını ve tarafların askeri başarı elde etmeye odaklandığını ifade etti.
Diplomatik sürecin bir an önce yeniden canlandırılması gerektiğinin altını çizen Fidan, "Bu bağlamda, sadece taraflara değil, daha önce kendilerine de ilettiğim gibi dünya kamuoyuna da, ülkemizde Rusya ve Ukrayna heyetlerini yeniden müzakere masasında toplamaya hazır olduğumuzu duyurmak isterim" şeklinde konuştu.
Bakan Fidan, bugünkü temasların ortak sorumluluk ve ortak çıkarlar temelinde Türkiye-Kanada ilişkilerini derinleştirdiğinin kanıtı olduğunu belirterek, liderlerin yönlendirmesiyle iş birliğini güçlendirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.