Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus devlet televizyonu VGTRK'ye verdiği röportajda Türkiye'nin dış politikası, Avrupa Birliği ile ilişkileri ve Rusya ile iş birliği hakkında açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin hem NATO içinde önemli bir konuma sahip olmak hem de Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirmek istediğini belirten Lavrov, Ankara'nın AB üyeliğine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı.
Lavrov, Türkiye'nin “derinlerde bir yerde Avrupa Birliği'ne hiçbir zaman gerçekten kabul edilmeyeceğini bildiğini” öne sürdü.
Rus Bakanın sözleri, Moskova'nın Türkiye'nin Batı ile ilişkilerine yönelik değerlendirmesi olarak öne çıkarken, Türkiye'nin resmi olarak Avrupa Birliği'ne aday ülke statüsü devam ediyor.
“Türkiye Rusya ile iyi ilişkilerini sürdürmek istiyor”
Lavrov, Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerini korumak istediğini de belirterek iki ülke arasındaki ekonomik bağlara dikkat çekti.
Türkiye ile Rusya arasında çok sayıda ortak ekonomik proje bulunduğunu söyleyen Lavrov, iki ülkenin tarihinin de birçok ortak noktaya sahip olduğunu ifade etti.
Enerji, ticaret, turizm ve bölgesel meseleler Ankara-Moskova ilişkilerinin başlıca alanları arasında bulunuyor.
Türkiye ile Rusya, Ukrayna savaşı dahil bazı uluslararası konularda farklı pozisyonlara sahip olmalarına rağmen diplomatik temaslarını ve ekonomik ilişkilerini sürdürüyor.
Karadeniz'deki güvenlik gündemde
Lavrov'un açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise Karadeniz'deki son gelişmeler oldu.
Rus Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin Karadeniz'de istikrarın korunması konusunda ciddi bir çıkarı bulunduğunu belirtti.
Son dönemde Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz'deki ticari ve sivil deniz taşımacılığı üzerindeki etkileri yeniden gündeme geldi.
Bölgede gemilere ve liman altyapılarına yönelik saldırıların artması, Türkiye dahil Karadeniz ülkelerinde deniz taşımacılığının güvenliği konusunda endişelere neden oldu.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz'de gemilere yönelik saldırıları durdurmasını sağlayacak bir moratoryum oluşturulması gerektiğini gündeme getirdi.
Türkiye, saldırıların yalnızca savaşın taraflarını değil, uluslararası ticareti ve üçüncü ülkelerin çıkarlarını da etkilediğine dikkat çekiyor.
Lavrov: Türk tarafı yeniden anlaşma çağrısı yapıyor
Lavrov, Türk yetkililerin Karadeniz'deki deniz taşımacılığının saldırıların hedefi haline gelmesini önleyecek bir düzenleme yapılması gerektiğini yeniden gündeme getirdiğini söyledi.
Ancak Rusya'nın bu saldırıları başlatan taraf olmadığını savunan Lavrov, Karadeniz'deki mevcut güvenlik sorunlarının sorumluluğunu Ukrayna'ya yükledi.
Moskova daha önce de Ukrayna'yı Rus limanları ve Karadeniz'deki gemilere saldırmakla suçlamıştı.
Ukrayna ise Rusya'nın kendi limanlarına, altyapısına ve deniz taşımacılığına yönelik saldırılarını gerekçe göstererek Rusya'nın savaş kapasitesiyle bağlantılı hedeflere operasyon düzenlediğini savunuyor.
Türkiye saldırıların durdurulmasını istiyor
Ankara son günlerde Karadeniz'de yükselen gerilimin azaltılması için diplomatik girişimlerini artırdı.
Türkiye, Rusya ve Ukrayna arasında özellikle ticari ve sivil gemilere yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulmasını sağlayacak bir düzenleme yapılmasını istiyor.
Türk yetkililer, son saldırılara rağmen İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerinden Karadeniz'e ticari gemi geçişlerinin sürdüğünü ve seyrüseferin devam ettiğini açıkladı.
Türkiye aynı zamanda Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesindeki uygulamalarını sürdürüyor.
Ankara-Moskova hattında yoğun diplomasi
Türkiye ve Rusya arasındaki diplomatik temaslar son aylarda da devam ediyor.
Hakan Fidan ile Sergey Lavrov'un haziran ayında Moskova'da gerçekleştirdiği görüşmelerde Ukrayna savaşı, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği, enerji ve ticaret başta olmak üzere birçok konu ele alınmıştı.
Fidan söz konusu görüşmelerde Türkiye'nin önceliğinin Rusya ile Ukrayna'nın yeniden müzakere masasına dönmesi olduğunu vurgulamış, Karadeniz'deki saldırıların üçüncü ülkelerin çıkarlarını ve deniz taşımacılığını tehdit etmesinden duyulan endişeyi Rus tarafına iletmişti.
Lavrov'un son açıklamaları ise Türkiye'nin hem Batı ile ilişkilerini sürdüren hem de Rusya ile ekonomik ve diplomatik bağlarını koruyan dış politika çizgisinin Moskova tarafından yakından takip edildiğini bir kez daha ortaya koydu.