Küba, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda düzenlenen bir tartışmada ABD'nin adaya yönelik "acımasız" ambargosunu kınadı. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, salı günü BM'de yaptığı konuşmada, "ABD hükümeti Küba'ya karşı neredeyse yetmiş yıldır süren ve son yedi ayda daha da gaddarlaşan, çok boyutlu, konvansiyonel olmayan bir savaş yürütüyor" diyerek ablukanın halka "toplu ceza" niteliğinde olduğunu vurguladı.
Rodriguez, ambargonun Mart 2025-Şubat 2026 döneminde verdiği zararın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artarak rekor düzeyde 8 milyar dolara ulaştığını belirtti. Ayrıca bu rakamların, ABD'nin şubat ayında Küba'ya uyguladığı yakıt ablukasının "aşırı etkisini" içermediğini sözlerine ekledi.
Dünyanın dört bir yanından bölgesel bloklar salı günü Küba'ya desteklerini ifade ederek ABD ambargosunu kınadı. BM Genel Kurulu, 1992'den bu yana her yıl büyük çoğunlukla ABD'nin Küba'ya uyguladığı ablukanın kaldırılması yönünde bağlayıcı olmayan bir karar tasarısını kabul ediyor. Geçen ekim ayında 165 üye lehte oy kullanırken bu sayı bir önceki yıl 187'ydi; yedi üye karşı çıkmış, bir düzine ülke çekimser kalmıştı. Salı günü yapılan ve tartışmanın yapılıp yapılmayacağını belirleyen oylamada ise 136 lehte, dokuz aleyhte ve 30 çekimser oy çıktı; Almanya ve Kanada gibi geleneksel destekçiler de çekimser kalanlar arasındaydı.
ABD'nin BM Büyükelçisi Mike Waltz, kürsüden yaptığı konuşmada, "Ortada bir Amerikan ambargosu yok" diyerek, "Küba'daki tek ambargo, rejimin kendi halkının başı üzerinde tuttuğu giyotindir" ifadelerini kullandı.
Rodriguez, Havana ile Washington arasındaki son diplomatik temaslara değinerek, ABD'li yetkililer Küba'yı "yenilmiş veya fethedilmiş bir düşman, sömürge mülkü gibi" gördüğü sürece "hiçbir ilerleme kaydedilmediğini ve muhtemelen de kaydedilmeyeceğini" vurguladı.
Bazı konuşmacılar ABD'nin Küba politikasını eleştirirken Havana'nın sorumluluklarına da dikkat çekti. Avrupa Birliği'nin BM Büyükelçisi Stavros Lambrinidis, "Küba halkının içinde bulunduğu vahim durum sadece ambargodan kaynaklanmıyor" dedi. Temsilci, Küba makamlarının insan haklarına saygı da dahil "anlamlı siyasi ve ekonomik reformlar" yapması gerektiğini vurgularken, Havana'nın Rusya'nın Ukrayna savaşında Moskova ile aynı hizada yer almasını da kınadı.
El Cezire muhabiri Gabriel Elizondo, BM'nin New York'taki genel merkezinden bildirdiğine göre, BM'deki hararetli tartışmalar Havana ile Washington arasındaki derin gerilimi açıkça gösteriyor.
Mevcut abluka altında Küba, ABD'nin adaya petrol sevkiyatını engellemesi sonucu ülke genelinde artan elektrik kesintileri nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyor. ABD Başkanı Donald Trump, altmış yıllık komünist yönetimi sona erdirmeyi amaçlayan bir baskı kampanyasının parçası olarak ocak ayında Küba'ya petrol ablukası uygulanması emrini vermişti. O tarihten bu yana Rusya'dan sadece bir petrol tankeri Küba kıyılarına ulaşabildiğinden, ülkenin Sovyet döneminden kalma eski enerji santralleri elektrik üretmek için gerekli kritik yakıtı giderek tüketiyor.
Gıda, içme suyu ve ilaç da giderek azalırken Birleşmiş Milletler insani bir acil durum uyarısında bulundu.