İsrail gazetesi Haaretz'in askeri analisti Amos Harel, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yaklaşan genel seçimler öncesinde Gazze'de savaşı yeniden başlatabileceğini yazdı.
Harel, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ve Lübnan'da ateşkesi dayatmasının ardından Netanyahu'nun asıl hedefi olan seçimleri kazanmak için Gazze'de çatışmaları yeniden tırmandırabileceğini belirtti.
Trump ile görüşme beklentisi
Analist, Trump ile Netanyahu arasında Beyaz Saray'da yapılması beklenen görüşmeye ilişkin duyurunun şimdiye kadar fazla dikkat çekmediğini kaydetti. Görüşmenin tarihi henüz açıklanmazken, Kudüs'teki değerlendirmeler temmuz sonu veya ağustos başında gerçekleşebileceğine işaret ediyor.
Harel, Netanyahu'nun Knesset seçimleri öncesinde ABD Başkanı'na ihtiyaç duyduğunu ancak iki lider arasındaki ilişkilerin son dönemde gerildiğini vurguladı. Netanyahu'ya yakın sözcülerin, Başbakan'a destek veren Kanal 14'te Trump'a yönelik sert kişisel saldırılarda bulunduğunu hatırlattı.
Trump'ın Netanyahu'ya yönelik tutumu değişti
Harel'e göre Trump, Netanyahu'nun arzusunun aksine İran'da savaşı durdurmakla kalmadı, aynı zamanda İsrail'e Hizbullah'a karşı Lübnan'da ateşkesi dayattı ve Netanyahu'nun ceza davasında affedilmesi gerektiğine dair söylemlerini kesti. Trump'a yakın isimlerden gelen açıklama ve sızıntılar, Netanyahu'ya karşı bir miktar hoşnutsuzluk hatta zaman zaman aşağılanmışlık hissi taşıdığını gösteriyor.
İsrail, Kasım 2024'ten bu yana yürürlükte olan Lübnan ateşkes anlaşmasını ve 26 Haziran 2026'da ABD arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşmayı ihlal etmeye devam ediyor. Anlaşma, İsrail'in Lübnan topraklarından iki pilot bölgeden başlayarak kademeli çekilmesini öngörüyordu. Buna rağmen 2 Mart 2026'dan beri İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sürüyor ve İsrail güçleri güneyde 10 kilometreden fazla ilerlemiş durumda.
Netanyahu'nun Trump üzerindeki etkisi
Harel, Netanyahu'nun geçmişte özellikle yüz yüze görüşmelerde Trump'ı önemli ölçüde etkileme becerisi gösterdiğini belirtti. Trump'ın ilk başkanlık döneminde ve ikinci döneminin ilk yılında Netanyahu'nun istediğini birden fazla kez elde ettiğini, bunun zirvesinin ise şubat ayında Tahran'daki rejimi devirme planının uygulanabilir olduğuna Trump'ı ikna etmesi olduğunu ancak savaşın patlak vermesiyle bu planın tamamen çöktüğünü ifade etti.
28 Şubat 2026'da İsrail ve ABD İran'a yönelik saldırı başlatmış, bu saldırı 8 Nisan'da ateşkes ilan edilene kadar sürmüştü. Haziran ayında ABD ve İran, çatışmaların durdurulması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören bir mutabakat zaptı imzaladı. İki ülke arasındaki müzakerelerin son turu 30 Haziran'da Doha'da yapıldı.
Seçim hedefi ve savaşın uzatılması
Harel, Netanyahu'nun Trump ile görüşmesinde iki ülke ilişkilerinin hâlâ sağlam olduğunu kanıtlamanın yanı sıra başka acil konuları da gündeme getirmek isteyeceğini söyledi. Başbakan'ın son dönemdeki tüm eylem ve açıklamalarının özünü oluşturan temel hedefin yaklaşan seçimleri kazanmak olduğunu vurgulayan Harel, Netanyahu'nun askeri güç kullanımında bir miktar esneklik kazanmaya çalışmasının da mantıklı olduğunu, zira son anketlerin kendisi açısından umut verici görünmediğini belirtti.
Analist, 7 Ekim'de başlayan savaş boyunca Netanyahu'nun iktidarda kalmasını sağlayacak sürekli bir acil durum hissi yaratmak için çatışmaları uzattığını öne sürdü. Netanyahu'nun geçen hafta Kanal 14'e verdiği mülakatta sürekli savaş halinin İsrailliler açısından arzu edilir bir durum olduğunu ima ettiğini aktardı.
Harel, savaşın yeniden başlaması halinde Netanyahu'nun siyasi tartışmanın merkezine güvenlik gündemini yerleştirebileceğini, muhalefetteki rakiplerinin çoğunun ise kendisine kıyasla zayıf görünme korkusuyla askeri güç kullanımı konusunda farklı bir tutum sergilemekte zorlanacağını ifade etti.
Gazze'de geniş çaplı operasyon sinyali
Son haftalarda Gazze'de Hamas'ın varlığını kesin ve gerçek anlamda sona erdireceği vaat edilen geniş çaplı bir askeri operasyon olasılığına dair haberlerin arttığına dikkat çeken Harel, İsrail ile Hamas arasında 10 Ekim 2025'ten bu yana ateşkes yürürlükte olmasına rağmen İsrail'in bunu her gün bombardıman ve kara harekatlarıyla ihlal ettiğini, Tel Aviv'in insani yardım protokolüne de uymadığını kaydetti.
Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre İsrail'in ateşkes ihlalleri sonucu pazartesi gününe kadar 1072 Filistinli hayatını kaybetti, 3463 kişi yaralandı. İsrail'in 8 Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı soykırım savaşında ise 73 binden fazla Filistinli öldürüldü, 173 binden fazlası yaralandı ve sivil altyapının yüzde 90'ı yok edildi.
İsrail'de genel seçimlerin ekim ayında yapılması bekleniyor. Kamuoyu yoklamaları, Netanyahu'nun kampının hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşma şansının bulunmadığını gösteriyor.