Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetin genel bütçe yasasının kabul edilmesinin ardından Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Kalkınma Yolu Projesi’nin temel atma törenine davet edeceğini açıkladı.
Zeydi, Irak’taki bir televizyon kanalına verdiği özel röportajda, bütçenin kabul edilmesinden sonra projede uygulama çalışmalarının başlatılacağını ve temel atma töreninin düzenleneceğini söyledi. Irak hükümetinin bütçe tasarısını tamamlayarak kısa süre içinde parlamentoya sunmaya hazırlandığını belirtti.
Kalkınma Yolu için uygulama hazırlığı
Zeydi, Kalkınma Yolu Projesi’nin Irak için ekonomik, ticari ve kalkınmaya yönelik büyük faydalar taşıdığını belirterek projeyi ülkenin "üçüncü nehri" olarak nitelendirdi. Başbakan, çalışmaların sahada başlamasıyla projenin somut sonuçlarının görüleceğini ifade etti.
Proje, Irak’tan Türkiye’ye ve Türkiye’deki limanlara uzanacak kara yolu ile demir yolu hatlarını kapsıyor. Irak topraklarında yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğunda olması planlanan güzergâhın, Körfez ülkeleri ile Avrupa arasındaki yük taşımacılığını Türkiye üzerinden kolaylaştırması amaçlanıyor.
Irak, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri hükümetleri Nisan 2024’te proje için dörtlü iş birliği mutabakatı imzalamış ve uygulamayı izlemek üzere ortak bir bakanlık mekanizması oluşturmuştu. Türkiye, Kasım 2024’te projeye desteğini açıklamış ve projenin 2030’a kadar tamamlanmasını beklediğini bildirmişti.
Zeydi ile Türkiye’nin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 21 Temmuz 2026’da projenin son durumunu görüşmüştü. Bu görüşmede Zeydi, finansman ve uygulama için belirli zaman çizelgelerine dayanan açık bir mekanizma oluşturulmasını istemiş, Uraloğlu ise iki ülkenin temel altyapının hayata geçirilmesi gerektiği konusundaki görüşlerinin örtüştüğünü belirtmişti.
Silahların devlet kontrolünde toplanması
Zeydi, iç gündeme ilişkin değerlendirmesinde hükümetin Irak’ı uluslararası izolasyondan uzak tutmayı başardığını söyledi. Böyle bir izolasyonun kalkınmayı geciktireceğini ve halkın ihtiyaçlarının karşılanmasını aksatacağını ifade etti.
Silahların devletin kontrolünde toplanması konusunda beş grupla anlaşmaya varıldığını belirten Zeydi, bunlardan üçüyle dosyanın tamamlandığını, iki grupla ilgili işlemlerin sürdüğünü açıkladı. İki grupla da görüşmelerin devam ettiğini ve önümüzdeki dönemde anlaşmaya varılmasını beklediklerini söyledi.

Zeydi, 30 Haziran 2027’de devlet kontrolü dışında silah kalmayacağını ifade etti. Irak Başbakanı, silahların devlet dışı gruplarda bulunmasının geçmişte ülkedeki yabancı askeri varlığıyla gerekçelendirildiğini, yabancı güçlerin ayrılmasıyla bu gerekçenin ortadan kalktığını savundu.
Irak’ta silahların devlet kontrolünde toplanması için 3 Haziran 2026’da komite kurulmuş, 11 Ağustos’ta da konunun anayasal çerçevede düzenlenmesi amacıyla yasa taslağı hazırlanması talimatı verilmişti.
ABD askerleri ve İran sınırı
Zeydi, Irak’ın artık yabancı askeri güçlerin varlığına ihtiyaç duymadığını ve ilişkilerin askeri çerçeveden ekonomik iş birliğine taşındığını söyledi. ABD güçlerinin Irak’tan ayrılarak üsleri resmî olarak teslim ettiğini belirten Zeydi, ülkede hâlen muharip veya danışman sıfatıyla görev yapan ABD askeri bulunmadığını ifade etti.
İran’la sınır geçişleri ve iki ülke arasındaki hava ulaşımına ilişkin değerlendirmesinde Zeydi, Irak-İran sınırının kapatılmasının iki ülkenin de çıkarına olmadığını söyledi. Böyle bir adımın İran’ı değil, ekonomik açıdan Irak’ı kuşatacağını belirtti.
Zeydi, İran’ın Irak’a bazıları gizli, bazıları açık şekilde çeşitli talepler ilettiğini; Irak’ın da kendi taleplerini İran tarafına aktardığını kaydetti. Irak hükümetinin, iki ülke arasındaki siyasi, toplumsal ve dini ilişkiler nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer kısıtlamalarından muaf tutulmayı istediğini belirtti.
Irak hükümeti 21 Ekim 2026’da İran sınırındaki Şeyb Sınır Kapısı’nın teknik, teknolojik ve geliştirme açısından hazır olmaması nedeniyle kapatıldığını, İran’la ticaretin diğer sınır kapılarından sürdüğünü açıklamıştı. Meysan vilayetinde bulunan kapının İran tarafında Huzistan vilayetindeki Cezabe geçiş noktası yer alıyor.
Körfez ülkeleriyle ilişkiler
Zeydi, Irak’ın Arap dünyasının ve Körfez bölgesinin bir parçası olduğunu belirterek Arap ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesine önem verdiklerini söyledi. Irak’ın bölgedeki güvenlik ve siyasi koşullara rağmen bu ülkelerle güçlü ve iyi ilişkiler kurmaya istekli olduğunu ifade etti.