11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı’nda, Uluslararası Kudüs Müessesesinin Türkiye Teşkilatının kuruluşu resmen ilan edildi. Programda ayrıca 21 Ağustos 1969’da Mescid-i Aksa’da çıkan yangının yıl dönümü dolayısıyla Kudüs Anma Programı düzenlendi.
Uluslararası Kudüs Müessesesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmed Ağırakça, Kudüs’ün önemine ilişkin konuştu. Ağırakça, geçmişte Kudüs’ün yeniden özgürleşeceğine dair umudun gelecek nesillere taşındığını, Aksa Tufanı sonrasında ise bu umudun arttığını söyledi.
Ağırakça, Uluslararası Kudüs Müessesesinin 2006’da Dünya Müslüman Alimler Birliğinin kurucu başkanı Şeyh Yusuf el-Karadavi’nin öncülüğünde kurulduğunu belirtti. Kurumda 2007’den beri görev aldığını ve mütevelli heyetinde bulunduğunu ifade eden Ağırakça, son dönemde yönetim kuruluna dahil edildiğini kaydetti.
Beyrut’ta faaliyetlerin sürdürülememesine neden olan savaşın ardından çalışmaların İstanbul’da devam ettirilmesine karar verildiğini belirten Ağırakça, kurumun faaliyetlerini İstanbul’un Fatih ilçesinde sürdürmeyi planladıklarını açıkladı.
Mescid-i Aksa için dört tehlike uyarısı
Uluslararası Kudüs Müessesesi Genel Müdürü Yasin Hammoud, kurumun her yıl işgal altındaki Mescid-i Aksa’nın durumuna ilişkin kapsamlı ve analitik bir rapor yayımladığını söyledi. Hammoud, bu yılki raporda üç tehlike için uyarı seviyesinin en üst düzeye çıkarıldığını belirtti.
- Mescid-i Aksa’nın doğu avlularının kontrol altına alınması yoluyla fiziksel bölünme dayatılması ihtimali.
- Kışkırtmaların artmasının ardından mescide yönelik büyük çaplı saldırı, yangın çıkarılması veya patlama gerçekleştirilmesi ihtimali.
- Mescid-i Aksa’daki tarihi statükonun kalan unsurlarının ortadan kaldırılması ve İslami vakıfların rolünün sona erdirilmesi ihtimali.
Hammoud, Mescid-i Aksa’nın geleceğini tehdit eden dördüncü tehlikenin Araplar ve Müslümanların yaşadığı zayıflık ve bölünmüşlük olduğunu savundu. Bazı Arap ve İslam ülkelerinin hükümetlerinin İsrail’in saldırılarını kınamaktan uzaklaştığını söyleyen Hammoud, ortak bildirilerin yeterli olmadığını ifade etti.

Gazze ve Filistin için ortak hareket çağrısı
Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Prof. Dr. Ali Muhyiddin el-Karadaği, İsraillilerin Mescid-i Aksa’yı yıkıp kendi ifadeleriyle Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmek istediğini öne sürdü. Karadaği, bu hedefin dini, tarihi ve arkeolojik gerekçelerle temellendirilmeye çalışıldığını, ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Mescid-i Aksa konusunda her Müslümanın sorumluluğu bulunduğunu belirten Karadaği, Gazze ve Filistin halkının büyük bir mücadele verdiğini ifade etti. Karadaği, bu mücadelenin İsrail’in uluslararası itibarını ve destek ağını sarstığını, Avrupa ve Amerika’da Filistin meselesine ilişkin toplumsal değişimler yaşandığını savundu.
Karadaği, Müslüman ülke yöneticilerine Gazze ve Mescid-i Aksa’nın korunması için ortak hareket etme çağrısı yaparak, "Gazze’yi koruyun, Filistin’i koruyun" mesajını verdi. Alimlerden Filistin konusunda ortak tutum almalarını isteyen Karadaği, medya mensuplarına da Filistin meselesini dünyaya anlatma ve kamuoyunu bilgilendirme çağrısında bulundu.
Karadaği ayrıca İslam ümmetine Gazze’nin yanında maddi ve manevi imkanlarla durma çağrısı yaptı. Zekatın verilebileceği sekiz sınıfın Gazze ve Filistin bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Gazze için gereken desteğin verilmesini istedi.
Kudüs’e tarih, hukuk ve kültür perspektifi
Akademisyen Prof. Dr. Yasin Aktay, Uluslararası Kudüs Müessesesinin üyesi olduğunu ve kuruluşundan bu yana çalışmalarını takip ettiğini söyledi. Aktay, Kudüs’ün yalnızca coğrafi bir alan veya tarihi bir şehir olmadığını; hafıza, kıble, İsra ve Miraç ile insanlığın ortak dini ve tarihi hafızasının önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
İsrail’in Kudüs’ü işgalinin yalnızca bir şehrin kontrol altına alınması anlamına gelmediğini belirten Aktay, bunun kentin tarihi kimliğine, medeniyet misyonuna ve insanlığın ortak hafızasına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi. Aktay, Filistinlilere yönelik öldürme, zorla yerinden etme, aç bırakma ve yıkım politikalarının insani değerlere ve ortak kültürel mirasa karşı işlenen suçlar olarak görülmesi gerektiğini savundu.
Aktay, Kudüs meselesinin günlük siyasi gelişmelerin ötesinde tarih, hukuk, şehircilik, kültür, insan, hafıza ve medeniyet başlıklarıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Müessesenin bilimsel araştırma, eğitim, yayıncılık, belgeleme, hukuki çalışmalar ve uluslararası işbirliğini bir araya getirdiğini kaydetti.
Programda Uluslararası Kudüs Müessesesinin Araştırma ve AR-GE Bölümü Başkanı Dr. Hişam Yakub ile kıdemli araştırmacı Ali İbrahim de konuştu. Eski Kudüs ve Filistin Müftüsü, Mescid-i Aksa İmam Hatibi ve Kudüs Yüksek İslami Heyeti Başkanı Şeyh İkrime Sabri’nin videolu mesajı da katılımcılara izletildi.
Uluslararası Kudüs Müessesesinin kuruluşu
Uluslararası Kudüs Müessesesi, Kudüs meselesini siyasi boyutun yanı sıra tarih, kültür, hukuk, eğitim, şehircilik, mimari, insan hakları ve medeniyet perspektifleriyle ele alıyor. Kurumun çalışma alanları arasında bilimsel araştırmalar, kültürel mirasın korunması, doğru bilgi üretimi, uluslararası farkındalık oluşturulması ve kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesi bulunuyor.
Müessesenin kuruluş fikri, 21 Ekim 2000’de Beyrut’ta düzenlenen 3. Arap-İslam Kongresi’nde gündeme geldi. Kongrede Kudüs’ün tarihi kimliğinin korunması, bilimsel çalışmalar yürütülmesi ve uluslararası faaliyet gösterilmesi amacıyla bağımsız bir sivil kuruluş oluşturulmasına karar verildi.
Hazırlık çalışmalarının ardından 28 Ocak 2001’de Beyrut’ta Kuruluş Kongresi gerçekleştirildi. Farklı bölgelerden 46 ülkeden yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı kongrede akademisyenler, hukukçular, ilim ve düşünce insanları, sivil toplum temsilcileri ile kamuoyu önderleri kuruluş fikrine destek verdi.
Müessese daha sonra Lübnan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından tescil edildi. Kuruluş döneminde 282 üyeden oluşan Mütevelli Heyeti farklı ülkelerden ilim insanlarını, akademisyenleri, hukukçuları, kültür insanlarını ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi; ilk Mütevelli Heyeti Başkanlığını Prof. Dr. Yusuf el-Karadavi üstlendi.
Araştırma ve kültürel miras çalışmaları
Kudüs’ün tarihi, dini, kültürel ve medeniyet mirasının korunmasını temel amaçlarından biri olarak belirleyen müessese, akademik araştırmaları ve bilimsel yayınları destekliyor. Kurum kitap, dergi, rapor ve araştırmalar hazırlıyor; şehrin hafızasına ilişkin arşiv ve dokümantasyon çalışmaları yürütüyor.
Üniversiteler ve araştırma merkezleriyle ortak projeler geliştiren müessese, konferans, sempozyum ve çalıştaylar düzenliyor. Kurum ayrıca genç araştırmacıları desteklemeyi, kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalığı artırmayı, medya ve dijital iletişim araçlarıyla bilgi temelli kamuoyu oluşturmayı ve Kudüs’e ilişkin akademik ve hukuki çalışmaları desteklemeyi amaçlıyor.