Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, NATO ve Batılı ülkelerin Arktik’i Rusya’nın gelişimini sınırlamaya yönelik yeni bir cepheye dönüştürmeye çalıştığını söyledi.
Lavrov, Arktik’te uluslararası iş birliği ve bölgenin barış alanı olarak korunmasının tüm uluslararası toplumun çıkarına olduğunu belirtti. Rusya’nın da bu yaklaşımı desteklediğini ifade eden Lavrov, NATO ülkeleriyle ittifakın genel olarak bölgenin askerileştirilmesine ve uluslararası gerilim alanlarının oluşturulmasına yöneldiğini savundu.
Arktik’te askeri faaliyet uyarısı
Lavrov, NATO’nun Şubat 2026’da yüksek enlemlerdeki askeri varlığını genişletmeyi amaçlayan "Arktik Nöbeti" operasyonunu başlattığını kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanı, ülkesinin kuzey sınırlarının yakınında askeri hazırlıkların yoğunlaştığını, bölgesel olmayan ülkelerin de katıldığı geniş kapsamlı tatbikatlar düzenlendiğini ve NATO’nun komuta-kontrol yapısında yeni unsurlar oluşturulduğunu söyledi.
Lavrov’a göre Kuzey Kutbu’ndaki bu askeri hareketlilik Rusya’nın güvenliği için doğrudan tehdit oluşturuyor. Bu faaliyetlerin, silahlı çatışmaya dönüşebilecek ve ağır sonuçlar doğurabilecek olayların yaşanma riskini artırdığını belirtti.
Batılı ülkelerin askeri alanda güvensizlik ortamını bilinçli biçimde oluşturduğunu savunan Lavrov, Arktik projelerinde yer alan kişi ve kuruluşlara yönelik finansal ve ekonomik yaptırımların Rusya’nın uluslararası iş birliğindeki haklarını zayıflatmayı amaçladığını öne sürdü.

Arktik Konseyi’nin geleceği
Lavrov, Batı’nın Rusya karşıtı politikasının sonuçlarından birinin, Kuzey Kutbu’ndaki çok taraflı iş birliği mekanizmalarının işleyişinin engellenmesi olduğunu söyledi. Bazı mekanizmaların sona erdiğini, diğerlerinin ise Rusya’nın katılımı olmadan büyük ölçüde anlamını yitirdiğini belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanı, yaklaşık 30 yıl önce kurulan Arktik Konseyi’nin 19 Eylül 1996’dan bu yana varlığını sürdüren tek hükümetler arası format olduğunu ifade etti. Rusya’nın, tüm tarafların meşru çıkarlarının karşılıklı gözetildiği adil bir çalışma anlayışı benimsenmesi halinde Konsey’in tam faaliyetlerine dönmeye hazır olduğunu söyledi.
Lavrov, NATO ülkelerinin Rusya olmadan Arktik sorunlarını kendi aralarında ele alma girişimlerinin Arktik Konseyi’ni itibarsızlaştırma ve marjinalleştirme sonucunu doğurabileceğini savundu. Böyle bir senaryoya karşı Rusya’nın bölgede topraklara, lojistik imkânlara, teknolojilere ve karşılıklı yarara dayalı projelerde iş birliği yapabileceği ortaklara sahip olduğunu kaydetti.
Rusya’nın Arktik politikası
Lavrov, Rusya’nın Arktik bölgesinde öncü konumda olduğunu ve iklim değişikliğiyle birlikte kutup çevresindeki buzulların erimesinin ulaşım ile kaynaklara erişimi artırabileceğini belirtti.
Arktik’in, özellikle uluslararası ekonomi açısından kritik deniz geçişlerinde lojistik zincirlerinde yaşanan aksamalar nedeniyle sürdürülebilir ticari bağlantıların sağlanmasında daha önemli bir rol üstlenmeye başladığını ifade eden Lavrov, bölgenin Rusya’nın ulusal çıkarları ve güvenliği açısından stratejik öneminin artacağını söyledi.
Rusya’nın yüksek enlemlerde kapsamlı kalkınma çalışmalarını ve Arktik bölgesinin altyapısının geliştirilmesini sürdüreceğini belirten Lavrov, ekonomik faaliyetlerde Arktik deniz alanlarının Dünya Okyanusu’nun ayrılmaz bir parçası olduğu yaklaşımını koruyacaklarını dile getirdi.
Lavrov, kıyı devletlerinin Arktik’teki özel hak ve sorumluluklarının 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde düzenlendiğini hatırlattı. Bu hak ve sorumlulukların 2008’de kabul edilen İluissat Deklarasyonu’nda da Rusya, Danimarka, Kanada, Norveç ve ABD’den oluşan Arktik beşlisi tarafından teyit edildiğini söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanı, yüksek enlemlerde ekonomik ve diğer faaliyetleri düzenlemek için yeni uluslararası hukuk araçlarına ihtiyaç görmediklerini belirterek ülkesinin Arktik politikasının kapsamlı ve pragmatik niteliğini koruyacağını açıkladı.
Lavrov, Arktik’in Avrasya’daki ortak güvenlik ve iş birliği alanının ayrılmaz bir parçası haline gelmesini desteklediklerini söyledi. Yaptırım ve tehdit dilinin Rusya ile ilişkilerde sonuç vermeyeceğini savunan Lavrov, ülkesinin yapıcı diyaloğu tercih ettiğini ancak ulusal çıkarlarını mevcut tüm imkânlarla koruyacağını ifade etti.
Rusya’nın Arktik çalışmalarına eşitlik ve karşılıklı yarar temelinde katılmaya hazır tüm ortaklara açık olduğunu belirten Lavrov, öncelikli alanlar arasında doğal kaynakların geliştirilmesi, Transarktik Ulaştırma Koridoru ile Kuzey Deniz Rotası’nın işletilmesi, sanayi, ulaştırma ve turizm altyapısının kurulması, bölge halkının refahının artırılması, kuzey doğasının korunması ve bilimsel araştırmaların yürütülmesini sıraladı.