İsrail vatandaşlarının 2023-2025 döneminde en az üç ay süreyle ülke dışında kalanlarının sayısı 268 bin 509’a ulaştı. Tel Aviv Üniversitesi tarafından Merkez İstatistik Bürosu verileri kullanılarak hazırlanan araştırma, yurt dışına çıkışlarda son yıllarda belirgin bir artış yaşandığını ortaya koydu.
Aynı ölçümün on yıl önceki üç yıllık döneminde bu sayı 183 bin 219 olarak kaydedilmişti. Ülke dışına çıkan İsrail vatandaşlarının sayısı 2023’te 86 bin 509, 2024’te 91 bin 499 ve 2025’te 90 bin 922 oldu.
2025 verileri erken gösterge olarak kullanıldı
İsrail’in 2025 yılına ilişkin resmi 12 aylık göç verileri 2027’ye kadar yayımlanmayacağı için araştırmacılar, en az üç ay süren yurt dışı kalışlarını erken gösterge olarak değerlendirdi. Araştırmada, 2025’te yurt dışında en az bir yıl kalan İsraillilerin sayısının 45 bin ile 50 bin arasında olabileceği tahmin edildi.
Haziran ayında Knesset komitesindeki görüşmelerde sunulan istatistikler de İsrail vatandaşlarının göç dengesinin 2022-2024 döneminde negatif seyrettiğini gösterdi. Merkez İstatistik Bürosu verilerine göre bu üç yılda göç dengesi yaklaşık 140 bin kişi azaldı.
Yüksek eğitimli çalışanların payı arttı
Yurt dışına çıkanların profili de değişti. 2022’de 25-64 yaş aralığındaki İsrailli göçmenler, genel nüfusa kıyasla daha yüksek eğitim düzeyine sahipti. Bu grupta lisans mezunlarının oranı genel nüfusun 1,5 katına, yüksek lisans mezunlarının oranı iki katına ve doktora mezunlarının oranı 4,6 katına ulaştı.
2024’te 530 doktor İsrail’den ayrıldı. Bu doktorların üçte ikisinin eğitimini İsrail’de aldığı, ülkeye geri dönen doktorların sayısının ise gerilediği belirtildi.
İsrail Vergi Dairesi araştırmasına göre varlıklı İsrailliler arasındaki göç de 2023 ve 2024’te belirgin biçimde arttı. Doktorlar, mühendisler ve yüksek eğitimli diğer profesyoneller bu grup içinde orantısal olarak daha fazla yer aldı.
Göçmenlerin ülkeden ayrılmadan önceki yıllık ortalama geliri, 2015-2019 dönemindeki yaklaşık 125 bin şekelden 2024’te reel olarak yaklaşık 200 bin şekele yükseldi.
Uzun vadeli beyin göçü riski
Bağımsız İsrailli siyasi yorumcu ve eski üniversite profesörü Ori Goldberg, ayrılma eğiliminin İsrail’deki istikrar kaybını yansıttığını söyledi. Goldberg, ayrılanların işleyen kamu hizmetleri, kamu kurumlarının yeterli düzeyde çalışacağına dair güvence ve istikrar aradığını, bu kişilerin önemli bölümünün görece liberal görüşlere sahip olduğunu belirtti.
Goldberg, profesyonellerin ülkeden ayrılmasının sağlık, araştırma ve teknoloji gibi alanlar açısından gerçek bir risk oluşturduğunu ifade etti. Doktorların uzmanlık eğitimi için yurt dışına gittikten sonra geri dönme oranının düştüğünü, teknoloji çalışanlarının ise başka ülkelere taşınma konusunda daha fazla esnekliğe sahip olduğunu kaydetti.
Tel Aviv Üniversitesi araştırmacıları, mevcut göç seviyelerinin İsrail ekonomisinin dayanıklılığını tek başına tehdit etmediğini ancak artışın kalıcı hale gelmesi durumunda uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini bildirdi. Araştırmada, teknoloji, sağlık ve akademi gibi alanlarda sınırlı sayıdaki nitelikli çalışanlara dayanan ekonomi açısından sürekli göçün risk yaratabileceği ve ayrılmaların yeni ayrılmaları teşvik edebileceği uyarısı yapıldı.
Ekim 2023 sonrası hızlanan eğilim
Goldberg, göçteki hızlanmanın Ekim 2023’ten sonraki gelişmelerden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi. İsrail’in Hamas saldırısının ardından Gazze’de başlattığı savaşın yanı sıra güvenlik krizinin, siyasi gelişmelerin ve toplumsal kutuplaşmanın İsrail toplumunu etkilediğini belirtti.
Tel Aviv Üniversitesi araştırmacıları da yurt dışına göç konusundaki kamuoyu endişesinin Kasım 2022 seçimleri ve hükümetin yargı düzenlemesi tartışmaları sonrasında arttığını, Ekim 2023’ten sonra ise daha da yoğunlaştığını aktardı. Goldberg, güvenlik odaklı yaklaşımın güçlenmesi ve siyasi bölünmelerin derinleşmesinin mevcut eğilimi geçici bir dalganın ötesine taşıyabileceğini savundu.
Yurt dışında uzun süre kalmanın etkisi
Göç ve demografi uzmanı Lilach Lev Ari’nin ABD’de yaşayan İsrailliler üzerine yaptığı araştırma, yurt dışında uzun süre kalanların ülkeleriyle ilişkilerinin de değişebildiğini gösterdi. Araştırmaya göre aile bağları, dijital iletişim ve ziyaretler İsrail’le yapısal bağları korurken, uzun süre yurt dışında yaşayanlarda duygusal mesafe artabiliyor.
Goldberg, mevcut ayrılmaların tek bir krize verilen kısa süreli tepki yerine daha uzun vadeli demografik ve ekonomik dönüşümün parçası olabileceğini değerlendirdi.