İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler için ücret toplama sisteminin tam operasyonel aşamaya geçtiğini açıkladı. Parlamento Planlama ve Bütçe Komisyonu üyesi Zanganeh, geçiş başına ortalama 1,5 milyon ile 2 milyon dolar arasında ücret alındığını söyledi.
Zanganeh, ücret toplama sürecinin artık bir politika önerisi olmaktan çıkıp fiilen uygulanan bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Sistemin, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi gözetiminde oluşturulan resmi bir çerçeveyle yürütüldüğünü ifade etti.
Ödeme yöntemi nakit ile sınırlı değil
İran’ın yeni düzenlemesinde ödemeler yalnızca nakit olarak yapılmıyor. Yetkiliye göre bazı gemiler ücretlerini Tether üzerinden ödüyor, bazıları ise mal veya takas yoluyla yükümlülüğünü yerine getiriyor.
Bu yöntemde, geminin teslim ettiği mal ya da hizmetin değeri hesaplanarak borçtan düşülüyor. Böylece bazı seferlerde para transferi yerine eşya veya hizmet teslimi üzerinden uzlaşma sağlanıyor.
12 maddelik planın izi
Gelişme, nisan ayında İran parlamentosundan yapılan daha önceki bir açıklamayı da doğrular nitelikte geldi. Dönemin açıklamasında, Hürmüz Boğazı için 12 maddelik bir yönetim planı hazırlandığı bildirilmişti.
Bu planın temellerinin, İbnadar Abbas ve Hürmüz Boğazı’na yapılan bir ziyaret sırasında atıldığı belirtildi. Ziyaretin ardından ortaya çıkan idari yapı, bugün yürürlükte olan sistemin dayanağı oldu.
Zanganeh, planı uygulamak üzere Ekonomi Bakanlığı ile iş birliği içinde çalışan özel bir mekanizma kurulduğunu söyledi. Toplanan gelirlerin bütçe yasasına uygun biçimde ulusal hazineye aktarıldığı ve belirlenen harcama kalemlerine yönlendirildiği kaydedildi.
Deniz trafiğinde yeni denetim hattı
Haberde, İran Devrim Muhafızları’nın mart ortasında gemileri olağan geçiş hattından İran kıyılarına daha yakın bir rotaya yönlendirmeye başladığı bilgisi de yer aldı. Bu değişiklik, boğazdaki geçiş sürecinin fiilen daha sıkı denetime alındığı değerlendirmesine yol açtı.
Aynı dönemde gemilerin milliyeti, sahipliği, yükü ve mürettebatının kontrol edildiği belirtildi. Bu uygulamanın, geçiş izni verilmeden önce kapsamlı bir denetim süreci oluşturduğu aktarıldı.
Ekonomik gerekçe ve hukuk tartışması
İranlı yetkililerden biri, bazı gemilerden alınan 2 milyon dolarlık geçiş ücretinin İran’ın gücünü yansıttığını savunmuştu. Bir ekonomist de gemilerin beklemede kalmasının yakıt, personel, kredi ödemeleri, onarım giderleri ve savaş sigortası nedeniyle daha pahalı olabileceğini dile getirmişti.
Öte yandan uygulamanın uluslararası deniz hukuku bakımından ciddi itirazlar doğurduğu belirtiliyor. Deniz Hukuku Sözleşmesi, uluslararası boğazlarda geçiş hakkının engellenmemesi gerektiğini vurguluyor.
İran sözleşmeyi 1982’de imzaladı ancak onaylamadı. Haberde, Tahran’ın bu farkı kendi hukuki savunmasının merkezine yerleştirdiği aktarıldı.
İran’da bazı yorumlarda boğaz ücretlerinden yıllık 40 milyar ile 100 milyar dolar arasında gelir elde edilebileceği ileri sürülse de, daha temkinli hesapların bunun 1 milyar ile 2 milyar dolar arasında olabileceğine işaret ettiği yazıldı. Bu hesaplar, yüksek beklentilerin gerçekçi olmadığı değerlendirmesini güçlendirdi.
Son açıklama, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü geçici bir kriz önlemi değil, kurumsallaştırılmış ve sürdürülmesi planlanan bir ekonomik-stratejik düzen olarak gördüğünü ortaya koydu.