ABD’nin, Filistin yönetimiyle ilişkileri güçlendirmek amacıyla yeni temaslar yürüttüğü ve bu görüşmeleri Gazze’de savaş sonrası düzeni, yeniden imar planı ve bölgesel normalleşme başlıklarıyla birlikte ele aldığı bildirildi. Temasların, Washington’un bölgeye dönük siyasi girişimlerinin bir parçası olduğu aktarıldı.
Görüşmelerde, işgal yönetiminin elinde tuttuğu Filistin yönetimi gelirlerinden milyarlarca doların, Washington’un kurduğu "Barış Konseyi"ne aktarılması seçeneği de tartışılıyor. Bu konseyin, ABD’nin hazırladığı yirmi maddelik planın uygulanmasını denetlemesi öngörülüyor.
Gazze için yönetim ve reform tartışması
Planın, gerekli reformlar tamamlandıktan sonra Filistin yönetimine Gazze’nin idaresinde rol verilmesini içerdiği belirtiliyor. Bu çerçevede tarafların, Gazze’deki yönetim mekanizmasına ilişkin olası düzenlemeleri de konuştuğu ifade edildi.
Washington’un, bu başlıklarda kapsamlı ve resmî bir anlaşma yerine daha sınırlı ve esnek formüllere sıcak baktığı, taraflar arasında mektup teatisi gibi yöntemlerin öne çıktığı kaydedildi. Böylece müzakerelerin bağlayıcı bir metin yerine aşamalı bir çerçeveyle ilerlemesi gündemde tutuluyor.
Uluslararası dosya ve yerleşim baskısı aynı masada
Görüşmelerin bir başka ayağında, Filistin tarafının uluslararası platformlarda dosyayı genişletme girişimlerini durdurmaya dönük Amerikan beklentileri yer alıyor. Buna karşılık Filistin tarafının, Batı Şeria’daki yerleşim genişlemesine son verilmesi ve yerleşimci şiddetinin önlenmesini talep ettiği aktarıldı.
Ramallah’taki diplomatik temsil ofisinin yeniden açılması da konuşulan başlıklar arasında bulunuyor. Bu ofis, Donald Trump’ın ilk döneminde kapatılmıştı.
Gelirler, esir aileleri ve reform baskısı
Görüşmelerin önündeki en önemli engellerden birinin, Filistin yönetimindeki reform süreci olduğu belirtiliyor. Özellikle eski tutuklulara ve ailelerine yapılan mali transferlerin düzenlenmesi meselesi, taraflar arasında pürüz oluşturan dosyalar arasında sayılıyor.
Amerikan ve İsrailli değerlendirmelerin, istenen reformların uygulanma düzeyi konusunda farklılaştığı da aktarıldı. Bu farkın, müzakerelerin hızını doğrudan etkilediği ifade ediliyor.
Temasların, savaş sonrası Gazze düzeninin yanı sıra bölgesel diplomasi ve yeniden imar tartışmalarını da birbirine bağlayan daha geniş bir siyasi planın parçası olduğu görülüyor. Washington, Filistin yönetimini bu yeni mimarinin içine daha güçlü şekilde yerleştirmeyi hedeflerken, sürecin ayrıntıları hâlâ pazarlık konusu olmaya devam ediyor.