Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağa, İstanbul’da Irak Türkmen derneklerinin düzenlediği programda Türkmenlerin Kerkük’te elde ettiği siyasi kazanımları ve önlerindeki hedefleri anlattı. İstanbul’da Türkmenlerle buluşan Ağa, "Kerkük Türktür, Türk kalacak" sloganıyla karşılandı.
Ağa, geçen yıl İstanbul’daki buluşmada 2026 için dile getirdikleri hedefi hatırlatarak, 102 yıl sonra Kerkük’e Türkmen bir valinin atanması için çaba göstereceklerini söylediklerini aktardı. Bugün bunun gerçekleştiğini belirten Ağa, bu sonucu hem gurur hem de heyecan verici bir gelişme olarak nitelendirdi.
Kerkük’teki başarıyı yalnızca seçim sürecine değil, Türkmenlerin desteğine ve fedakârlığına bağlayan Ağa, milletin vefalı desteği olmasaydı bunun mümkün olmayacağını söyledi. Türkmenlerin, yüzyıllardır yaşadıkları topraklarda tüm topluluklarla hak, hukuk ve adalet çerçevesinde birlikte yaşadığını vurguladı.
Seçim sonrası müzakere ve yönetim paylaşımı
Ağa, seçimlerin ardından Irak’taki Şii, Sünni, Kürt ve Hristiyan gruplarla görüşmeler yürüttüklerini anlattı. Kerkük’te yönetim paylaşımına ilişkin zor bir müzakere yaptıklarını söyleyen Ağa, valiliği aldıklarını, "zinciri kırdıklarını" ve bundan sonraki hedeflerinin her dört yılda en az bir ya da bir buçuk yıl Türkmen valinin görev yapması olduğunu ifade etti.
Valilik süresinin paylaşım yoluyla belirlendiğini belirten Ağa, Arap ve Kürt unsurlarla uzlaşı içinde yönetimde rol aldıklarını, devletin diğer kademelerinde de görevleri bulunduğunu söyledi. ITC Başkanı olarak bu görevi üstlenmesindeki temel amacın millete hizmet etmek olduğunu vurguladı.
Ağa, Türkmen’e yakışan bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğini, adaletli bir toplum olduklarını ve herkese eşit davranacağını dile getirdi. Kerkük’te yeni dönemde yönetim denkleminin nasıl şekilleneceği, bu sözlerin ardından programın ana gündemlerinden biri oldu.
Türkiye ile temaslar ve su sorunu
Ağa, Irak’ta yaşanan su sıkıntısının çözümü için Türkiye ile görüşmeler yapıldığını ve bu konuda sonuç alındığını söyledi. Ankara ile Bağdat arasında köprü olmaya çalıştıklarını belirten Ağa, Irak’a, Kerkük’e ve Türkmeneli’ne katkı sunmaya gayret ettiklerini anlattı.
Irak eski Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin su sorununun çözümündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Ağa, Irak’ın istikrarını, egemenliğini ve silahın yalnızca devletin elinde toplanmasını desteklediklerini de söyledi. Irak’ta dış güçlerin fitne çıkardığını savunan Ağa, Türkiye’nin devlet menfaatlerini önceliklendiren tutumunu ise Iraklı siyasetçilere örnek olarak gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye değinen Ağa, Erdoğan’ın yeni Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi tebrik ettiğini ve ITC ile Türkmenler için bir bakanlık istediğini aktardı. Ağa, yeni kurulacak hükümette Türkmenlerin bir bakanlık görmesinin beklendiğini söyledi.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bünyesinde kurulacak yeni hükümette de bir bakanlık almak için mücadele ettiklerini belirten Ağa, bu hedef için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti. Kerkük’teki siyasi ağırlığın sadece valilikle sınırlı kalmaması gerektiğini söyleyen Ağa, temsilin kabinede de güçlenmesini istediklerini dile getirdi.
Kerkük’ün tarihi mirası için projeler
Ağa, Kerkük’ün tarihi ve kültürel mirasını korumaya yönelik projeler hazırladıklarını da anlattı. Osmanlı Köprüsü, Kerkük Kalesi ve kışlanın restore edilmesi için planlar yaptıklarını, büyük pazar yeri ve millet parkı çalışmalarına ilişkin keşif raporlarını imzaladıklarını söyledi.
Türkiye’deki belediyeler, TİKA, ASELSAN, Türkiye Müteahhitler Birliği ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ile temas halinde olduklarını belirten Ağa, Kerkük’ün imarı için Türkiye ile bağları daha güçlü kullanmak istediklerini kaydetti. Türkiye’den belediyelerin ve şirketlerin Kerkük’e gelmesi halinde köylerin de ayağa kaldırılabileceğini, böylece şehrin örnek bir merkez haline gelebileceğini ifade etti.
Ağa’nın mesajları, Kerkük’te Türkmenlerin siyasi temsilini, Türkiye ile ilişkileri ve kentin tarihi dokusunun korunmasına dönük planları aynı çerçevede bir araya getirdi. Programda hem mevcut kazanımlar hem de yeni hükümet sürecine ilişkin beklentiler öne çıktı.