Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg, Avrupa Birliği’ne gelecekte katılacak ülkeler için yeni güvenceler önerdi. Beş ülkenin ortak metninde, bazı alanlarda geçici oy hakkı sınırlaması ve daha güçlü hukuk devleti denetimi seçeneği yer aldı.
Öneri, Birliğin genişleme sürecinde yeni bir aşamaya hazırlanmasıyla gündeme geldi. Montenegro 2028’e kadar üyelik hedefi koyarken, Ukrayna, Moldova ve Arnavutluk da katılım sürecinde ilerlemeye çalışıyor.
Yeni üyelik sözleşmelerine eklenebilecek mekanizmalar
Ortak kağıtta, gelecekteki AB üyeleri için katılım anlaşmalarına eklenebilecek çeşitli önlemler sıralandı. Bunlar arasında, yeni bir üyenin demokratik standartlardan, medya özgürlüğünden veya hukuk devleti ilkesinden ciddi biçimde geri adım atması halinde devreye girecek bir güvence mekanizması bulunuyor.
Beş ülke, bu tür bir düzenlemenin yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini, gerektiğinde Birliğin müdahale edebilmesini sağlayacak açık araçlar içermesi gerektiğini savundu. Metin, bu yaklaşımın mevcut üye ülkelerde yaşanan bazı demokratik gerileme deneyimlerinden çıkarılan derslere dayandığını belirtiyor.
Oy hakkına geçici sınırlama seçeneği
Belgede yer alan bir başka öneri, yeni üyeler için "geçici ve geçiş dönemi niteliğinde oy hakkı sınırlamaları" ihtimalinin tartışılması oldu. Bu fikir özellikle oybirliği gerektiren alanlarda gündeme geldi.
Genişleme, dış politika ve AB bütçesi gibi başlıklarda tüm üyelerin onayı gerektiği için, beş ülke bu alanlarda yeni katılan ülkelerle oluşabilecek tıkanıklıklara dikkat çekti. Metinde, AB’nin bu konuyu derinlemesine ele alması gerektiği ifade edildi.
Genişleme sürecindeki siyasi arka plan
Öneri, Ukrayna ve Moldova’nın üyelik başlıklarında ilerlemeye çalıştığı bir dönemde geldi. Kıbrıs’ın, dönem başkanlığı sırasında iki ülke ile ilk katılım başlıklarında müzakerelerin resmen açılması için hazırlıkların başladığını söylediği hatırlatıldı.
Estonya Başbakanı Kristen Michal de Tallinn’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinin ardından sürecin hızlandırılmasını desteklediğini açıkladı. Michal, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’nde yer aldığını ve altı katılım başlığının gecikmeden açılması gerektiğini yazdı.
Ukrayna’nın üyelik yolunda Macaristan’ın uzun süredir kullandığı vetoya ilişkin tartışmalar da sürüyor. 2 Haziran’da Politico, Budapeşte’nin vetosunu kaldırmaya hazırlandığını bildirdi. 8 Haziran’da ise Ukrayna medyası, Macaristan’ın Kiev ile 11 koşuldan 10’unda uzlaşmaya varılmasının ardından onay verdiğini aktardı.
Bu gelişmeler, etnik Macarların Ukrayna’daki haklarına ilişkin son müzakerelerin ardından hız kazandı. AB büyükelçileri de ortak pozisyonu tamamlamak için çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Brüksel’de genişleme ve denge arayışı
Beş ülkenin teklifi, genişleyen Birliğin demokratik standartları koruyup koruyamayacağı sorusunu yeniden öne çıkardı. Özellikle Macaristan örneği, hukuk devleti konusundaki ihtilafların AB içinde nasıl bir gerilim doğurabildiğini hatırlattı.
Viktor Orban döneminde Budapeşte’nin Brüksel ile yaşadığı hukuk devleti tartışmaları nedeniyle AB fonlarının askıya alındığı, Rusya yanlısı tutumunun ise zaman zaman ortak kararları zorlaştırdığı hatırlatıldı. Bu nedenle bazı üye ülkeler, yeni üyeler alınmadan önce daha güçlü koruma mekanizmalarının gerekli olduğunu savunuyor.
Ortaya konan metin, mevcut katılım müzakerelerinde hemen bir değişiklik önermiyor. Ancak önümüzdeki yıllarda birden fazla yeni üyenin kabul edilebileceği ihtimaline karşı genişlemenin nasıl yönetileceğine dair daha geniş bir tartışma çağrısı yapıyor.