İran’da enflasyon, yıllardır görülmeyen bir seviyeye yükseldi. Başkent Tahran’da pazarlara gidenler, raflardaki ürünleri tek tek çevirip fiyat arıyor; ancak birçok aile için alışveriş artık günlük ihtiyaç değil, her hafta yeniden yapılan bir hesaplamaya dönüştü.
Şehrin batısındaki Bastan Pazarı’nda tezgâhları gezenler, temel gıdalardaki artışı doğrudan hissediyor. Emekli Mashhadi Firouz, bir yılda pirincin kilosunun yaklaşık 1,8 milyon riyalden 5 milyon riyalin üzerine çıktığını, yemeklik yağın da 700 bin riyalden 3 milyon riyali aştığını söylüyor. Firouz, maaşının ev giderlerinin üçte birini bile karşılamadığını belirtiyor.
Firouz, sabit gelirle geçinenlerin ilk kez uzun yıllar sonra yoksulluk sınırının altına itildiğini, fiyat artışlarının yalnızca yüksek olmasının değil, hızının da insanları çaresiz bıraktığını dile getiriyor. Ona göre günlük alışveriş, yeni fiyatları öğrenmek için yapılan bir keşif turuna dönüşmüş durumda.
46 yaşındaki ev hanımı Fatima ise haftada bir kez yaptığı pazar alışverişini üçe çıkardığını anlatıyor. Bunun nedeni ihtiyaç fazlalığı değil; daha düşük fiyatlı ürün bulma çabası. Fatima, kırmızı etin artık erişilmez hale geldiğini, tavuğun sofrada nadir görüldüğünü ve yumurtaları bile tek tek sayarak aldığını söylüyor.
Fatima’ya göre enflasyon herkesi aynı anda vuran bir kriz değil; dar gelirli kesimleri çok daha sert etkileyen seçici bir baskı. Gıda fiyatları yükseldikçe, yoksul bir ailenin gelirinin büyük bölümü zorunlu harcamalara gidiyor.
Tahran’ın güneyindeki Narenj bölgesinde toptan satış yapan 71 yaşındaki bakkal Mehran da krizin yalnızca alıcıyı değil, satıcıyı da vurduğunu söylüyor. Mehran, insanların artık sadece zorunlu ürünleri aldığını, fiyatların dört aydan kısa sürede ikiye katlandığını ve bu yüzden dükkânında daha az ürün bulundurmaya başladıklarını ifade ediyor.
Mehran, 40 yıllık çalışma hayatında bu kadar ağır bir durgunluk görmediğini, bunun yaptırımların en sert dönemlerini bile geride bıraktığını söylüyor. Kâr etmeye çalışmadığını, tek amacının babasından kalan dükkânı kapatmadan ayakta tutmak olduğunu belirtiyor.
İran Merkez Bankası’nın yeni raporuna göre yıllık enflasyon 21 Nisan-20 Mayıs döneminde yüzde 77,2’ye çıktı. Aylık artış yüzde 8,5 olarak kaydedilirken, mallarda noktasal enflasyonun yüzde 113’e ulaştığı belirtildi.
Bu oran, İran için 1942’den, yani II. Dünya Savaşı döneminden bu yana görülen en yüksek seviye olarak öne çıkıyor. O yıllarda savaş, gıda tedarik zincirlerini sarsmış ve fiyatların sert biçimde yükselmesine yol açmıştı.
İran Ticaret, Sanayi ve Madenler Odası Başkanı Arman Khaleghi, ekonominin aynı anda birden fazla baskı altında kaldığını söylüyor. Khaleghi’ye göre tercihli kurun kaldırılması temel ürünlerin fiyatlarını yukarı çekti; yılın başındaki protestolar piyasa düzenini bozdu; ardından gelen savaş da ekonomik baskıyı artırdı.
Khaleghi ayrıca yıllık ücret ve enerji zamlarının yeni Pers yılının başında devreye girdiğini, deniz ablukasının ise ithalat ve ihracat zincirlerini zorladığını ifade ediyor. Savaşın etkisinin yalnızca askeri şokla sınırlı olmadığını, insanların temel ürünleri stoklamaya yönelmesiyle talebin hızla arttığını ve bunun da fiyatları daha da yukarı çektiğini söylüyor.