İran, ABD'nin güney kıyılarındaki gözetleme tesislerine yönelik hava saldırılarına karşılık olarak Cumartesi günü ABD güçleriyle bağlantılı hedefleri vurduğunu açıkladı. Her iki taraf da dört aylık savaşı sona erdirmesi beklenen geçen haftaki anlaşmanın ihlal edildiği suçlamasında bulunmaya devam ediyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, "savunma amaçlı" olarak nitelendirdiği saldırılarının yerlerini belirtmedi. Bakanlık, ABD'nin kıyı gözetleme tesislerine yönelik "barbarca hava saldırılarının" Birleşmiş Milletler Şartı'nı da ihlal ettiğini öne sürdü.
ABD Donanması'nın Beşinci Filosu'na ev sahipliği yapan Bahreyn, kendi topraklarına yönelik bir İran insansız hava aracı saldırısını egemenliğinin açık bir ihlali ve güvenliğine yönelik bir tehdit olarak kınadı. Bahreyn, kendini savunma hakkını saklı tuttuğunu da sözlerine ekledi.
Washington, İran'ın ABD hedeflerini vurduğuna dair raporuna hemen yanıt vermedi. Bu taktik, çatışma sırasında ABD'nin bölgedeki müttefiklerini zayıflatmayı amaçlıyordu.
İran'dan Hürmüz Boğazı'nda kontrol iddiası
ABD ordusu, Cuma günkü saldırılarının İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki bir kargo gemisine düzenlediği insansız hava aracı saldırısına yanıt olduğunu belirtmişti. Küresel enerji arzı için hayati öneme sahip bu su yolunda tansiyon yükselmeye devam ediyor.
İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları'nın ABD güçlerinin Sirik liman kentindeki bir iletişim kulesini vurmasının ardından "kesin bir yanıt" verdiğini duyurdu. İran'ın Mehr haber ajansı ise limanın normal şekilde çalıştığını, tesis veya ekipmanlarda herhangi bir hasar bildirilmediğini aktardı.
Bahreyn, İran'ın bölgesel ve uluslararası gerilimi azaltma çabalarına rağmen devam eden saldırılarının barışı ve bölgesel istikrarı baltaladığını belirtti. Ayrıca Tahran'ı, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararını ve 17 Haziran'daki İslamabad mutabakat zaptını ihlal etmekle suçladı.
Umman açıklarında Perşembe günü bir kargo gemisine düzenlenen saldırının ardından İran sorumluluğu üstlenmedi. Bunun yerine, Hürmüz Boğazı'ndan geçişi düzenleme yetkisini öne sürdü, gemilerin Tahran tarafından belirlenen rotalara uyması gerektiğini belirtti, Körfez ülkelerini Washington'un yanında yer almamaları konusunda uyardı ve İran-ABD geçici anlaşmasının kendisine stratejik su yolundaki gemi trafiği üzerinde kontrol sağladığını iddia etti.
İran parlamentosu ulusal güvenlik komitesi başkanı İbrahim Azizi Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'ın boğazdaki seyrüsefer talimatlarının herhangi bir şekilde ihlal edilmesine kararlılıkla yanıt verileceğini söyledi.
Vance'ten sert uyarı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'ın Perşembe günkü saldırısını "ticari denizciliğe yönelik haksız saldırganlık" olarak kınadı ve ABD'nin boğazdan geçen ticari gemilere "güvenli geçiş koordinasyonu ve desteği" sağlamaya devam edeceğini ekledi.
Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD'lilerin ateşkes anlaşmasına bağlı kaldığını belirtti. Vance, X platformundan yaptığı açıklamada, "İran bir ateşkes anlaşması imzaladı. Biz buna saygı gösterdik. Mutabakat zaptının nasıl uygulandığı konusunda anlaşmazlıkları varsa telefonu kaldırabilirler. Ancak şiddete şiddetle karşılık verilecektir" ifadelerini kullandı.
Şiddet olaylarının yeniden patlak vermesinden önce, petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan ayrılmasıyla Cuma günü petrol fiyatları yaklaşık yüzde 3 düşmüş ve haftalık sert kayıplar yaşamaya başlamıştı. Suudi Aramco, yaklaşık dört aylık bir aranın ardından dünyanın en büyük petrol limanı olan Ras Tanura terminalinde ham petrol yüklemelerine yeniden başladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Körfez İşbirliği Konseyi ile yaptığı ortak açıklamada, boğazda herhangi bir geçiş ücreti veya "kontrol sağlama girişimi" olmaksızın "serbest, koşulsuz ve kısıtlamasız seyrüsefer" çağrısında bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı ise boğazın İran ve Umman tarafından yönetilmesi gerektiğini belirtirken, İran dini liderinin üst düzey danışmanı Ali Ekber Velayati, Washington'un Körfez'deki müttefiklerini, varlıklarının Tahran'ın hoşgörüsüne bağlı olduğu konusunda uyardı.