Orta Doğu’da son bir haftada İsrail-Lübnan, İsrail-İran ve ABD-İran hattında artan gerilim, petrol piyasasında daha sert bir yükseliş beklentisini güçlendirdi. Buna rağmen Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 92,25 dolar seviyesinde sakin kaldı.
Piyasadaki bu görece durgunlukta, Hürmüz Boğazı çevresindeki geçişlerin artması ve ABD’den gelen daha iyimser açıklamaların etkili olduğu değerlendiriliyor. Dolar endeksi ile ABD tahvil getirilerindeki yükselişin de emtia fiyatları üzerinde baskı yarattığı belirtiliyor.
Çin’in talebindeki düşüş fiyatları sınırladı
Petrolü baskılayan ilk unsur olarak Çin’in deniz yoluyla ham petrol ithalatındaki gerileme gösteriliyor. Dünyanın en büyük alıcılarından biri olan Çin, dış piyasadan alım yapmak yerine kendi stoklarını kullanmaya yönelince küresel piyasadan çekilen petrol miktarı azaldı.
Verilere göre Çin’in deniz yoluyla ham petrol ithalatı Şubat 2026’da günlük 11,39 milyon varil seviyesindeyken nisanda 8,10 milyon varile, mayısta ise yaklaşık 6,4 milyon varile düştü. Savaş öncesine kıyasla günlük bazda yaklaşık 5 milyon varillik azalma yaşandı ve bu miktarın Hürmüz’den geçen petrolün yaklaşık dörtte birine denk geldiği aktarıldı.
ABD ihracatını artırdı
İkinci etken, ABD’nin petrol ihracatındaki belirgin artış oldu. Orta Doğu kaynaklı arz riski yükselirken, ABD ham petrolü küresel piyasa için önemli bir alternatif haline geldi.
ABD’nin ihracatı nisanda günlük 6,44 milyon varile çıktı. Bu seviyenin özellikle Avrupa ve Asya tarafındaki ihtiyacı yumuşattığı, savaş öncesinde ise günlük ihracatın 3,5 ila 4 milyon varil bandında seyrettiği belirtildi.
Hürmüz’e alternatif hatlar devreye girdi
Fiyatları dizginleyen üçüncü unsur, Körfez’de Hürmüz Boğazı’nı kısmen baypas eden boru hatlarının daha fazla kullanılması oldu. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattı ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin Habshan-Fujairah hattı, boğazın yerini tamamen alamasa da kritik bir tampon oluşturdu.
Bu hatlardan günlük petrol akışının 3,5 ila 5,5 milyon varil bandında gerçekleştiği ifade edildi. Böylece Hürmüz üzerinden taşınan akışta yaşanabilecek bir kesintinin etkisi bir ölçüde hafifletildi.
Stratejik rezervler açığı kapattı
Dördüncü unsur ise stratejik rezervlerin devreye girmesi oldu. Savaşın başlangıcından bu yana gözlemlenebilir küresel petrol stoklarının yaklaşık 246 milyon varil azaldığı, bunun da günlük bazda yaklaşık 4 milyon varil stok kullanımına işaret ettiği aktarıldı.
Buna göre Hürmüz’den geçemeyen petrolün yaklaşık yüzde 20’si stoklardan karşılanmış oldu. Küresel piyasalarda risk algısı canlı kalsa da bu dört etken, fiyatlardaki sert yükselişi şimdilik frenledi.