İsrail, Donald Trump’ın ateşkes çağrısına rağmen Pazartesi günü İran’daki hedeflere yeniden saldırı düzenledi. Bu adım, Washington’ın yürüttüğü barış görüşmelerinde İsrail’in dışarıda bırakılmasına karşı bir mesaj olarak değerlendirildi.
İsrail ile İran, kısa süre sonra karşılıklı saldırılara ara verdiklerini açıkladı. Ancak iki taraf da çatışmanın yeniden başlayabileceğine kapıyı kapatmadı.
Washington’a verilen mesaj
İsrail’in saldırıları, İran’la yapılacak herhangi bir nihai anlaşmada kendi çıkarlarının göz ardı edilemeyeceğini göstermek amacı taşıdı. İsrailli askeri tarihçi Danny Orbach, İsrail’in çıkarları ağır biçimde yok sayılırsa masayı devirebileceği mesajının Washington’a verildiğini söyledi.
Trump, savaşı Şubat ayında İsrail ile birlikte başlattığını ifade etmişti ve o tarihten bu yana İran’la bir uzlaşma arayışını sürdürüyor. Buna karşın İsrail’i bu görüşmelerin dışında tutuyor.
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya da süreci riske atabilecek adımlardan kaçınması yönünde kamuoyu önünde baskı yaptı. Buna, Mart ayında İsrail’in işgal ettiği Lübnan’da çatışmaları büyütebilecek operasyonlardan geri durması da dahil edildi.
Lübnan hattı gerilimi büyüttü
İran, Washington ile bir barış anlaşması yapılacaksa bunun Lübnan’daki ateşkesle birlikte yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Geçen hafta Netanyahu, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Beyrut’a yönelik hava saldırılarını iptal etti.
Trump daha sonra bu gergin konuşmada Netanyahu’ya çok sert ifadeler kullandığını doğruladı. Buna rağmen ikili arasındaki ilişkinin sürdüğünü de söyledi.
Netanyahu’nun iç siyasi rakipleri ise, ABD ile görüşmeleri sürdürmek için İsrail’in askeri hareket alanını sınırlamasını egemenlikten taviz vermek olarak eleştirdi.
İsrail neden doğrudan İran’ı hedef aldı
Trump, Axios’a yaptığı açıklamada tarafların karşılıklı saldırılarla meseleyi kapatması gerektiğini savundu. "İkisi de eğlencesini yaptı" diyerek yeni bir saldırıya gerek olmadığını söyledi.
İsrail ise İran’a doğrudan saldırmanın, Tahran’ın Lübnan’daki gelişmeler üzerinde söz hakkı elde etmesini engelleyeceği görüşüne vardı. Üst düzey bir İsrailli savunma yetkilisine göre, Tel Aviv İran’ın saldırılarının İsrail’e yönelik meşru bir misilleme gibi görülmesini kabul edemezdi.
Netanyahu, saldırı kararı öncesinde üst düzey güvenlik ve savunma yetkilileriyle bir toplantı yaptı. Görüşmede kısa süreli tırmanmanın hedefleri ele alındı.
Bu hedeflerden biri, olası bir ABD-İran anlaşmasının İsrail’in Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’a saldırma hakkını ortadan kaldırmaması ve İsrail askerlerinin bölgede kalmasını engellememesiydi.
Netanyahu ile Trump arasındaki gerilim
İsrailli savunma yetkilisi, Netanyahu’nun bu başlığı hafta sonu Trump ile yaptığı telefon görüşmelerinde de gündeme getirdiğini söyledi. Netanyahu, İran’a saldırıların yeniden başladığı Pazartesi sabahından bu yana kamuoyu önüne çıkmadı.
Netanyahu’nun ofisi, yorum talebine hemen yanıt vermedi. İsrail ile İran arasındaki kısa süreli çatışma, iki muhafazakâr lider arasındaki zaman zaman açığa çıkan gerilimi yeniden görünür hale getirdi.
Netanyahu’nun yakın çevrede, Trump’ın İran konusundaki kararlarını etkilemenin zor olduğunu özel görüşmelerde kabul ettiği de aktarıldı. İsrail’in tek başına İran’a hava operasyonu düzenleyebileceği belirtilse de uzmanlar, böyle bir kampanyanın haftalarca sürdürülmesi için Washington’ın onayına ve desteğine ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Yehoshua Kalisky, mühimmatın tüketilebilir olduğunu ve İsrail’in bu savaşta uzun süre tek başına kalamayacağını söyledi.