Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki ticari gemilere ve deniz ticaretine yönelik risklerini azaltmak amacıyla gündeme getirdiği yeni girişime Moskova'dan yanıt geldi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, 14 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Türkiye'nin Karadeniz'deki askeri faaliyetlere yönelik bir moratoryum oluşturulması önerisini değerlendirdi.
Zakharova, Rusya'nın Türkiye dahil yabancı ortaklardan gelen barış girişimlerine önem verdiğini ancak Moskova'nın diplomatik kanallardan girişimin şartlarını ayrıntılı biçimde ortaya koyan resmi bir Türk teklifi almadığını söyledi.
Rusya aynı zamanda Karadeniz'de taraflardan birine geçici avantaj sağlayacağını düşündüğü sınırlı bir ateşkes modeline karşı olduğunu ortaya koydu.
Türkiye ticari gemilerin korunmasını istiyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Karadeniz'de son dönemde artan saldırıların ardından Rusya ve Ukrayna'ya yeni bir mekanizma oluşturulması çağrısında bulunmuştu.
Fidan, savaşın başlangıcında saldırıların daha çok askeri limanlar ve savaş gemileri üzerinde yoğunlaştığını, ancak çatışmanın giderek ticari deniz taşımacılığını da tehdit etmeye başladığını belirtmişti.
Türkiye'nin önerisi, Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırıları karşılıklı olarak durdurmasını sağlayacak bir moratoryum mekanizmasının oluşturulmasını öngörüyor.
Fidan, Ukrayna tarafının da benzer bir öneride bulunduğunu ve Ankara'nın konuyu Rus tarafına ilettiğini açıklamıştı.
Türkiye açısından temel hedeflerden biri, Karadeniz'in ticari gemiler açısından giderek daha tehlikeli bir bölgeye dönüşmesini engellemek.

Moskova: Resmi teklif ulaşmadı
Rusya ise Ankara'nın açıklamalarına rağmen resmi diplomatik kanallardan şartları belirlenmiş bir teklif almadığını savunuyor.
Zakharova, Türkiye'nin Karadeniz'e ilişkin barış girişimlerinin Moskova tarafından dikkate alındığını vurgularken, mevcut şartlarda 2022-2023 dönemindeki Karadeniz Tahıl Girişimi'ne benzer bir modele dönmenin uygun olmadığını söyledi.
Moskova yönetimi, önceki uygulamalarda Rusya'nın attığı adımlara karşılık Ukrayna tarafından eşdeğer adımlar atılmadığını savunuyor.
Rusya bu nedenle karşılıklılık konusunda güvence olmadan Karadeniz'deki askeri faaliyetleri sınırlandıracak yeni bir düzenlemeye sıcak bakmıyor.
Lavrov da Türkiye'nin girişimini değerlendirdi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Türkiye'nin Karadeniz'deki deniz ticaretinin saldırılardan korunmasına yönelik girişimine değindi.
Lavrov, Ankara'nın deniz ticaretinin saldırıların hedefi olmaması için taraflar arasında bir anlaşmaya varılması gerektiğini dile getirdiğini doğruladı.
Ancak Rusya'nın Karadeniz'deki saldırıları başlatan taraf olmadığını savunan Lavrov, Ukrayna'nın Rus limanlarına ve deniz taşımacılığına yönelik saldırılarına dikkat çekti.
Moskova böylece Türkiye'nin ticari gemilerin korunması yönündeki kaygılarını kabul etmekle birlikte, çözümün Rusya'nın tek taraflı olarak askeri faaliyetlerini sınırlandırmasından geçmeyeceği mesajını verdi.

Karadeniz'deki saldırılar ticareti tehdit ediyor
Türkiye'nin girişiminin arkasında Karadeniz'deki güvenlik durumunun son haftalarda ciddi şekilde kötüleşmesi bulunuyor.
Rusya ve Ukrayna arasındaki saldırılar artık yalnızca askeri hedefleri değil, limanları, enerji altyapısını ve ticari gemileri de etkiliyor.
Karadeniz; Rusya, Ukrayna ve Kazakistan'ın petrol ve tahıl ihracatının yanı sıra küresel gıda ticareti açısından kritik öneme sahip.
Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar da ülkenin tahıl ihracatında ciddi düşüşe neden oldu. Reuters'ın verilerine göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı ağustos ayının ilk iki haftasında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 75 geriledi.
Türkiye'nin Rus petrolü ithalatı da etkilendi
Karadeniz'deki güvenlik krizinin Türkiye'ye ekonomik etkileri de görülmeye başladı.
Reuters'ın 14 Ağustos'ta yayımladığı verilere göre Türkiye, Rusya'nın Karadeniz limanlarından yaptığı petrol alımlarını temmuz ayında azalttı ve ağustos ayında ithalatın daha da düşmesi bekleniyor.
Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırıların Rusya'nın Karadeniz'deki petrol ihracat terminallerinde aksamalara yol açması, Türkiye'ye yapılan sevkiyatları da etkiliyor.
Bu gelişme, Ankara'nın Karadeniz'deki ticari deniz taşımacılığının güvenliğine yönelik çağrısının yalnızca diplomatik değil, ekonomik açıdan da önem taşıdığını gösteriyor.
Ankara'nın girişimi devam edecek mi?
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana iki ülkeyle de diplomatik ilişkilerini sürdürebilen az sayıdaki NATO ülkelerinden biri olarak arabuluculuk girişimlerinde önemli rol oynadı.
Ankara daha önce İstanbul'da Rusya ve Ukrayna heyetlerini bir araya getirirken, Karadeniz Tahıl Girişimi'nin oluşturulmasında da Birleşmiş Milletler ile birlikte kritik rol üstlenmişti.
Yeni Karadeniz girişiminde ise ilk aşamada daha sınırlı bir hedef bulunuyor: savaşın tamamında ateşkes sağlanmasından önce ticari gemilerin ve sivil deniz taşımacılığının çatışmanın dışında tutulması.
Ancak Moskova'nın 14 Ağustos'taki açıklaması, taraflar arasında böyle bir anlaşmaya ulaşmanın kolay olmayacağını gösteriyor.
Türkiye'nin önümüzdeki dönemde hem Moskova hem de Kiev ile temaslarını sürdürerek Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıların durdurulması için yeni bir mekanizma üzerinde çalışıp çalışmayacağı yakından takip edilecek.