Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen "Dijital Çağda Kamu İletişimi" programında, dijitalleşmenin kamu yönetimi ve devlet-vatandaş ilişkileri üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Duran, programla kamu iletişiminin geleceğine ilişkin bir vizyon ortaya koymayı ve kamu kurumlarının dijital dönüşüm sürecini daha güçlü bir zemine taşımayı amaçladıklarını söyledi. Büyük dönüşümlerin insanın bilgiyle, hakikatle ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin değişmesiyle başladığını belirten Duran, matbaanın bilgiye erişimi, Sanayi Devrimi’nin üretim biçimlerini, radyo ve televizyonun ise kitle iletişimini dönüştürdüğünü ifade etti.
Dijital teknolojiler kamu yönetimini yeniden şekillendiriyor
Dijital teknolojilerle yapay zekânın iletişim araçlarının yanı sıra düşünme biçimlerini, karar alma süreçlerini ve kamu yönetiminin işleyişini de yeniden şekillendirdiğini belirten Duran, yaşanan sürecin basit bir teknolojik yenilenmeden ibaret olmadığını kaydetti.
Duran, devletlerin artık yalnızca fiziki sınırlarını değil, dijital varlıklarını, bilgi güvenliklerini ve hakikat alanlarını da korumak zorunda olduğunu söyledi. Gücün sadece ekonomik kapasite, askerî imkânlar veya teknolojik üstünlükle ölçülemeyeceğini belirten Duran, doğru bilgiyi üretebilme, güvenilir bilgiye sahip olma ve toplumla güvene dayalı iletişim kurma kabiliyetinin önemine dikkat çekti.
Kamu iletişiminin devlet yönetiminin tamamlayıcı unsurlarından ve stratejik sütunlarından biri olduğunu ifade eden Duran, iletişimin kamu hizmetinin ayrılmaz parçası olduğunu söyledi. Sağlıklı işlemeyen iletişim süreçlerinin bilgi akışını bozabileceğini, dezenformasyon ve manipülasyonun vatandaşla kamu arasındaki güveni zedeleyebileceğini dile getirdi.
"Vatandaşla iletişimi tek bir mecrayla sınırlı tutamayız"
Vatandaşların kamu hizmetlerini yalnızca hizmet binalarında değil, dijital platformlarda da deneyimlediğini belirten Duran, 2026 yılı dijital medya kullanım verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu açıkladı. Duran, bu sayının toplam nüfusun yüzde 70,9’una karşılık geldiğini söyledi.
Kamu yöneticilerinin vatandaşların bulunduğu her alanda ve platformda yer alması gerektiğini belirten Duran, iletişim kanallarının açık ve aktif tutulmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Kamu kurumlarının sosyal medya hesaplarının yalnızca duyuru yapılan alanlar olmadığını söyleyen Duran, bu hesapların vatandaşın devleti gördüğü pencereler olduğunu kaydetti.
Duran, Türkiye’de vatandaşların istedikleri zaman devletle iletişim kurabildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplum ile kamu yönetimi arasındaki iletişimin daha olgun bir seviyeye ulaştığı yönündeki değerlendirmesine atıf yapan Duran, bu olumlu tablonun korunması ve geliştirilmesinin kamu yöneticileriyle iletişim çalışanlarına sorumluluk yüklediğini belirtti.
Dezenformasyon ve yapay zekâ riskleri
Dijitalleşmenin kamu yönetimi için önemli fırsatlar sunduğunu ancak bu fırsatların yeni sorumluluklar da doğurduğunu belirten Duran, bilginin saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaşabildiğini söyledi. Aynı hızın yanlış bilgi, manipülasyon ve dezenformasyonun yayılmasına da eşlik edebildiğini ifade etti.
Yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerin iletişim ekosistemini yeni bir aşamaya taşıdığını belirten Duran, gerçeğinden ayırt edilmesi güç görüntüler, sentetik ses kayıtları ve algoritmaların yönlendirdiği bilgi akışlarının iletişim alanındaki başlıca sorunlar arasında yer aldığını söyledi. Duran, dezenformasyonun artık basit bir yanlış bilgilendirme meselesi olmadığını, kamu düzeni, toplumsal huzur ve millî güvenlik üzerinde etkili olabildiğini kaydetti.
Duran, 2025 yılı Küresel Risk Raporu’nda dezenformasyonun kısa vadeli küresel risklerden biri olarak gösterildiğini, 2027’de ise en büyük küresel risklerden biri hâline gelebileceğinin öngörüldüğünü aktardı. Dezenformasyonun ekonomik istikrarı hedef alan, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren ve devlet ile millet arasındaki güven bağını zayıflatan organize faaliyetlere dönüşebildiğini söyledi.
Sosyal medya rehberi tanıtıldı
Programda tanıtımı yapılan "Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi"nin kamu kültürüne katkı sunmak amacıyla hazırlandığını belirten Duran, rehberin sosyal medya kullanımına ilişkin teknik tavsiyeler içerdiğini ve kamu yönetiminin dijital çağda ihtiyaç duyduğu ortak iletişim kültürüne yönelik çerçeve sunduğunu ifade etti.
Rehberde risk iletişimiyle kriz iletişiminin birlikte ele alındığını belirten Duran, kriz dönemlerinde kurumların yalnızca operasyonel kapasitesinin değil, iletişim kapasitesinin de sınandığını söyledi. Bilgi boşluklarının söylenti ve dezenformasyonla doldurulabileceğini belirten Duran, kriz iletişiminde temel ilkenin doğru bilgiyi doğru zamanda ve doğru üslupla vatandaşlara ulaştırmak olduğunu kaydetti.
Kamu kurumları arasındaki koordinasyon
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının vatandaşlarla devlet arasındaki sağlıklı iletişimi güçlendirecek çalışmalar yürüttüğünü belirten Duran, İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi. Stratejik iletişim kapasitesini güçlendirmek amacıyla ortak projeler, eğitim programları ve rehber çalışmalarının hayata geçirildiğini ifade etti.
Duran, CİMER aracılığıyla vatandaşların talep, görüş ve önerilerini kamu yönetimine doğrudan ulaştırabildiğini belirtti. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılığıyla dijital platformlardaki yanlış ve yanıltıcı bilgilerin takip edildiğini söyleyen Duran, "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile El Kitabı", "Doğru Habercilik ve Medya Etiği" ile "Sosyal Medya Kullanım Kılavuzu" gibi yayınlarla dijital dünyada bilinçli, güvenli ve sorumlu kullanımın güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.