Dünyanın en değerli markalarından birinin en tepesine çıkan adam, o şirkete kola kasalarını taşıyıp market raflarını düzenleyerek başlamıştı. Muhtar Kent'in hikâyesi, "en alttan başlamak utanılacak değil, başlanacak yerdir" diyenlerin elindeki en güzel kanıt.
Diplomat bir babanın oğlu olarak 1952'de New York'ta doğdu. Çocukluğu Tayland, Hindistan, İran gibi ülkelerde, farklı kültürlerin içinde geçti. Lise eğitimini tamamladıktan sonra İngiltere'ye giderek Hull Üniversitesi'nde okudu, ardından Londra'da işletme yüksek lisansı (MBA) yaptı. 1978'de bir gazete ilanı sayesinde Coca-Cola'nın Türkiye operasyonunda işe başladı. İlk görevi gösterişli bir yönetici koltuğu değildi: kamyonlarla ülkeyi dolaşıp kola satmak, dağıtım ve market raflarını düzenlemekti.

Rafların önünden zirveye
Kent, yıllar içinde Coca-Cola'nın farklı kademelerinde çalıştı, farklı coğrafyalarda görev aldı. Bu süreçte yalnızca bir şirketi değil, kültürleri, dilleri ve dünyanın farklı yerlerinde insanlar için neyin önemli olduğunu öğrendi. 2008'de The Coca-Cola Company'nin CEO'su, 2009'da ise yönetim kurulu başkanı oldu. Bu görevleri uzun yıllar yürüttükten sonra, sırasıyla 2016 ve 2019'da bayrağı devretti.
DÖNÜM NOKTALARI
• Diplomat bir babanın oğlu olarak New York'ta doğdu.
• Çocukluğu Tayland, Hindistan ve İran gibi ülkelerde geçti.
• İngiltere'de Hull Üniversitesi'nde okudu, Londra'da MBA yaptı.
• 1978'de bir gazete ilanıyla Coca-Cola'da işe başladı; kamyonla kola sattı.
• 2008'de CEO, 2009'da yönetim kurulu başkanı oldu.
• Görevleri 2016 ve 2019'da başarıyla devretti.

Bir liderin felsefesi
Kent, liderlik anlayışını dünyayı tanımaya bağlıyordu. Ona göre küresel bir şirketi yönetmek; farklı kültürleri, dilleri ve insanların önceliklerini gerçekten anlamayı gerektiriyordu.
"Küresel bir işletmeyi yönetiyorsanız, dünyanın farklı yerlerindeki insanlar için neyin önemli olduğunu anlamak zorundasınız. Münih'te de, Bombay'da da yaşamak konusunda rahat olmalısınız."
Muhtar Kent'in 40 yıllık yolculuğu, hızlı başarı vaatlerinin gölgesinde unutulan bir gerçeği hatırlatıyor: bazı zirvelere asansörle değil, basamak basamak çıkılır. Ve en sağlam liderler, çoğu zaman işin en altını bizzat görmüş olanlardır.