Gaziantep’te 9 Haziran’da açılan Anadolu Kentleri Ekonomileri Zirvesi, Suriye ile Türkiye arasındaki ekonomik hattı yeniden tanımlayan temaslara sahne oldu. Zirveye Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal el-Şaar ile Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra Halep Valisi Azzam el-Garip ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı.
Toplantıda, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkinin geçici temasların ötesine taşınması ve uzun vadeli ortaklıklara dönüştürülmesi vurgulandı. Suriye tarafı, özellikle üretim, ticaret, yatırım ve lojistik alanlarında somut başlıkların masaya geldiğini bildirdi.
Aleppo ile Gaziantep hattı öne çıktı
Suriye-Türk ekonomist Gazvan el-Masri, zirvenin yeniden iletişim döneminden stratejik ekonomik ortaklık dönemine geçiş açısından önemli bir eşik olduğunu söyledi. El-Masri’ye göre zirvenin ağırlık merkezi, ticaret, sanayi, taşımacılık, sınır kapıları, gümrük, üretim ve ihracatla bağlantılı olan Halep-Gaziantep ekseniydi.
Suriye İş Konseylerini Koordinasyon Konseyi Başkanı Ravad Ramazan da bu eksenin "hassas ve doğrudan" bir ekonomik alanı temsil ettiğini söyledi. Ramazan, Suriye özel sektörünün ham madde, makine, pazar, yatırım ve ticaret kolaylıklarına dönük ihtiyaçlarını gündeme taşıdıklarını aktardı.
Zirvede, hangi Suriye ürünlerinin Türkiye’ye ya da Türkiye üzerinden başka pazarlara ihraç edilebileceği de tartışıldı. Bu başlıkta ürün standartları, ücretler ve uygunluk mekanizmalarının incelendiği belirtildi.
Şam yatırımcıya ortaklık çağrısı yaptı
Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal el-Şaar, Türk yatırımcılara Suriye’de sürdürülebilir ekonomik ortaklıklar kurma çağrısında bulundu. El-Şaar, kısa vadeli ve hızlı kâr odaklı yatırımlar yerine, uzmanlık transferine ve üretken projeler kurmaya dayalı modellerin tercih edildiğini söyledi.
Şam yönetiminin ekonomik işbirliğini "stratejik" düzeye çıkarmayı hedeflediğini belirten el-Şaar, Suriye’de önemli sanayi fırsatları bulunduğunu ve bunların iki ülke arasında gelecekteki ortaklıklar için temel oluşturabileceğini ifade etti.
El-Şaar ayrıca Türk şirketlerinin özellikle Halep’te faaliyet göstermeye başladığını, bazı şirketlerin ise kayıt ve ruhsat işlemlerini tamamlamaya çalıştığını aktardı. Bu tabloyu, sahadaki ekonomik hareketliliğin ilk işaretleri olarak değerlendirdi.
Ankara tarafı sınır ve banka başlıklarını duyurdu
Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye’de yeni fabrika ve üretim atölyelerinin açıldığını, tarım sektöründe de toparlanma işaretleri görüldüğünü söyledi. Bolat, Türk Bakanlığının geçen yıl Suriye’de düzenlenen altı uluslararası fuarda Türk şirketlerinin katılımını desteklediğini de kaydetti.
Bolat ayrıca Türkiye’nin geçen yıl Şam Uluslararası Fuarı’na 100’den fazla iş insanıyla katıldığını, yeni edisyon için hazırlıklara yeniden başlandığını açıkladı. Buna ek olarak, Gaziantep ile Suriye arasındaki Islahiye demiryolu geçişinin açılması için hazırlıkların tamamlandığını ve sınır kapılarının modernizasyonu için çalışma yürütüldüğünü söyledi.
Türk tarafı, Nusaybin’in Kamışlı’ya açılan sınır kapısının da açılması yönünde hazırlıkların tamamlandığını duyurdu. Bolat’a göre, kuzeydoğu Suriye’nin ticaret ve yatırım hareketine daha fazla dahil olabilmesi için bu hattın mümkün olan en kısa sürede devreye alınması hedefleniyor.
Bolat, Meydan Ekbis–Islahiye koridorundaki gümrük sınırının yeniden açılmasına ilişkin hazırlıkların da Türk tarafında tamamlandığını belirtti. Ayrıca Suriye ile Türkiye arasında Suriye’de Türk bankalarının açılması konusunda da mutabakata varıldığını, bunun için gerekli yasal düzenlemelerin incelendiğini ifade etti.
İş çevreleri ortak üretim alanı istiyor
Ravad Ramazan, zirvenin Suriye ekonomisi için beş ana fırsat doğurduğunu söyledi. Bunların başında Suriye ile Türkiye arasındaki ticaret ve taşıma hareketinin iyileştirilmesi geliyor. Ramazan, sınır kapılarının açılmasının ve demiryolu hattının bir bölümünün tamamlanmasının taşıma maliyetlerini düşüreceğini ve mal akışını hızlandıracağını savundu.
İkinci başlık olarak Suriye’nin Türkiye, Ürdün, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Irak arasında bölgesel bir geçiş koridoru rolünü güçlendirme ihtimali öne çıktı. Ramazan, bunun taşımacılık, transit ve lojistik sektörlerinde yeni bir ekonomik alan açabileceğini söyledi.
Üçüncü olarak Halep ile Gaziantep arasında düzenli üretim ve ticaret bölgeleri kurulması fikri gündeme geldi. Bu bölgelerin gıda sanayii, tekstil, inşaat malzemeleri, ambalaj ve lojistik alanlarında küçük ve orta ölçekli işletmelere alan açabileceği ifade edildi.
Dördüncü olarak Suriye’nin Türkiye’ye ya da Türkiye üzerinden diğer pazarlara ihracatının artırılması için uygun ürünlerin belirlenmesi gerektiği dile getirildi. Bu kapsamda teknik kriterler, gümrük ücretleri ve uygunluk standartlarının çalışılması gerektiği vurgulandı.
Beşinci başlıkta ise iş konseyleri, fuarlar ve ortak etkinliklerin bu fırsatları gerçek şirket ilişkilerine dönüştürmedeki rolü öne çıktı. Ramazan, sektör toplantılarının Suriye ürünlerini tanıtmak ve Türk muhataplarla doğrudan bağlantı kurmak için önemli olduğunu söyledi.
Ghazvan el-Masri de Suriye’nin coğrafi konumu ve insan kaynağı sayesinde bölgesel bir üretim ve yatırım merkezi olma fırsatı yakaladığını savundu. El-Masri, Türkiye’nin sanayi, ihracat ve lojistik deneyiminin Suriye’deki kapasiteyle birleşmesinin iki taraf için de karşılıklı kazanç sağlayabileceğini belirtti.
El-Masri, bundan sonraki aşamada geleneksel ticaret anlayışından üretim, yatırım ve teknoloji transferine dayalı ortaklık modeline geçilmesi gerektiğini söyledi. Ona göre bu yaklaşım, Suriye’de ekonomik istikrarı güçlendirebilir, istihdam yaratabilir ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayabilir.