Kosova’da seçmenler, siyasi kilitlenmeyi çözmek ve Avrupa Birliği ile NATO yolunda ilerlemek amacıyla erken parlamento seçimi için sandık başına gitti. Bu oylama, 18 ay içinde yapılan üçüncü seçim olarak kayda geçti.
Seçim, ana siyasi partilerin mart sonuna kadar eski Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin yerine kimin geçeceği konusunda uzlaşamaması üzerine planlandı. Şubat 2025’teki ilk sonuçsuz seçimin ardından ülke, geçen yılın büyük bölümünde işleyen bir hükümet kuramadı ve aralık ayında ikinci kez sandığa gidildi.
Siyasi çıkmaz ekonomiyi de baskılıyor
Uzayan kriz, küresel enerji sıkıntısı ve artan akaryakıt fiyatları nedeniyle zaten zorlanan Kosova ekonomisini daha da olumsuz etkiledi. Avrupa’nın en genç ve en yoksul ülkelerinden biri olan Kosova, 2008’de Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan etmişti.
Bu bağımsızlık süreci, 1998-99 savaşının ardından gelen NATO bombardımanıyla ve Sırbistan’ın geri çekilmesiyle şekillendi. Bugünkü siyasi tıkanıklık ise ülkenin dış politika hedeflerini ve iç dengelerini yeniden gündeme taşıdı.
Kurti ile muhalefet arasındaki gerilim sürüyor
Başbakan Albin Kurti’nin merkez sol Vetevendosje partisi, aralık ayındaki erken seçimden bu yana parlamentoda net çoğunluğunu koruyor. Ancak Kosova’da cumhurbaşkanının seçilebilmesi için 120 sandalyeli mecliste en az 80 milletvekilinin desteği gerekiyor; bu da daha geniş bir uzlaşmayı zorunlu kılıyor.
Kurti’ye, iki büyük muhalefet partisi Demokratik Parti ve Demokratik Lig karşı çıkıyor. Muhalefet, Kurti’yi ülkedeki tüm siyasi kurumlar üzerinde tam kontrol kurmaya çalışmakla suçluyor.
Eski Cumhurbaşkanı Osmani de seçimde Demokratik Lig listesinden yarışıyor. Osmani, ikinci dönem için desteğini vermeyi reddetmesinin ardından Kurti’den uzaklaşmıştı.
Seçmenin beklentisi ekonomi ve yaşam standardı
Siyasi aktörler birbirini krizden sorumlu tutarken, yaklaşık iki milyon seçmen uzlaşmazlıktan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Seçmenlerin önemli bir bölümü, hükümetin odağında ekonomi ve yaşam standartlarının olmasını istiyor.
Analistler, aralık ayındaki oylamaya kıyasla sonuçta büyük bir değişiklik beklemiyor. Bu nedenle sandıktan çıkacak tablo, krizi tek başına sona erdirmeyebilir.
Kurumsal boşluk, ülkenin AB ve diğer uluslararası fonlara erişimini de geciktirdi. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, geçen hafta yaptığı ziyarette Kosova’ya siyasi çıkmazı bitirme ve AB bütünleşmesi hedefi etrafında birleşme çağrısında bulundu.
Kosova, ABD ve Avrupa Birliği’nin büyük bölümünce tanınsa da Sırbistan ile onun müttefikleri Rusya ve Çin tarafından tanınmıyor. Ülkenin kuzeyindeki gerilim de sürüyor; nüfusun çoğunluğunu etnik Sırpların oluşturduğu bu bölgede taraflara ilişkileri düzeltmeleri gerektiği mesajı veriliyor.