Kore Kültür Merkezi’nin yeni müdürü Park, Türkiye’de görev yaptığı süre boyunca Kore kültürüne yönelik katılım ve deneyim olanaklarını artırmayı hedeflediğini açıkladı.
Park, Güney Kore’de yayımlanan 2025 Ulusal İmaj Araştırması Raporu’na göre Türkiye’de ülkesine ilişkin kültürel algıda kültürel içerikler ile geleneksel kültürel mirasın öne çıktığını belirtti.
İki mutfağı buluşturacak program planı
Türkiye’de yaşayan insanların Kore kültürünü görerek, dinleyerek, tadarak ve bizzat deneyimleyerek tanıyabilecekleri daha fazla etkileşimli program düzenlemek istediğini söyleyen Park, mümkün olması halinde Türkiye’deki bir televizyon kanalıyla işbirliği yaparak Kore ve Türk mutfağını bir araya getiren bir program hazırlamayı planladığını ifade etti.
Park, iki kültürün buluşmasının yeni ve özgün bir sanat biçiminin ortaya çıkmasına katkı sunabileceğini dile getirdi. İstanbul’da gelecek yıl düzenlenmesi planlanan Dünya Mirası Komitesi toplantıları sırasında Güney Kore kültür ve sanat dünyasından çok sayıda kişinin Türkiye’yi ziyaret edebileceğini belirtti.
Kültürel işbirliği ve değişimlerin Güney Kore ile Türkiye arasındaki ilişkileri geliştireceğini söyleyen Park, kültürel etkinliklerle kültürel diplomasinin birlikte yürütülmesi gerektiğini savundu. Park, kurumunun farklı illerde çeşitli kültürel etkinlikler düzenlediğini aktardı.
Türkiye ile Güney Kore arasındaki ortak kültürel unsurlar
Türkiye’deki hamam kültürünün Güney Kore’deki "jjimjilbang" kültürüne benzediğini belirten Park, Ulus bölgesindeki bir hamam ziyaretinde bu benzerlikten etkilendiğini söyledi. Evlerde ayakkabı çıkarma geleneğinin de iki ülkede ortak olduğunu ifade eden Park, bu davranışın karşıdaki kişiye ve onun yaşam alanına duyulan saygıyı gösterdiğini belirtti.
Park, Türkiye’nin kültürün ve tarihin canlı şekilde yaşandığı, doğu ile batının buluşarak özgün bir kültür oluşturduğu bir ülke olarak tanındığını söyledi. Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden etkilendiğini belirten Park, İstanbul ve Kapadokya’nın çok sayıda Korelinin ziyaret etmek istediği yerler arasında bulunduğunu ifade etti.
Ankara Kalesi’nin altındaki geleneksel evlerin bulunduğu bölgeyi de ziyaret ettiğini anlatan Park, buradaki taş duvarlar ve kiremitlerin Güney Kore’deki Bukchon Hanok Köyü’ndeki geleneksel evlere benzediğini söyledi.
Park, büyüklere gösterilen saygı, sofrada yemeğin cömertçe paylaşılması, toplu taşımada gençlerin yaşlılara yer vermesi, restoranlarda müşterilere gösterilen ilgi ve komşuların selamlaşması gibi davranışların kendisine Güney Kore’deki "jeong" kültürünü hatırlattığını anlattı.
2027 için kültür programları hazırlanıyor
Güney Kore ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 2027’de 70. Yılını dolduracağını hatırlatan Park, bu yıl dönümüne yönelik çeşitli kültür programları hazırladıklarını açıkladı.
Park, ana etkinliğin yanı sıra Kore Ulusal Opera Topluluğunun özel gösterileri ve özel bir Kore Film Haftası düzenlenmesinin planlandığını belirtti. Güney Kore’ye ait geleneksel sanatlara yönelik gösteri ve sergilerle çeşitli sanatsal çalışmaların Türkiye’de sunulmasının da hedeflendiğini söyledi.
"Kültür, gönülleri birbirine bağlayan en güçlü köprüdür. " diyen Park, Güney Kore ve Türkiye’nin daha yakın iki kardeş ülke olarak gelişmesi için çalışacağını ifade etti.