Bakü Girişim Grubu (BIG) tarafından ABD Kongresine ev sahipliği yapan Russell Senato Ofis Binası'ndaki Kennedy Salonu'nda "Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Geri Dönüş Hakkı: Çifte Standartlar ve Seçici Yaklaşımlar" başlıklı bir konferans düzenlendi.
Akademisyenler, hukukçular, siyaset uzmanları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte, kendi kaderini tayin hakkının sömürgecilikten kurtulma süreçlerindeki rolü, devlet egemenliği ile ilişkisi ve uluslararası hukukta geri dönüş hakkı gibi konular ele alındı.
Dört ayrı dönemde zorunlu göç
Etkinliğin açılışında konuşan Bakü Girişim Grubu İcra Direktörü Abbas Abbasov, Batı Azerbaycanlıların yaşadığı zorunlu göçün uluslararası hukuk açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Abbasov, Batı Azerbaycanlıların 20. Yüzyıl boyunca dört farklı dönemde ata yurtlarından çıkarıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
1905, 1918, 1948 ve son olarak 1987-1991 yılları arasında Batı Azerbaycanlıların kendi topraklarından zorla sürgün edildiğini kabul etmek büyük önem taşıyor.
Bu süreçlerde yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin ağır işkencelere maruz kaldığını anımsatan Abbasov, yaklaşık 300 bin Azerbaycanlının Ermenistan tarafından zorla yerinden edildiğini kaydetti.
"Toprak talebi değil, temel insan hakkı"
Abbasov, Batı Azerbaycanlıların geri dönüş talebinin Ermenistan'a yönelik herhangi bir toprak talebi veya ülkenin egemenliğine meydan okuma anlamına gelmediğini vurguladı. Geri dönüş hakkının İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 1951 Mültecilerin Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi ve diğer uluslararası hukuk normları tarafından tanınan temel bir hak olduğunu ifade etti.
Uluslararası toplumun etnik temizlik ve zorunlu göç vakalarına yaklaşımında tutarlı olması gerektiğinin altını çizen Abbasov, bazı krizlerin uluslararası gündemde geniş yer bulurken benzer nitelikteki diğer olayların yeterince dikkat görmediğini savundu. Abbasov, "Bugün uluslararası toplum, etnik temizlik vakalarına özel bir destek nedeniyle değil, uluslararası hukuk normları ve ilkelerinin gereği olarak adil şekilde yaklaşmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Evrensel standart çağrısı
Konferansta söz alan diğer konuşmacılar da kendi kaderini tayin hakkı ile geri dönüş hakkının uluslararası hukuk sisteminin temel ilkeleri arasında yer aldığını belirtti. Bu hakların uygulanmasında siyasi yaklaşımlardan bağımsız, evrensel ve eşit standartların benimsenmesi gerektiği ifade edildi.
Etkinlikte ayrıca zorla yerinden edilmiş toplulukların güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün sağlanmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Uluslararası kuruluşların ve devletlerin bu konuda daha tutarlı politikalar geliştirmesi çağrısında bulunuldu.